Netanyahu, siyonist Kanal 14 televizyonuna verdiği röportajda, Yemen’e yönelik saldırılar başta olmak üzere gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Husilere daha yeni başlıyoruz diyen siyonist katil Netanyahu, 2021’deki seçimde iktidarı kaybetmemiş olsa, Suudi Arabistan’la anlaşmayı tamamlamış olacağını öne sürdü. Öte yandan Husilere saldırıların ABD ve İngiltere yerine İsrail tarafından yapılması dikkat çekti.
Husilerin İsrail’e saldırmalarına “izin vermeyeceklerini” kaydeden Netanyahu, “Onlarla (Husiler) daha yeni başlıyoruz. Bugün veya başka bir gün İsrail’e saldırmalarına izin vermeyeceğiz.” ifadesini kullandı.
Netanyahu, Gazze Şeridi’ndeki esirlerin serbest bırakılması için yürütülen müzakerelere ilişkin İsrailli isimsiz kaynakların yaptığı açıklamaların “Hamas’ı güçlendirmekten başka bir işe yaramadığını” ileri sürdü.
Suudi Arabistan ile İsrail arasında normalleşmeye varılması için çalışmaya devam ettiğini söyleyen Netanyahu, 2021’deki seçimden sonra iktidarı kaybettiğine işaret ederek o dönemde başbakan olarak kalmış olsa Tel Aviv ile Riyad arasında bir anlaşmaya varılmış olacağını iddia etti.
İsrail’in, Yemen’in Sana ve Hudeyde kentlerine saldırdı
Düşman İsrail ordusunun, Yemen’de bulunan İran destekli Husilerin kontrolündeki Uluslararası Sana Havalimanı ve Hudeyde kentine düzenlediği hava saldırılarında ölenlerin sayısının 6’ya yükseldiği bildirildi.
Husilere ait el-Mesire televizyonunun Telegram hesabından yapılan paylaşımda, İsrail’in başkent Sana’daki uluslararası havalimanına düzenlediği saldırılara ilişkin bilgi verildi. Paylaşımda, “Düşman İsrail’in Uluslararası Sana Havalimanı ile Hudeyde’ye düzenlediği saldırılar sonucu 6 kişi öldü, 40 kişi yaralandı.” ifadesi kullanıldı.
Husilere bağlı SABA haber ajansında yer alan haberde ise İsrail’in, ülkenin batısında Kızıldeniz’in kıyısında yer alan Hudeyde vilayetine yönelik saldırılarında bir kişinin yaşamını yitirdiği, 5 kişinin yaralandığı ifade edildi.
Yemen yerel basınında yer alan haberlerde, düşman İsrail’in Uluslararası Sana Havalimanı’ndaki kuleyi ve pistleri bombaladığı aktarıldı. Haberlerde, İsrail’in şiddetli saldırıları sonucu Sana’daki havalimanının hizmet dışı kaldığı ifade edildi.
Mesire televizyonu, İsrail’in başkent Sana ile Kızıldeniz kıyısındaki Hudeyde kentine hava saldırıları düzenlediğini duyurmuştu.
Düşman İsrail ordusunun açıklamasında, Başbakan Binyamin Netanyahu, Savunma Bakanı Yisrael Katz ve Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi’nin Yemen’de İran destekli Husilere yönelik saldırı planına onay verdiği belirtilmişti. Planın onaylanmasının ardından İsrail ordusuna ait savaş uçaklarının Yemen’de “Husilere ait askeri hedeflere” hava saldırıları düzenlediği duyurulmuştu.
Saldırılar ABD’nin izni ve bilgisi dahilinde
Jerusalem Post gazetesine konuşan siyonist kaynaklar, İsrail savaş uçaklarının Yemen’in Sana ve Hudeyde kentlerine düzenlediği saldırıların ABD’nin bilgisi dahilinde olduğunu belirtti. Haberde, İsrail jetlerinin Uluslararası Sana Havalimanı’ndaki ana pisti, kontrol kulesini ve uçakları hedef aldığı aktarıldı. Hudeyde kentinde ise İsrail’in Haziz elektrik santralini, Hudeyde Limanı’nı ve petrol rafinerilerini vurduğu kaydedildi.
Tel Aviv yönetimi resmi olarak saldırıları üstlenmese de İsrail basınına konuşan ve adı açıklanmayan yerel yetkililer Yemen’deki saldırıların arkasında İsrail’in olduğunu belirtti.
İsrail Hava Kuvvetleri Komutanı Tomer Bar dün yaptığı açıklamada, Yemen’deki İran destekli Husilere yönelik saldırıları artıracaklarını söyledi.
Bu, İsrail’in Yemen’e düzenlediği 4. saldırı olarak kayıtlara geçti.
İsrail ordusu, son olarak 19 Aralık’ta Yemen’in başkent Sana’nın yanı sıra Hudeyde’ye kentine hava saldırıları düzenlemişti. Saldırılarda en az 9 kişi hayatını kaybetmişti.
ABD ve İngiltere uzun süredir bombalıyordu
ABD ve İngiltere’nin bölgedeki uçak gemilerinden havalanan savaş uçakları Yemen’i düzenli olarak vururken, ABD’nin Kızıldeniz’de bulunan Harry S. Truman gemisinden Yemen’i vurmak için havalanan F/A-18’in, Amerikan USS Gettysburg güdümlü füze kruvazörü tarafından 22 Aralık’ta vurulmasının ardından, Yemen’i vurma işinin İsrail’e bırakıldığı sanılıyor. Uçağın neden yanlışlıkla vurulduğu bilinmezken, Yemen konusunda ABD’nin arka plana çekilmesinin amaçlandığı da iddialar arasında. İsrail ordusu Yemen’e karşı harekete geçmeyi ise olaydan ancak 4 gün sonra becerebildi.
İsrail ordusu, Yemen’deki hava saldırılarını üstlendi
İsrail ordusundan yapılan yazılı açıklamada, Başbakan Binyamin Netanyahu, Savunma Bakanı Yisrael Katz ve Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi’nin Yemen’de İran destekli Husilere yönelik saldırı planına onay verdiği belirtildi. Planın onaylanmasının ardından İsrail ordusuna ait savaş uçaklarının Yemen’de “Husilere ait askeri hedeflere” hava saldırıları düzenlediği ifade edildi.
Saldırıda Uluslararası Sana Havalimanı, Haziz ve Ras Kanatib elektrik santrallerinin hedef alındığı kaydedildi. Bunlara ek olarak el-Hudeyde, Salif, Ras Kanatib kentlerindeki “askeri yapılara” da saldırı düzenlendiği aktarıldı. Açıklamada, Husiler ve İran’a yönelik bazı iddialara da yer verildi.
Netanyahu, Yemen’de Husilere yönelik saldırılara devam edecekleri mesajını verdi
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Yemen’de İran destekli Husilere yönelik saldırıları devam ettireceklerinin sinyalini verdi. Netanyahu, sosyal medya hesabından Yemen’deki saldırılara ilişkin görüntülü mesaj yayınladı. Görüntüde, Netanyahu’nun bir yanında Savunma Bakanı Yisrael Katz’ı diğer yanına da Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi’yi aldığı görüldü.
Mesajında Netanyahu, Yemen’deki İran destekli Husilere yönelik saldırıları devam ettireceklerinin sinyalini vererek, “İran ‘şer ekseninin terörist kolunu’ kesip atma işini bitirene kadar ısrarcı olacağız.” ifadesini kullandı. Savunma Bakanı Katz ise Husilerin liderlerini hedef alacakları mesajını yineledi.
İsrail saldırdığı sırada BM heyeti havalimanındaydı
İsrail, Yemen’e saldırı için Dünya Sağlık Örgütü heyetinin Yemen havalimanında bulunduğu dakikaları seçti.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, saldırıya ilişkin X’ten paylaşımda bulundu. BM’nin Yemen’de alıkonulan personelinin serbest bırakılmasının yanı sıra ülkedeki sağlık ve insani durumun değerlendirilmesi için müzakerede bulunmak amacıyla gerçekleştirdikleri misyonun bugün (26 Aralık) sona erdiğini belirten Ghebreyesus, Husilerin alıkoyduğu BM personelinin derhal serbest bırakılması çağrısını yineledi. Ghebreyesus, “Yaklaşık iki saat önce Sana’dan uçağa binmek üzereyken havalimanı saldırıya uğradı. Uçağımızın mürettebatından bir kişi yaralandı. Havaalanında en az 2 kişinin öldüğü bildirildi.” ifadelerini kullandı. Hava trafik kontrol kulesi ile yakınında bulunan biniş bekleme salonu ve pistin hasar gördüğünü bildiren Ghebreyesus, şunları kaydetti:
“Buradan ayrılmadan önce hasarın onarılmasını beklememiz gerekiyor. BM ile DSÖ’den meslektaşlarım ve ben güvendeyiz. Saldırıda hayatını kaybedenlerin ailelerine içten başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz.”
Guterres İsrail’i kınayamadı, Husileri suçladı
BM heyetinin havalimanında bulunduğu sırada havalimanının İsrail tarafından bombalanması üzerine Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in tepki gösterdiği bildirildi. Guterres’in Sözcü Yardımcısı Stephanie Tremblay, son günlerde İsrail ve Yemen arasında yaşanan gerginliğin tırmanmasına yönelik Guterres’in açıklamasını paylaştı. Yazılı açıklamada Guterres’in, “İsrail’in, özellikle Sana Uluslararası Havaalanı, Kızıldeniz limanları ve Yemen’deki elektrik santrallerine düzenlediği hava saldırılarını endişe verici” bulduğu ifade edildi.
Açıklamanın devamında, “Havaalanı vurulduğunda BM İnsani Hava Servisi mürettebatından biri de yaralandı. Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus başkanlığındaki üst düzey bir BM heyeti de saldırılar gerçekleştiğinde havaalanındaydı.” ifadeleri kullanıldı.
Açıklamada, İsrail’in son saldırıları sonucu, en az 3 kişinin öldüğü ve düzinelerce kişinin yaralandığı belirtilirken, bu saldırıların, Husilerin bir yıldır Kızıldeniz’de düzenlediği saldırılarla bölgesel istikrarı ve deniz seyrüsefer özgürlüğünü tehdit eden eylemlerinin ardından geldiği belirtilerek İsrail saldırılarına meşruiyet arandı.
Guterres, bölgede gerilimin daha fazla tırmanma riski konusunda “derin endişe duyduğunu” iddia ederek tarafların “tüm askeri eylemleri durdurmaları ve azami itidal göstermeleri”ni istedi.
Guterres, Husiler tarafından keyfi olarak gözaltına alınan tüm BM çalışanı ve diğer personelin “derhal ve koşulsuz” serbest bırakılması çağrısını da tekrarladı.












Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *