Ensarullah Siyasi Büro Üyesi Ali el-İmad televizyonda yaptığı açıklamada, Yemen’in, Suudi müdahalesini, vesayetini ve her türlü yabancı vesayeti sonsuza dek bitirmenin eşiğinde olduğunu bildirdi.
Ali el-İmad, Yemen’in zengin tarihine, kilit İslami ve Arap önemine yakışır bir şekilde bölgesel ve küresel düzeyde seçkin ve ileri bir konum elde edeceğini ekledi. Bu nedenle tüm Yemenlilere, tam zafere ulaşıncaya ve Yemen halkının refah, özgürlük ve bağımsızlık özlemleri gerçekleşinceye kadar aktif ve kararlı katılımlarını sürdürmeleri çağrısında bulundu.
El-Mesire kanalına konuşan el-İmad, Babülmendeb’in en önemli savaş alanı olduğunu ve bu savaşa giren her tarafın yenilmeye mahkum olduğunu belirtti. Daha önce Yemen’e karşı mütecaviz koalisyona katılan tüm tarafların da çeşitli şekillerde çöküş yaşadığını ifade etti.
el-İmad, ABD’nin Türkiye, Pakistan ve Katar gibi bölgesel ve uluslararası aktörleri bu çatışmaya çekmek için uyguladığı dikkate değer baskıya ve ayrıca Devler Tugayları (El-Amalika), Acil Durum Güçleri ve Vatan Kalkanı gibi yeni yerel isimler vererek Tekfiri grupları ve DEAŞ’ı yeniden canlandırma çabalarına dikkat çekti.
el-İmad; Yemen’in, ordusunun yetenekleri, kaynakları ve kararlılığı sayesinde bu grupları mağlup etme, hedeflerine ulaşma ve egemenliğini koruma gücüne sahip olduğunu vurguladı. Suudi rejiminin düşünsel ve ideolojik açıdan yapay bir varlık ve ilk günden itibaren bölgeye dayatılmış tam anlamıyla yabancı bir unsur olduğunu söyledi.
Suudi rejiminin bölgedeki Siyonist projeleri hayata geçiren bir kol olduğunu, suçlu ve baskıcı bir rejim niteliği taşıdığını belirten el-İmad, rejimin muhalifleri bastırarak iktidarı elinde tuttuğunu ve bunun en bariz örneğinin Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın vahşice katledilmesi olduğunu ifade etti.
Ensarullah yetkilisi ayrıca Suudi Arabistan’ın Yemen’de ve diğer bölgelerde işlediği suçlar zincirine değinerek şunları kaydetti: “Vehhabilik okulunda eğitilen herkes, tıpkı ABD ve Batı’nın sürekli siyasi ve hukuki koruması altında katliamlar ve suçlar işleyen Siyonist rejim gibi, öldürmekten zevk alan bir katile dönüşmektedir.”
El-İmad, Suudi rejiminin yalnızca güç dilinden anladığını kanıtladığını, kışkırtma ve kan dökülmesi için aldığı medya ve finans desteği göz önüne alındığında, insanlık veya kardeşlik diliyle ikna edilemeyeceğini vurguladı.
Suudi Arabistan’ın siyasi ve askeri tablosuna ilişkin ayrıntılı analizinde Yemenli yetkili, Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın, çatışma ateşini körüklemek ve Siyonist çıkarları korumak amacıyla ABD’nin yeşil ışığı ve desteğiyle, Al-i Suud ailesi içinde savaş pahasına iktidarı ele geçirdiğini açıkladı.
el-İmad; Bin Selman’ın yalana, dehşet salmaya destek üslerine dayandığını, iktidarda kalabilmek için Suudi Arabistan’ı yok etmeye, petrolünü, ekonomisini ve uçaklarını yakmaya hazır olduğunu belirterek Suudilerin, onun iktidarının devam etmesinin ne kadar tehlikeli olduğunu bilmeleri gerektiğini söyledi.
“Katarlılar Sorumlu Duruşlarına Geri Dönmeli ve Suudi Tuzağına Düşmemelidir”
Katar ve Al Jazeera kanalının Yemen’e karşı son çatışmadaki tutumu hakkında konuşan el-İmad, Doha’nın geçmişteki duruşuna değinerek şunları söyledi: “Daha önce Katar savaşlar karşısında sorumlu bir duruş sergiliyordu ancak bu tutum daha sonra Suudi baskısı ve Islah Partisine bağlı analistlerin Yemen dosyası ile Al Jazeera başta olmak üzere Katar medyası üzerindeki hakimiyeti nedeniyle değişti.”
el-İmad, Al Jazeera kanalının adeta Katar Savunma Bakanlığı gibi Suudi Arabistan’ın rızasını kazanmaya çalıştığını vurguladı: “Ancak biz Katarlılara bir kardeşlik mesajı gönderiyor, hidayete ermelerini ve gerçek konumlarına dönmelerini umuyoruz. Katarlılara, Suudilere veya Islah Partisine bağlı medya figürlerine dayanmamalarını, bunun yerine çalışmalarını ve varlıklarını geliştirmeye odaklanmalarını tavsiye ediyoruz.”
el-İmad, Katarlıları Siyonist projeye sürüklenmekten, mezhepçiliği yeniden hortlatmaya çalışmaktan, Mekke ve Medine’ye yapıldığı iddia edilen saldırılarla ilgili gerçekleri çarpıtmaktan veya kaybedilmiş bir pozisyona dahil olmaktan sakındırdı.
Yemen’in iç cephesiyle ilgili olarak ise Yemen halkının Allah’a tevekkül ederek ve O’nun zafer vaadiyle bu savaşa girdiğini, büyük bir coşku ve irade ile kutlamalar yaptığını, kararlılıklarını ve kesin zafere ulaşıp tam egemenliği elde etme yeteneklerini ilan etmek için köy ve bölgelerdeki 1200’den fazla meydanda sokaklara döküldüğünü ifade etti.
(Tesnim)













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *