Dün, “Türkiye Aile Meclisi”nin aile konusundaki toplantısına konuşmacı olarak dâvetliydim. Orada tanışma imkânı bulduğum tecrübeli, duyarlı ve dertli bir avukat abimiz, çok acı bir konuşma yaptı.
Şükrü Hüseyinoğlu
Biz, son 24 yılın liberal ve feminist (KADEM eksenli) politikalarının sosyal dokudaki tahribatını az-çok gözlemleyebilsek de, doğrusu tahribatın bu boyutta olduğunu şahsen bilmiyordum.
Üstelik, artık Müslüman ailelere dahi sirayet eden bir tahribat ki, avukat abimiz birebir tanıklıklarıyla bu durumu anlatırken, KADEM’i kastederek “yeşil feminizm” ifadesini kullandı ve bunun, kızıl feminizmden daha etkili olduğunu, çünkü dış görünüş itibariyle toplumun kültürel kodlarıyla uyumlu olmaları sebebiyle bu feministlerin sosyal dokuya etki edebildiklerini ifade etti.
Söylediği birçok şey var, lakin şimdilik birini yazmakla iktifa edeyim. Bu arada kendisinden bir röportaj sözü de aldım, inşallah kısa süre içinde İktibas Dergisi’nde yayınlanmak üzere bir röportaj yapacağım.
Diyor ki, 6284 sayılı yasa çıkıncaya kadar, bana gelen boşanma dâvâlarının tamamında ikna ve uzlaştırma ile aileyi kurtarma imkânım olmuştu.
Fakat bu yasa çıktıktan sonra artık çoğu aileyi kurtaramıyoruz, daha çok boşanma ile neticeleniyor.
İşte görüntüde “dindar”, lakin akide ve yönelimde liberal, kapitalist, feminist yöneticilerin toplumsal yapıda yaptığı tahribat bu.
Bazı zalimler de, bu gidişatı İslam adına “merhale fıkhı” gibi demagojilerle meşrulaştırmaya çalıştılar ve halen de bu zulümlerini sürdürüyorlar.













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *