İngiltere ve Fransa öncülüğündeki batılı 12 devlet, yahudi yerleşim birimleri ile ticarete kısıtlama getirdi. Bloomberg, İngilizlerin ABD’ye yaptırımların sembolik olacağını söylediğini duyururken, İngiltere Dışişleri Bakanı İngiltere Parlamentosu’nda yaptığı açıklamada, kapsamlı bir yaptırım rejimi uygulayacaklarını savundu. İsrail’de genel seçimlerin 27 Ekim’de yapılması bekleniyor.
Kanada, Danimarka, Finlandiya, Fransa, İzlanda, İrlanda, Norveç, Polonya, Portekiz, İspanya, İsveç ve İngiltere Dışişleri Bakanları ortak yazılı açıklamayla, işgal altındaki Filistin topraklarındaki yahudi yerleşimleriyle yaptıkları ticareti yasaklayacaklarını duyurdu.
Açıklamada, İsrail’in Batı Şeria’daki eylemleriyle iki devletli çözümü baltalayan adımlar attığı belirtilirken, durumun her geçen gün daha da kötü hale geldiği kaydedildi. Filistin topraklarını gasbeden yahudilerin sebep olduğu şiddet olaylarına işaret edilen açıklamada, iki devletli çözüm fikrinin korunması gerektiği vurgulandı.
İngiltere Dışişleri Bakanının açıklaması
İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband da İngiltere Parlamentosu’nda yaptığı açıklamada, işgal altındaki Filistin topraklarından İngiltere’ye gelen malların ithalatının yasaklanacağını açıkladı.
Kendisinin de bir Yahudi olduğunu ve Tel Aviv’de yaşadığı çocukluk günlerini özlemle andığını kaydeden Miliband, İsrail’in 7 Ekim 2023’ten sonra kendisini savunma hakkını kullandığını savundu.
İran’ın İsrail’i ve Yahudileri tehdit etmeyi sürdürdüğünü öne süren Miliband, İranlı kurum ve kişiler ile İran’ın etkisindeki gruplara yaptırımlar uygulandığını kaydetti.
Miliband, İran’ın nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini savunarak, İran’ın nükleer konusundaki ihlallerini Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne taşıyacaklarının altını çizdi.
İran ve Hizbullah’a yönelik yeni yaptırımlar açıklayan Miliband, “Bu tehditlerle mücadele, İsrail’le ortak ulusal güvenlik sorunlarımızdır. Bunlarla mücadelede işbirliğini sürdüreceğiz.” dedi.
Miliband, İngiltere’de ve dünyada Yahudilerin korku içinde olduğunu, çocukların okullara korku içinde gittiğini savunarak, “Yahudi olmakla gurur duyuyorum. İsrail’e desteğim sarsılmazdır ancak bu durum, Filistin Devleti’ne desteğimle çelişmiyor.” diye konuştu.
İki devletli çözümün hem Filistinliler hem de İsrailliler için tek yol olduğunun altını çizen Miliband, Gazze’de yaşananların ise “dünyanın ve İngiltere’nin vicdanından silinmeyecek bir leke” olduğunu söyledi.
Miliband, İsrail’in Batı Şeria’daki eylemlerinin “Filistin Devleti” fikrini yok etmeyi hedeflediğini de vurgulayarak, “İşçi Partisi hükümetinin tarihi bir adım atarak Filistin Devleti’ni tanımasından gurur duyuyoruz ancak İşçi Partisi yaşananlar karşısında hala yeterli adımları atmadı.” ifadelerini kullandı.
Yaşananları kınamak dışında somut adımlar atacaklarını da kaydeden Miliband, bugün 770 bin İsraillinin işgal altındaki Filistin topraklarında inşa edilen yasa dışı yerleşim yerlerinde yaşadığını kaydetti.
İsrail devletinin ve Filistin topraklarını gasbetmek isteyen İsraillilerin saldırıları sonucunda yaklaşık 4 bin Filistinlinin kısa sürede yerlerinden edildiğini anlatan Miliband, İngiltere’nin uzun süredir işgal altındaki Filistin topraklarına inşa edilen yasa dışı yerleşim yerlerini kınadığını ancak bu işgalin yasa dışılığını tamamen sorgulamadığını da vurguladı.
Miliband, şunları söyledi:
“Bugün, İngiltere hükümetinin resmi görüşünün, İsrail’in (Filistin topraklarındaki) işgalinin, kontrolü kalıcı hale getirmesi, egemenliğini kalıcı olarak genişletme niyeti taşıması ve yasa dışı yerleşimler yoluyla izlediği yayılmacı politika nedeniyle hukuka aykırı olduğu yönünde olduğunu açıklıyorum. Hükümet, işgalin hukuka aykırı olmasının işgal altındaki topraklarla kurmayı tercih ettiğimiz ekonomik ilişkilerde de karşılık bulması gerektiğine inanmaktadır. İngiliz halkının, iş yerlerimiz ve süpermarketlerimizde yasa dışı yerleşimlerden gelen ürünleri kabul ederek işgali desteklememizi istediğine inanmıyorum. Bu nedenle bugün, işgal altındaki topraklardaki yasa dışı yerleşimlerden gelen malların ithalatını yasaklayacağımızı açıklıyorum.”
Miliband, kapsamlı bir yaptırım rejimi ortaya koyacaklarını da belirterek, “Yerleşimlerin genişletilmesine yönelik inşaat, altyapı, finansman veya gayrimenkul gibi hizmetler sağlayan belirli şirketler ve kişilere karşı da harekete geçeceğiz. Bu nedenle yasa dışı yerleşimleri finanse eden veya bunların kurulmasını ya da genişlemesini kolaylaştıranlara şunu söylüyorum: İngiltere yaptırımlarının tüm gücüyle karşı karşıya kalacaksınız.” ifadelerini kullandı.
Gasbedilen Filistin topraklarında inşa edilecek yerleşim yerlerinin yasa dışı olduğunu yineleyen Miliband, bu yerlerin tanıtımının İngiltere’de teşvik edilmemesi gerektiğini söyledi.
Bloomberg: İngiliz diplomatlar ABD’ye “sembolik” olduğunu söyledi
Bloomberg’in haberinde, bu yaptırımların ABD-İngiltere ilişkilerine etkilerine dikkat çekilerek, şu ifadeler kullanıldı:
“İngiliz yetkililer, yaptırım duyurusunun (İngiltere Başbakanı Andy) Burnham’ın ABD Başkanı Donald Trump ile ilişkilerinde gerilemeye yol açabileceğinden endişe duyuyor. Konuya yakın kaynaklara göre, Trump yönetiminin tepkisini yumuşatmak adına İngiliz diplomatlar yaptıkları özel görüşmelerde, ABD’ye bu yaptırımlarının büyük oranda ‘sembolik’ olduğunu ve İngiltere’nin İsrail ile ticari ya da güvenlik alanındaki ilişkilerine somut bir etkisi olmayacağını bildirdi.”
Fransa
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot da x hesabından yaptığı açıklamada, işgal altındaki Filistin topraklarında yasa dışı yerleşim yerleriyle ticarete son vereceklerini belirtti.
Barrot, “Fransa, aynı yönde taahhütlerde bulunan 11 ülkeyle birlikte işgal altındaki Filistin topraklarındaki İsrailli yerleşim yerleriyle ticarete son verecek.” ifadesini kullandı.
İşgal altındaki Batı Şeria’nın “patlama eşiğine” geldiği için böyle bir kararı aldıklarını belirten Barrot, bölgede uluslararası hukukun hiçe sayılarak Filistin topraklarının gasbının devam ettiğini, buradaki aşırıcı İsraillilerin Filistinlilere yönelik şiddet ve terör eylemlerinin arttığını vurguladı.
Barrot, bu durumun Filistinlilerin onuruna ciddi şekilde zarar verdiği ve İsrail’in güvenliğini “ipotek altına aldığı” değerlendirmesinde bulunarak, “Bu (durum) sürekli savaş haline tek alternatif olan iki devletli çözümü tehlikeye atıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
“İsrail’in güvenliği kesin bir şekilde sağlanmadıkça Orta Doğu’da kalıcı barışın olamayacağını” savunan Barrot, “İsrail makamları yasa dışı sömürgeciliğe ve onu takip eden kabul edilemez şiddete son vermeli. Fransa, ticaretiyle tıpkı İsrailliler gibi Filistinlilerin güvenliğini ve bölgedeki barış ve istikrarı tehdit eden bir durumu destekleyemez. Avrupa da aynı kararlılığı göstermeli.” görüşlerini paylaştı.
Belçika’dan işgal altındaki Filistin topraklarıyla ticareti durdurma kararına destek
Belçika Dışişleri Bakanı Maxime Prevot, İngiltere ve Fransa dahil 12 ülkenin Belçika’nın tutumuna benzer şekilde İsrail’in “yerleşim politikasına” karşı harekete geçmesinin “önemli bir adım” olduğunu belirterek, meslektaşlarının işgal altındaki Filistin topraklarıyla ticaretin durdurulmasına yönelik çabalarını takdirle karşıladığını ifade etti.
Prevot, x hesabından yaptığı açıklamada, uluslararası hukuk ihlal edildiğinde uluslararası toplumun “somut tedbirlerle” karşılık vermesi gerektiğini vurguladı.
İngiltere ve Fransa dahil 12 ülkenin İsrail’in “yerleşim politikasına” karşı harekete geçmesini “önemli bir adım” olarak nitelendiren Prevot, meslektaşlarının işgal altındaki Filistin topraklarındaki ticaretin durdurulmasına yönelik çabalarını takdirle karşıladığını belirtti.
Prevot, 20 Ağustos’ta İsrail’in işgal altındaki Doğu Kudüs’teki E1 yasa dışı yerleşim projesine ilişkin yapılan ortak açıklamayı anımsatarak Tel Aviv’e Batı Şeria’daki “yerleşim yerlerinin genişletilmesine son verme” çağrısı yaptı.
Ayrıca Prevot, yasa dışı E1 projesinin tarafları iki devletli çözüm taahhüdünden uzaklaştırdığını, Belçika’nın bu çözüme desteğinin süreceğini belirtti.
Kanada, Danimarka, Finlandiya, Fransa, İzlanda, İrlanda, Norveç, Polonya, Portekiz, İspanya, İsveç ve İngiltere dışişleri bakanları, yaptıkları ortak yazılı açıklamayla işgal altındaki Filistin topraklarındaki yasa dışı İsrail yerleşimlerinden gelen ürünlerin ticaretini yasaklama yönünde adım atacaklarını duyurmuştu.
Kanadalı hak savunucuları, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerle ticaret yasağından memnun
Orta Doğu’da Adalet ve Barış İçin Kanadalılar (CJPME) adlı grup, Kanada hükümetinin, işgal altındaki Batı Şeria’da Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerle ticareti kısıtlama kararını olumlu karşıladı.
Kanada’nın diğer 11 ülkeyle birlikte işgal altındaki Filistin topraklarıyla ticareti yasaklama yönünde adım atacağını açıklamasını “önemli bir ileri adım” olarak nitelendiren CJPME, Ottawa hükümetini bu konuda “daha ileri gitmeye” çağırdı.
CJPME Başkanı Yara Shoufani, açıklamasında, “Bu, Filistin dayanışma hareketi ve Kanada’nın ticaret politikasının insan haklarını ve uluslararası hukuku gözetmesini isteyen herkes için bir zaferdir.” ifadelerini kullandı.
Shoufani, Batı Şeria’da artan yerleşim genişlemesi ve yerleşimci şiddeti ortamında, Kanada’nın, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin girişimlerine karşı “mümkün olan en etkili tedbirleri uygulayarak” küresel liderliği üstlenmesi gerektiğini belirtti.
CJPME ayrıca, bu hafta Kanada’nın İsrail ve işgal altındaki Filistin topraklarıyla olan ticaretine ilişkin bir rapor yayınlayacağını duyurdu.
Filistin: İngiltere’nin yerleşim ürünlerine ithalat yasağı doğru yönde atılmış bir adım
Filistin, İngiltere’nin işgal altındaki Filistin topraklarında kurulan İsrail yerleşimlerinden ürün ithalatını yasaklama kararını “doğru yönde atılmış bir adım” olarak değerlendirdi.
Filistin Devlet Başkanlığından yapılan ve resmi haber ajansı WAFA’nın aktardığı açıklamada, İngiltere’nin kararının “İsrail’in sömürgeci yerleşim sistemine ve Filistin halkına yönelik ihlallerine karşı önemli bir adım” olduğu belirtildi.
Açıklamada, İngiltere’nin İsrail’in Filistin topraklarını gasbetmesiyle kurulan yerleşimlerin yasa dışılığını yeniden teyit eden tutumundan duyulan memnuniyet ifade edilerek, Filistin topraklarının gasbedilmesi faaliyetlerinden ve Filistinlilere yönelik şiddetten sorumlu kişilerin hesap vermesi için somut adımlar atılması gerektiği vurgulandı.
Yerleşim ürünlerinin ithalatının yasaklanmasının ve İngiliz hükümetinin açıkladığı diğer önlemlerin “doğru yönde atılmış bir adım” olduğu belirtilen açıklamada, bu adımların uluslararası hukuk ve uluslararası meşruiyet kararlarıyla uyumlu olduğu kaydedildi.
Açıklamada, bu adımların “Filistin topraklarının gasbedilmesinin genişlemesini durdurmak, gaspçı İsraillilerin Filistinlilere yönelik şiddetini sona erdirmek, failleri hesap vermeye zorlamak ve bu suçlardan sorumlu kişilere yaptırım uygulamak” için ek ve bağlayıcı uluslararası tedbirlerle desteklenmesi gerektiği ifade edildi.
Filistin Devlet Başkanlığı, İngiltere Dışişleri Bakanı’nın ülkesinin iki devletli çözüme bağlı olduğu ve coğrafi olarak bütünlüğe sahip, yaşanabilir bir Filistin devletinin kurulması imkanının korunması gerektiği yönündeki açıklamasını da memnuniyetle karşıladı.
Açıklamada, “Filistin topraklarının gasbedilmesi faaliyetlerinin durdurulması ve İsrail işgalinin sona erdirilmesinin, bölgede barış ve istikrarın sağlanması için temel şart olduğu” belirtildi.
Avrupa ülkeleri ve tüm dost ülkelere İngiltere’nin tutumunu örnek alma ve yerleşimler ile bunların ürünleriyle ticari ve ekonomik ilişkileri durdurmaya yönelik benzer somut adımlar atma çağrısı yapıldı.
Filistin Devlet Başkanlığı, söz konusu ülkelerden Filistinlilere yönelik şiddet eylemlerine karışanlara yaptırım uygulamalarını ve İsrail işgalinin sona erdirilmesi için Filistin devletinin 4 Haziran 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olacak şekilde bağımsızlığının hayata geçirilmesi yönünde adım atmalarını istedi.
Açıklamada, Filistin halkının haklarını korumak, uluslararası meşruiyet kararlarını ve uluslararası hukuku uygulamak, işgal ve yerleşim faaliyetlerini sona erdirmek ve egemen, bağımsız Filistin devletini hayata geçirmek için İngiltere ve dünyanın diğer ülkeleriyle çalışmaya devam edeceği belirtildi.
Öte yandan, Filistin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada da İngiltere’nin kararının “sömürgeci yerleşim sistemine yönelik İngiliz tutumunun uygulanmasında önemli bir dönüşüm” olduğu ve uluslararası hukuk ile uluslararası meşruiyet kararlarının pratikte uygulanması anlamına geldiği ifade edildi.
Açıklamada, Filistin’in İngiliz yönetiminin bu adımı atması ve yerleşim faaliyetleri ile işgale karşı daha açık ve kararlı bir tutum benimsemesini sağlaması yönündeki “cesaretini” takdir ettiği vurgulandı.
Uluslararası alanda bu yöndeki eğilimin güçlenmesinin, siyasi kınamalardan işgal ve ihlallerine karşı somut ve hukuki adımlar atılmasına geçilmesi gerektiğine yönelik artan kanaati yansıttığı kaydedildi.
Tüm ülkelere İngiltere’nin adımını temel alarak sömürgeci yerleşim sistemine karşı açık ve somut adımlar atma çağrısı yapılan bakanlığın açıklamasında yerleşim ürünlerinin ithalatının ve pazarlanmasının yasaklanması ile bunlarla bağlantılı ticari, yatırım ve hizmet faaliyetlerinin durdurulması talep edildi.
Umman, Mısır, Katar ve Kuveyt’ten destek
Umman, Mısır, Katar ve Kuveyt, İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarındaki yasa dışı yerleşimlerinde üretilen mallara yönelik ticari kısıtlamaları memnuniyetle karşılarken, uluslararası topluma benzer adımları artırma çağrısında bulundu.
Umman Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, aralarında Kanada, İngiltere, Fransa ve İspanya’nın da bulunduğu 12 Batılı ülkenin, İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarındaki yerleşimlerinde üretilen ürünlerin ticaretini yasaklama niyetinden memnuniyet duyulduğu belirtildi.
Açıklamada, İsrail’in yerleşim faaliyetlerinin uluslararası hukuka ve uluslararası meşruiyet kararlarına aykırı olduğu vurgulanarak, yerleşim politikasını caydırmak ve Filistin’in demografik ve coğrafi yapısının değiştirilmesini önlemek için daha somut ve etkili adımlar atılması istendi.
Mısır Dışişleri Bakanlığı da İngiltere’nin yasa dışı İsrail yerleşimleriyle bağlantılı malların ve bazı hizmetlerin ticaretini yasaklama kararını “önemli bir adım” olarak nitelendirdi. Bakanlık, diğer ülkeleri de benzer tedbirler almaya çağırdı.
Katar Dışişleri Bakanlığı da İngiltere’nin işgal altındaki Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerinden gelen ürünlere ticaret yasağı getirmesini memnuniyetle karşılarken, bu adımın yerleşim politikasını caydırma çabalarını desteklediğini belirtti. Katar, daha fazla ülkenin benzer adımlar atmasını istedi.
Kuveyt Dışişleri Bakanlığı da 12 ülkenin İsrail yerleşimlerinde üretilen malların ticaretine yönelik ulusal tedbirler alma veya Avrupa düzeyindeki kısıtlamaları destekleme niyetini memnuniyetle karşıladı.
Dört ülkenin açıklamalarında, İsrail’in yerleşim faaliyetlerinin durdurulması ve iki devletli çözümün hayata geçirilmesi için uluslararası toplumun hukuki ve somut adımlar atması gerektiği vurgulandı.
Açıklamalarda, 4 Haziran 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin devletinin kurulmasına destek yinelendi.
BM raportöründen ülkelere destek çağrısı
Birleşmiş Milletler (BM) Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese, İngiltere ve Fransa dahil 12 ülkenin işgal altındaki Filistin topraklarıyla ticareti yasaklayacağını duyurmasına ilişkin, “Diğer devletler de bunu takip etmeli, üzerine inşa etmeli, hukukun üstünlüğüne saygıyı yeniden tesis etmeli.” ifadelerini kullandı.
Albanese, İngiltere ve Fransa dahil 12 ülkenin işgal altındaki Filistin topraklarıyla ticareti yasaklayacağını duyurmasına ilişkin x hesabından paylaşımda bulundu.
İngiltere’nin açıkladığı ticaret yasağının sonuçları olması gerektiğine vurgu yapan Albanese, “Diğer devletler de bunu takip etmeli, üzerine inşa etmeli, hukukun üstünlüğüne saygıyı yeniden tesis etmeli.” ifadelerini kullandı.
Albanese, adaletin yayılması temennisinde bulunarak, “ABD’nin bir kez olsun başkalarını suç ortaklığına zorlamak yerine onlardan ilham aldığını hayal edin.” ifadelerini kullandı.
Bir başka paylaşımında İngiltere hükümetinin İsrail’in işgali ve yasa dışılığı konusundaki tutumunu memnuniyetle karşıladığını kaydeden Albanese, “Filistin’in kendi kaderini tayin hakkını baltalayan tüm politikaları henüz tersine çevirmese dahi çok ihtiyaç duyulan bir başlangıç. Umarım İngiltere hükümeti ve halkı kararlı duruşunu korur. Baskı şiddetli olacak.” ifadelerini kullandı.
Kanada, Danimarka, Finlandiya, Fransa, İzlanda, İrlanda, Norveç, Polonya, Portekiz, İspanya, İsveç ve İngiltere dışişleri bakanları, bugün yaptıkları ortak yazılı açıklamayla işgal altındaki Filistin topraklarındaki yasa dışı İsrail yerleşimlerinden gelen ürünlerin ticaretini yasaklama yönünde adım atacaklarını duyurmuştu.













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *