Demokratlardan ABD’ye: İngiltere ve Avrupa’yı takip et

Demokratlardan ABD’ye: İngiltere ve Avrupa’yı takip et

ABD’nin Demokrat vekilleri Trump yönetimini, yasadışı yahudi yerleşimlerine yaptırım uygulama konusunda İngiltere ve Avrupalı ​​müttefiklerinin yolunu izlemeye çağırdı.

Senatör Chris Van Hollen, X’te yaptığı bir paylaşımda, Avrupa ülkelerinin nihayet bu konuda söylemlerin ötesine geçtiğini söyledi.

“Sonunda bazı Avrupa ülkeleri, İsrail’in yasadışı yerleşimlerinin genişlemesini kınama ritüelinin ötesine geçerek uluslararası hukuku korumak için harekete geçiyorlar. Bu mütevazı ama önemli bir adım” diye yazdı. “Trump yönetimi bu hamleye karşı çıkarken, Kongre harekete geçebilir ve geçmelidir” dedi.

Teksaslı Demokrat senatör Joaquin Castro da Washington’ı benzer adımlar atmaya çağırdı. “Birleşik Krallık’ın yerleşimlere yaptırım uygulama ve ticaret yasağı getirme kararı doğru yönde atılmış bir adımdır. İsrail yerleşimlerinin genişlemesi, şiddet ve terörizm yoluyla gerçekleştirilen çirkin bir toprak gaspıdır.” diye yazdı X’te. “Barışı sağlamayı ciddiye alan her Amerikan Başkanı da aynısını yapmalıdır” dedi.

Kaliforniyalı Demokrat senatör Ro Khanna, İngiltere’nin “önemli bir ahlaki adım attığını” söyledi ve Filistin devletinin tanınması için daha fazla adım atılması çağrısında bulundu. Senatör X’te şöyle yazdı: “İngiltere, İsrail’in yasadışı yerleşimlerine yaptırımlar uygulayarak ve ticaret yasağı getirerek önemli bir ahlaki adım attı. Bir sonraki Amerikan Başkanı da aynısını yapmalı ve Filistin devletini tanımalıdır.”

Teksaslı Demokrat senatör Greg Casar, İngiltere’nin bu adımının işgale son verme yolunda “doğru yönde atılmış bir adım” olduğunu söyledi. Senatör X’te şunları yazdı: “İngiltere ve diğer müttefikler, Batı Şeria’daki yasadışı İsrail yerleşimlerine ticaret yasağı ve yaptırımlar uyguladı. Bu, işgale son verme yolunda doğru bir adımdır. ABD de aynısını yapmalı.”

Illinois’li Demokrat senatör Chuy Garcia daha da ileri giderek Washington’ı “İsrail işgali ve soykırımına” verdiği desteğe son vermeye çağırdı, “İngiltere’yi ve diğer müttefikleri, yerleşim yerlerine yaptırımlar uyguladıkları ve ticaret yasağı getirdikleri için destekliyor ve takdir ediyorum.” diye yazdı. Garcia, “İsrail’in desteklediği terörizm, işgal altındaki Batı Şeria’da kontrolsüz bir şekilde devam ediyor, köyleri yerle bir ediyor ve hatta ABD vatandaşlarını öldürüyor.”, “ABD hükümeti bu çok gecikmiş adımı atmalı ve İsrail’in işgaline ve soykırımına verdiği desteği sona erdirmek için çok daha fazlasını yapmalıdır.” dedi.

İngiltere ve İsrail arasında çekişme

Salı günü erken saatlerde, İngiliz Dışişleri Bakanı Ed Miliband, Filistinlilere yönelik “etnik temizlik” gerekçesiyle, İngiltere’nin işgal altındaki Batı Şeria’daki yasadışı İsrail yerleşimlerinden gelen mallara ithalat yasağı getireceğini duyurdu.

Bu, Salı günü 12 ülke (İngiltere, Fransa, Kanada, Danimarka, Finlandiya, İzlanda, İrlanda, Norveç, Polonya, Portekiz, İspanya ve İsveç) tarafından yapılan ve yasadışı İsrail yerleşimleriyle yapılan mal ticaretine ulusal veya Avrupa Birliği kısıtlamaları getirme planlarını doğrulayan koordineli bir açıklamanın parçasıydı.

İsrail, İngiltere’nin geniş kapsamlı yaptırımlarına karşılık olarak Kudüs’teki İngiliz konsolosluğunu kapatacağını duyurdu.

Rubio topa girmedi

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Salı günü Miami’de gazetecilere yaptığı açıklamada, Washington’un yasadışı İsrail işgalcilerine karşı harekete geçme konusunda İngiltere’nin yolunu izleme planı olmadığını söyledi.

Londra’nın bu hamlesi hakkında sorulan soruya Rubio, İngiltere’nin Washington’ı önceden bilgilendirdiğini ancak kararın İngiltere’ye ait olduğunu vurguladı, “Evet, bizi bu konuda bilgilendirdiler. Elbette bizim herhangi bir açıklamamız yok. Bunlar onların aldığı kararlar.” dedi.

Kolombiya’ya hareket etmeden önce konuşan Rubio, “Açıkçası, İngiltere’nin yaptığını yapmayacağız. Bugün onların açıklamasını gördük, ancak şu anda bu konuda yorum yapamam.” dedi.

Netanyahu’nun yasa dışı E1 projesine karşı misilleme

Batılı ülkelerin bu hamlesi, Netanyahu hükümetinin işgal altındaki Batı Şeria’da bulunan kritik E1 bölgesinde gasbedilen Filistin toprakları üzerinde yeni bir yasa dışı yerleşim inşa etme planına karşı misilleme niteliği de taşıyor.

İşgal altındaki Doğu Kudüs ile Batı Şeria’yı fiziken birbirinden ayırarak gelecekte kurulacak Filistin Devleti’nin toprak bütünlüğünü imkansız kılacak olan E1 projesine, ABD’de hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat yönetimler geçmişten bu yana karşı çıkıyordu.

Bununla birlikte Netanyahu, işgal altındaki Batı Şeria’yı fiilen ikiye bölecek “E1 Projesi”ni Eylül 2025’te Trump görevdeyken onaylamıştı.

Mike Huckabee sahnede

ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee de BBC’ye verdiği mülakatta İngiltere’nin yaptırım kararının “mantık dışı ve Yahudi halkına karşı ayrımcılık” olduğunu savundu.

Huckabee’nin “İngiltere samimiyse Kuzey Kore, Çin ve Rusya’ya yönelik yaptırımlar nerede?” sözlerine karşılık Kanal 12’ye konuşan üst düzey bir Beyaz Saray yetkilisi ise, “Büyükelçi Huckabee’nin ifadeleri Beyaz Saray veya Dışişleri Bakanlığı ile koordine edilmemiştir.” diyerek büyükelçinin sözleriyle aralarına mesafe koyduklarını bildirdi.

İngiltere’den ABD’ye bilgilendirme

İsrail merkezli Kanal 12 televizyonunun bilgi sahibi kaynaklardan aktardığı haberine göre, İngiltere Başbakanı Andy Burnham yaptırım kararını açıklamadan önce ABD Başkanı Trump ile görüşerek süreç hakkında bilgi verdi. Görüşmeye vakıf iki kaynak, Trump’ın herhangi bir itirazda bulunmadığını ve Burnham’dan bu hamleden vazgeçmesini talep etmediğini kaydetti.

Haberde, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Florida eyaletinin Miami kentinde, Kolombiya’ya hareket etmeden önce gazetecilerin konuya ilişkin sorularını yanıtlarken İngiltere’nin kararını kınamaktan kaçınmasına dikkat çekildi.

Aynı şekilde, ABD’li yetkililer ve Batılı diplomatlar, Trump yönetiminin İngiltere’nin gasbedilen Filistin topraklarındaki yerleşimlere yönelik yeni yaptırımlarını engellemeye çalışmadığını aktardı.

Beyaz Saray’ın bu tutumu, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetinin işgal altındaki Batı Şeria’ya yönelik politikalarından duyulan rahatsızlığın bir göstergesi olarak değerlendirildi.

Haberde, ABD’li yetkililerin, yaptırım paketini doğrudan onaylamasalar dahi Netanyahu hükümetinin politikalarına ilişkin duydukları endişeleri İngiliz mevkidaşlarıyla paylaştıkları belirtildi.

Paylaş :

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *