Suriye, İran’ın kontrol kapasitesinin zayıfladığı görüşünde

Suriye, İran’ın kontrol kapasitesinin zayıfladığı görüşünde

Belçika merkezli, gemi ve emtia takip şirketi Kpler’in verilerini yayınlayan Suriye Haber Ajansı SANA, Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilerin yüzde 30’undan azının İran rotasını kullandığını, seyir takip cihazlarını kapatarak “gizli” geçiş yapan gemilerin oranı rekor seviyeye ulaştığını savundu.

SANA’nın Kpler’in verilerine dayanarak aktardığına göre, geçen Mart ayının başından 18 Ağustos’a kadar Hürmüz Boğazı’ndan 2 bin 485 transit geçiş gerçekleşti. Bu geçişlerin yalnızca 735’i (%29,6) İran rotasını kullanırken, transit geçişlerin %57,5’i ise “gizli” veya güzergahı bilinmeyen geçişler olarak kayıtlara geçti.

Veriler, Tahran’ın gemileri tehdit etme ve geçiş maliyetlerini yükseltme gücüne rağmen İran rotasının kalıcı ve baskın bir güzergaha dönüşmediğini gösterdi. Bu süreçte gemilerin %7’si Umman rotasını, %5,8’i ise Uluslararası Denizcilik Örgütü rotası olarak tanımlanan orta güzergahı tercih etti.

Savaşın yaşandığı aylar karşılaştırıldığında İran’ın kontrol sınırları daha net görüldü. Deniz trafiğinin oldukça sınırlı olduğu Nisan ayında, toplam 355 geçişin 195’i İran rotasından yapıldı ve bu güzergahın payı geçici olarak %54,9’a yükseldi.

Ancak seyrüsefer trafiğinin toparlanmaya başlamasıyla denklem değişti. Haziran ayında toplam geçiş sayısı 752’ye yükselirken, İran rotasından sadece 149 geçiş yapıldı ve bu rotanın payı savaşın başlamasından bu yana en düşük seviye olan %19,8’e geriledi. Temmuz ayında günlük ortalama geçiş sayısı 20,1 olurken İran rotasının payı %24,9 seviyesinde kaldı. Ağustos ayının ilk 18 gününde ise bu oran %34,5 olarak gerçekleşti.

Kpler Ham Petrol Piyasaları Analisti Hümayun Felekşahi, İran’ın Boğaz üzerindeki kontrolünü tamamen kaybettiğini söylemek için henüz erken olduğunu, ancak göstergelerin bu gücün bir kısmını yitirdiğine işaret ettiğini belirtti.

İran rotasının kullanımındaki düşüş, gemilerin tamamının Umman rotasına kaydığı anlamına gelmedi. Kpler verilerine göre seyrüsefer hareketliliğinin büyük bölümü “gizli” veya “güzergahı belirsiz” olarak sınıflandırıldı.

Ağustos ayının ilk 18 günündeki geçişlerin %63,8’ini oluşturan bu durumda, bazı gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan geçerken takip cihazlarını kapatması tam rotalarının tespit edilmesini zorlaştırdı. Felekşahi, 7 Temmuz’dan bu yana Boğaz’dan geçen 84 yüklü ham petrol tankerinden 72’sinin takip cihazlarının kapalı olduğunu bildirdi.

Öte yandan ABD’li yetkililer, İran’ın radar ve deniz gözetleme kapasitelerinin hedef alındığı bu dönemde, Boğaz’ın güney tarafında yeni bir koridor oluşturulduğunu ve tankerlerin gece saatlerinde geçiş yaptığını ifade etti.

Gemi trafiğindeki iyileşmeye rağmen seyrüsefer hareketliliği henüz savaş öncesi seviyelerine ulaşamadı. Şubat ayında günlük ortalama 94,9 olan geçiş sayısı, Mart ayında 7,5’e kadar geriledi; Haziran’da 25,1’e yükseldikten sonra Ağustos ayının ilk 18 gününde günlük ortalama 12,9 olarak gerçekleşti.

Rakamlar, İran’ın kendi rotasını ana geçiş güzergahı haline getiremediğini, ancak seyrüsefer trafiğini savaş öncesine kıyasla düşük seviyelerde tutma gücünü koruduğunu gösterdi.

Süreç İran ekonomisini olumsuz etkiliyor

Deniz seyrüseferindeki kısıtlamaların devam etmesi, özellikle petrol ihracatındaki düşüş nedeniyle İran’ın kendisine de ağır bir ekonomik bedel yüklüyor.

Kpler verilerine göre, 14 Temmuz’da ablukanın yeniden uygulanmasından önce günlük yaklaşık 893 bin varil olan İran petrol sevkiyatı, ihraç limanlarındaki hareketliliğin belirgin şekilde azalmasıyla 17 Ağustos itibarıyla günlük 156 bin varile kadar geriledi.

Bu durum, ABD’nin İran üzerindeki ekonomik baskıyı artırma, seyrüsefer, finansman ve ticaret kanallarını hedef alma hamleleriyle aynı döneme denk gelirken, Hürmüz mücadelesinin sadece deniz koridorunun kontrolüyle sınırlı kalmadığını, krizin ekonomik maliyetine hangi tarafın ne kadar dayanabileceğine dönüştüğünü ortaya koyuyor.

Paylaş :

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *