Yevm gazetesinin genel yayın yönetmeni Abdulbari Atvan yayımladığı analizde, İsrail’in İdlib’deki Ebu ez-Zuhur Havaalanı’na düzenlediği hava saldırılarını yalnızca Suriye’ye yönelik bir saldırı değil, aynı zamanda İslam ümmetine ve Türkiye hükümetine büyük bir hakaret, Mekke anlaşması için de ilk pratik test olarak değerlendirdi.
Londra’dan yayın yapan Rai al Youm analisti Abdulbari Atwan, İsrail’in İdlib’e düzenlediği saldırılar karşısında Türkiye’nin sessiz kalması karşısında şoka uğradığını belirterek şunları söyledi:
“Ebu ez-Zuhur Havaalanı’na düzenlenen sekiz hava saldırısı, zilletin zirvesidir. Kendisini Suriye’nin vasisi ve manevi babası olarak gören Türkiye, bu saldırı karşısında ne yaptı? ‘Burası Türk toprağı değil ve Netanyahu’nun tuzağına düşmek istemiyoruz’ demek gerçeklerden kaçmaktır. Bu saldırılar, Güney Suriye’nin işgali ve Şam’ın bombalanması saldırı değilse, peki saldırı nedir?”
“Mekke Misakı”na (Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan ittifakı) değinen kıdemli analist, şu ifadeleri kullandı: “İsrail’in bu saldırıları, bu üçlü misak için ilk pratik sınavdı. Bu saldırı, söz konusu misakın kof olduğunu kanıtlamadı mı? İdlib’e yönelik bir saldırıyı engelleyemiyorsanız, Mekke’yi, Medine’yi veya Pakistan’ı savunma iddiasını nasıl taşıyorsunuz? Bu anlaşmanın hiçbir pratik değeri yoktur ve sadece siyasi bir gösteriden ibarettir.”
Tesnim’in aktardığına göre, Türkiye politikalarına yönelik sert eleştirilerini sürdüren Atvan, şunları ekledi:
“Türkiye hükümeti sürekli Emevi devletinden bahsediyor ve Emevi Camii’nde namaz kılmakla övünüyor. Emeviler İslam sancağını yükseltti, peki siz ne yaptınız? İsrail yerine Suriye’ye saldırdınız ve İHA’larınızı Ukrayna’ya gönderdiniz. Neden Suriye ordusuna tek bir füze veya savunma silahı göndermediniz? Elinizdeki gelişmiş savunma ekipmanlarını neden Suriye hava sahasını korumak için kullanmıyorsunuz?”
Arap dünyasının tanınmış analisti Atwan, konuşmasının bir bölümünde İran’ın rolüne değinerek şunları söyledi:
“İranlıların ne yaptığına bakın; Lübnan Hizbullahı’ındaki müttefiklerini savunmak için Tel Aviv’i altüst ettiler. İsrail, İran’a tek bir füze bile fırlatmaya cesaret edemiyor; çünkü bunun Tel Aviv’in tamamen yıkılması anlamına geleceğini biliyor. 12 Gün Savaşı’nda İsrail, Hayfa ve Dimona’yı hedef alan İran füzeleriyle ıslah edildi. İsrail bunların ‘İranlı Mecusiler’ olduğunu söylüyor ancak Hürmüz Boğazı’nın güvenliğini sağlayan ve İsrail’e karşı topyekün bir savaşta dimdik duranlar yine bu İranlılardır.”
Atvan, makalesinin sonunda uyarıcı bir tonla şunları ifade etti:
“İsrail, Türkiye’nin ve bazı İslam devletlerinin sessizliği sayesinde daha da küstahlaştı. Mavi Marmara gemisi olayında 10 Türk vatandaşı katledildi ancak siz İsrail büyükelçisini bile sınır dışı etmediniz. Bu boyun eğme ve gerekçe üretme, yalnızca Suriye’de ve bölgede direnişi daha da alevlendirecektir. Müslüman yurttaşlar olarak biz bu teslimiyeti kabul etmiyoruz. Suriye’ye yapılan her saldırı, tüm İslam ümmetinin izzetine, şerefine yapılmış bir saldırıdır.”













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *