Dörtlü mekanizmada bulunmasına karşın Mekke Anlaşmasına katılmayan Mısır’ı ziyaret eden Hakan Fidan, Abdulati ile görüşmesi sonrası basın toplantısında, Türkiye-Mısır ilişkilerinin mükemmel düzeyde olduğunu, Libya konusunda da aynı görüşte olduklarını öne sürdü.
Hakan Fidan, Libya’da Trablus ve Bingazi’de yaptığı görüşmeler sonrası Mısır’ın El Alamein kentinde Mısırlı mevkidaşı Badr Abdulati ile düzenlediği ortak basın toplantısında, iki ülkenin Libya’nın birliği, toprak bütünlüğü, egemenliği ve bölünmezliği konusunda “aynı görüşü” paylaştığını savundu.
Türkiye ve Mısır’ın Gazze konusunda daha ciddi önlemler alınması gerektiği konusunda hemfikir olduğunu söyleyen Fidan, Mısır’a iki günlük ziyaretine Perşembe günü başladı.
Türk Dışişleri Bakanlığı kaynaklarına göre, Fidan’ın ziyaret sırasında Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi tarafından kabul edilmesi ve üst düzey Mısırlı yetkililerle görüşmesi planlanıyor.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ziyaretinin ilk günü Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil Fehmi ve Mısır İstihbarat Başkanı Reşad ile görüştü.
Gündemdeki konular
Kaynaklardan edinilen bilgilere göre, Fidan Mısır’da ikili ilişkileri görüşecek, müzakereleri devam eden anlaşmaların mevcut durumunu gözden geçirecek ve ikili ticaret hacmini 15 milyar dolara çıkarma ortak hedefi doğrultusunda karşılıklı yatırımları teşvik edecek.
Kaynaklara göre, Türk Dışişleri Bakanı ayrıca hidrokarbonlar, elektrik şebekesi entegrasyonu, enerji altyapısı ve madencilik alanlarındaki işbirliğini de görüşecek.
Kaynaklara göre Fidan, askeri ve savunma sanayilerinde mevcut iş birliğini ilerletmek için atılabilecek adımları değerlendirecek ve bölgesel sorunların bölgesel sahiplenme ve ortak sorumluluk temelinde diyalog ve diplomasi yoluyla ele alınmasının önemini vurgulayacak.
Ayrıca, Türkiye’nin ikili ve çok taraflı platformlar aracılığıyla ortak çabaları sürdürme kararlılığının altını çizecek; bu platformlar arasında Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan dışişleri bakanlarını bir araya getiren R4 girişimi de yer alıyor.
Kaynaklara göre, ziyaret kapsamında Fidan ve Mısır Dışişleri Bakanı Badr Abdulati’nin eş başkanlığında Türkiye-Mısır Ortak Planlama Grubu’nun ikinci toplantısı da gerçekleştirilecek.
Toplantıda, Şubat ayında Kahire’de düzenlenen Yüksek Düzey Stratejik İşbirliği Konseyi’nin ikinci toplantısının sonuçları gözden geçirilecek ve 2028’de Türkiye’de yapılması planlanan üçüncü toplantı için hazırlıklar yapılacak.
Kaynaklara göre Fidan, ABD ve İran arasındaki ateşkesin yeniden sağlanması ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması amacıyla yürütülen diplomatik çabalara destek vereceğini ifade edecek.
Ayrıca Gazze’deki devam eden saldırıların derhal durdurulmasının, ateşkesin tam olarak uygulanmasının ve insani yardımın kesintisiz bir şekilde ulaştırılmasının sağlanmasının önemini vurgulayacaktır.
Kaynaklara göre, bakanın Gazze Barış Planı’nın ikinci aşamasının uygulanması ve İsrail’in Filistin, Lübnan ve Suriye’ye yönelik saldırıları hakkında görüş alışverişinde bulunması bekleniyor.
Fidan, Libya’da kalıcı istikrar ve güvenliğin, ülkenin toprak bütünlüğü ve siyasi birliğine dayalı olarak sağlanması için ortak çabaların sürdürülmesinin gerekliliğinin altını çizecektir.
Kaynaklara göre, kendisi ayrıca Türkiye’nin Sudan’ın egemenliğine, birliğine ve toprak bütünlüğüne verdiği desteği de teyit edecek.
Fidan, Türkiye ve Mısır’ın Doğu Akdeniz’de kalıcı barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik rolleri ve katkıları hakkındaki değerlendirmelerini paylaşacak.
Abdulati ile basın toplantısı
Hakan Fidan, Mısır ziyareti kapsamında, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ile görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.
Yakın zamanda Libya’ya yaptığı ziyareti anımsatan Fidan, bu ülkeyle ilgili vizyonlarının örtüştüğünü söyledi. Fidan, Libya’da ilgili taraflarla bir araya geldiğini, uzun görüşmeler yaptığını belirterek “Türkiye ve Mısır, Libya’nın birliği, bütünlüğü, egemenliği, bölünmezliği konusunda ortak düşünüyorlar.” ifadesini kullandı.
Bu ortak düşünceyi ortak harekete dönüştürme konusunda karar alındığını aktaran Fidan, Libya’nın birliğinin, bütünlüğünün, egemenliğinin sadece Libyalılar için değil, tüm bölge için fevkalade önemli olduğunu vurguladı.
Fidan, Mısırlı mevkidaşıyla Sudan’daki konuların da ele alındığını söyleyerek, sorunların çözülmesi için arayış içinde olduklarını dile getirdi.
Gazze’deki sorunla ilgili Netanyahu’ya suçlama
Görüşmede, Gazze’de yaşanan dramın ve buna nasıl çözüm bulunabileceğinin ele alındığını aktaran Fidan, “(İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu ve ekibinin giderek daha da insanlık onurunu ayaklar altına alan politikaları tırmandırdığını ve adeta tüm uluslararası toplumu provoke eden bir tutum içerisinde olduğunu görüyoruz.” dedi.
Fidan, “Bu sorun sadece Gazze’yi, Orta Doğu’yu ve bölgeyi ilgilendiren bir sorun değil bütün uluslararası toplumu ilgilendiren bir güvenlik sorunu haline dönmüştür Netanyahu ve arkadaşlarının izlediği tahrik edici, provoke edici, insanlık onurunu ayaklar altına alan politika.” diye konuştu.
Bölge ülkeleri olarak, uluslararası toplumla birlikte neler yapılabileceği konusunun ele alındığını belirten Fidan, “Daha ciddi tedbirlerin alınması konusunda mutabık kaldık. Özellikle insanların ulaştırılması, Filistinlilerin hedef alınarak öldürülmesinin önüne geçilmesi, Gazze Barış Planı’nın maddelerine riayet edilmesi konusunda görüşlerimizi gözden geçirdik tekrar ve kararlılığımızı vurguladık.” ifadelerini kullandı.
Bakan Fidan, 29 Temmuz’da Dimyat Limanı’nda iki LNG gemisini hedef alan saldırı nedeniyle geçmiş olsun dileklerini ileterek, saldırıyı şiddetle kınadığını ifade etti.
Bu saldırının ardından, Mısır’ın sergilediği sorumlu politikayla, bir kez daha bölgede barışı ve huzuru destekleyen ülkelerden biri olduğunu gösterdiğini söyleyen Fidan, Türkiye-Mısır arasındaki ikili ilişkilere değindi.
Fidan, “Türkiye ve Mısır ilişkileri sayın cumhurbaşkanlarımız liderliklerinde mükemmel seviyede seyretmektedir.” diyerek, kardeşlik hukuku çerçevesinde karşılıklı güven ve ortak çıkarlar temelinde işbirliğini derinleştirmek için var güçle çalışıldığını kaydetti.
Türkiye-Mısır ilişkileri
İki ülke arasındaki ilişkiler, Türkiye’nin Mursi yönetimini desteklemesi yüzünden 2013 ile 2022 yılları arasında uzun bir diplomatik gerilim ve kopuş dönemi yaşamıştı. Mursi’yi desteklemeye devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rabia selamı vermeyi adet edinmişti.
Krizin fitilini ateşleyen ana olay, 3 Temmuz 2013’te Mısır Genelkurmay Başkanı Abdulfettah es-Sisi liderliğindeki ordunun, demokratik seçimlerle başa gelen ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’yi askeri darbeyle devirmesiydi.
Kriz, sadece diplomatik söylemlerle sınırlı kalmayıp Libya sahasında askeri bir güç savaşına (vekalet savaşına) dönüştü.
Ayrıca Mısır, Doğu Akdeniz’deki doğal gaz paylaşımı mücadelelerinde Yunanistan, Kıbrıs Cumhuriyeti ve İsrail ile ortaklık kurarak Doğu Akdeniz Gaz Forumu’nu oluşturdu. Mısır ile Yunanistan arasında Türkiye’nin kıta sahanlığı iddialarıyla çelişen deniz yetki alanı sınırlandırma anlaşmaları imzalandı. Türkiye ise buna Libya ile deniz sınırı anlaşması imzalayarak yanıt verdi.
2017 yılındaki Körfez Krizi sırasında Mısır, Suudi Arabistan, BAE ve Bahreyn ortak hareket ederek “teröre destek verdiği” iddiasıyla Katar’a karşı tam bir siyasi ve ekonomik ambargo başlattı. Türkiye bu dönemde ambargoyu kırmak için Katar’a askeri ve lojistik koridor açtı, gıda ve temel ihtiyaç maddelerini hava yoluyla bölgeye ulaştırdı. Bu hamle üzerine Kahire yönetimi, Arap Birliği ve bölgesel platformlarda Katar’a uygulanan ambargonun Türkiye’ye de genişletilmesi ve Türkiye’ye ekonomik/siyasi yaptırımlar uygulanması yönünde yoğun diplomatik kulis yürüttü.
Mısır hükümeti, Türkiye’ye karşı resmi bir ithalat yasağı koymasa da bürokratik engeller ve medya gücüyle örtülü bir ambargo politikası izledi. Türkiye ile Mısır arasında 2012 yılında imzalanan Ro-Ro (Gemiyle Taşımacılık) ve Transit Kara Ulaştırması Anlaşması, Mısır hükümeti tarafından tek taraflı olarak 2015 yılında iptal edildi ve süre uzatılmadı. Bu karar, Türkiye’nin Mısır limanlarını kullanarak Körfez ülkelerine ve Afrika içlerine mal göndermesini engelleyen stratejik bir taşımacılık ambargosuna dönüştü. Türk nakliyeciler alternatif ve çok daha maliyetli rotalara yönelmek zorunda kaldı.
Mısır; Yunanistan, Güney Kıbrıs ve İsrail ile bir araya gelerek Doğu Akdeniz Gaz Forumu’nu kurdu.
Bu forum üzerinden Türkiye, Doğu Akdeniz’deki enerji projelerinin, boru hattı rotalarının ve arama faaliyetlerinin tamamen dışında bırakılarak bölgesel bir enerji izolasyonuna (ambargosuna) maruz bırakılmak istendi.
Tüm bu örtülü engellemelere, gümrük zorluklarına ve boykot kampanyalarına rağmen iki ülke arasındaki 2005 tarihli Serbest Ticaret Anlaşması (STA) hiçbir zaman iptal edilmedi. Siyasi liderler karşılıklı çok sert açıklamalar yaparken, her iki kentin iş dünyası pragmatik davranarak ticareti sürdürdü. Bu durum, siyasi krizlerin ekonomiyi tamamen bitirmesini engelleyen en büyük emniyet subabı oldu.
Türkiye’nin Mursi davasından vazgeçmesi ile, Türkiye ve Mısır arasındaki normalleşme süreci, 2021 yılında iki ülkenin istihbarat teşkilatlarının başlattığı “arka kapı diplomasisi” ile filizlenmiş, ardından diplomatik ve siyasi temaslarla resmiyet kazanarak liderler düzeyinde nihayete ermiştir. 10 yıllık kriz dönemini bitiren bu süreç, kademeli ve planlı bir stratejiyle çözülmüştür.
İstanbul’dan Mısır aleyhine yayın yapan İhvan bağlantılı televizyon kanallarının siyasi yayınları durduruldu ve bu kanallara yayın kısıtlaması getirildi. Bazı İhvan yöneticilerinin Türkiye’den ayrılması sağlandı. Bu hamle, Kahire’nin Ankara’ya olan güvenini artırdı.
Sürecin en büyük kırılma noktası ve liderler düzeyindeki ilk temas Katar’da gerçekleşti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, 2022 FIFA Dünya Kupası’nın açılış töreninde Katar Emiri Şeyh Temim’in arabuluculuğunda ilk kez bir araya gelerek el sıkıştı. Bu fotoğraf, normalleşmenin geri dönülemez bir yola girdiğinin ilanı oldu.
Temmuz 2023’te iki ülke karşılıklı olarak yeniden büyükelçi atayarak diplomatik ilişkileri resmen en üst düzeye çıkardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12 yıl aradan sonra ilk kez Kahire’ye giderek Sisi ile resmi bir zirve gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Sisi, Ankara’yı ziyaret etti ve bu ziyarette Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi ilk toplantısını yaptı. Savunma, enerji ve ticaret alanlarında onlarca anlaşma imzalandı.












Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *