Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) eski genel sekreterlerinden Önder Sav, CHP’den 70 yıl sonra istifa etti. İstifasını TBMM’de yaptığı basın açıklaması ile duyurdu.
Önder Sav yaptığı açıklamada, “Eşim Çiğdem Sağ iki evladım damadımla birlikte CHP’deki siyasi yaşantımı sonlandırıyorum CHP’den üzülerek istifa ettiğimi duyurmak istiyorum.”
dedi. 1937 doğumlu olan Önder Sav, Deniz Baykal döneminde 10 yıl partinin genel sekreterliğini yürütmüştü.
Önder Sav, bugün TBMM’deki açıklamasında şunları söyledi:
“Geride bıraktığımız süreçte, CHP’de çok hızlı gelişmeler ve değişimler yaşandı. Ben de bu konuyla ilgili düşüncelerimi sizlerle yapmak istiyorum. 20 Mayıs 2026 tarihinde verilen mutlak butlan kararı maalesef mensubu olduğumuz CHP’yi iyice karıştırdı. Hukuksuzluğun egemen olduğu bir dönemi yaşıyoruz.
Üyesi olduğum CHP’de en son 57 üyesi kalan Parti Meclisi’nin 27 üyesi 11 Haziran’da istifa etti. Bu istifa ile geriye 30 üye kaldı. CHP Tüzüğü’nün 24/3. maddesi uyarınca üye sayısı üçte ikinin altına, yani 38 sayısının altına indiği için Parti Meclisi ve onun içinden seçilen Merkez Yönetim Kurulu hukuken düşmüştür.
Tüzüğün emredici hükmüne rağmen, Parti Meclisi’nin yeniden seçilmesi amacıyla kurultay çağrısı yapılması gerekirken bu kurala uyulmamıştır. Daha önemlisi, yeterli sayıda delegenin imzasıyla kurultayın toplanması için verilen dilekçelere rağmen kurultay çağrısı yapılmamıştır. Gösterilen gerekçe ise ihtiyati tedbir kararının buna engel olduğudur.
Oysa ülkemizin 32 değerli anayasa hukukçusu, mutlak butlan kararının hukukun üstünlüğüne aykırı olarak yetkisiz bir mahkeme tarafından verildiğini belirtmiştir. Mutlak butlan kararı, bir siyasi partinin iç işlerine müdahale niteliğindedir; parti içi demokrasiyi ve partili üyelerin tercihlerini onarılması güç biçimde zedelemiştir.
Böyle bir karara dayanılarak yetkisi kalmamış Parti Meclisi ve Merkez Yönetim Kurulu kararlarıyla milletvekillerinin, il ve ilçe başkanlarının ihracı istenebilmekte; il ve ilçe başkanları ile yönetimleri hukuken geçerli hiçbir gerekçe gösterilmeksizin görevlerinden uzaklaştırılmaktadır.
Cumhuriyet Halk Partisi tarihinde görülmemiş bir hukuksuzluk ve örgüt kıyımı dönemi yaşanmaktadır. Bu durum, taraflı tarafsız seçmenlerde, vatandaşlarda ve CHP üyelerinde büyük infial yaratmıştır. CHP’de kısa zamanda yüz binlerce istifa gerçekleşmiş, istifaların artarak sürdüğü anlaşılmaktadır.
Partinin bugünkü yöneticileri halkın içine çıkamaz, cenazelerde kabul görmez duruma düşmüşlerdir. Danışıklı esnaf ziyaretlerine dahi, Osmanlı İmparatorluğu dönemindeki gibi münadi (çağırtkan) kullanılarak, davul-zurna eşliğinde kalabalık sağlama çabasıyla gidilmesi içine düşülen acı tabloyu göstermektedir. Daha üzücü olan ise yeni üye kaydı için paralı figüranların kullanılmasıdır.
‘Arınma’ edebiyatı yapanlar, tarihi partiyi kirletip çürüttüklerinin farkında değillerdir. Özetle CHP; kurucu felsefesinden, Atatürk ilke ve devrimlerinden, demokratik, laik hukuk devleti niteliklerinden ve artık yalnızca söylemde kalan ‘Hak, Hukuk, Adalet’ inancından hızla uzaklaşmaktadır.
Gerçek CHP’liler, Mustafa Kemal Atatürk’ün 1931 yılında 3. Kurultay’da söylediği gibi davranmalıdır: ‘Partide yapılmış herhangi bir yanlışlığa müsamaha göstermek son derece yanlıştır; mahzuru, faydasından büyüktür.’ Bu talimat, her CHP’li için bugün de geçerlidir.
Eğri oturup doğru konuşalım. Bugünkü yöneticilerin yönetimindeki parti, Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin ve Kuvâ-yı Milliye’nin devamı olarak 103 yıl önce kurulmuş CHP değildir. Maalesef genleriyle oynanmış, başkalaştırılmış bir partidir.
Binayı ve parti amblemini haksız olarak kullanan kiracılar, elbette uygun ve yakın bir zamanda o binayı tahliye edeceklerdir. Birkaç gün önce partiden istifa eden, geçmiş dönemlerde senatörlük ve milletvekilliği yapmış 281 değerli arkadaşımızın kamuoyuna açıkladıkları istifa gerekçelerine de katıldığımı belirtmek isterim.
Açıkladığım nedenlerle; eşim Çiğdem Sav, iki evladım ve damadımla birlikte, derin üzüntü ve tarifsiz bir acı içinde Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden istifa ediyorum.
Mustafa Kemal Atatürk’ün tarif edip kurduğu rejimin ve devrimlerin sahipliğini yapan, hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik hukuk devleti ilkelerine bağlı gerçek CHP’de yeniden buluşmak ümidiyle…”













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *