Almanya’nın Filistin’deki İsrail askeri faaliyetlerine ilişkin diplomatik endişesi, 2026 yılının ilk beş ayında İsrail’e onaylanan yaklaşık 800 milyon euroluk (909 milyon dolar) savunma satışlarıyla tam bir tezat oluşturuyor. SIPRI verilerine göre, 2021-2025 yılları arasında İsrail’in başlıca silah ithalatının %68’ini ABD, %31’ini ise Almanya karşıladı. Alman kamuoyunda tepkilerin rekor düzeyde arttığı bir dönemde silah ihracatı sadece 3 ay askıya alınmıştı.
Federal Ekonomi ve Enerji Bakanlığı tarafından açıklanan ön verilere göre, Berlin, İsrail’e 799,3 milyon avro değerinde lisans vererek, İsrail’i bu dönemde Alman askeri teçhizatının altıncı büyük alıcısı haline getirdi.
Bu rakam, Ocak ve Haziran ayları arasında Almanya’nın askeri ihracat onaylarında elde ettiği rekor 13,87 milyar avroluk rakamın bir parçasıdır. Bu miktarın yaklaşık 9,6 milyar avrosu savaş silahlarını, 4,3 milyar avrosu ise diğer askeri teçhizatı kapsamaktadır.
İsrail örneğinde, değerin %60’ından fazlası büyük bir “deniz savunma projesi” ile bağlantılıydı.
Geri kalan yaklaşık %20’lik kısım ise Alman ve İsrail şirketleri arasında “Alman Silahlı Kuvvetlerinin çıkarları doğrultusunda” yapılan iş birliklerini kapsarken, kalan kısım ise “savaş dışı silahlar” olarak sınıflandırılan diğer askeri teçhizatları içeriyordu.
Al Jazeera’nın haberine göre, Almanya, İsrail’e TKMS tersanesi tarafından üretilen Dolphin sınıfı denizaltılar tedarik etti. En son gemi olan INS Drakon’un, Kiel şehrinde deniz denemelerinden geçtikten sonra Temmuz ayında İsrail Donanması’na teslim edildiği söyleniyor.
Değeri yaklaşık 480 milyon avro olarak tahmin edilen denizaltının, İsrail’in nükleer bir saldırıya maruz kalması durumunda misilleme yapabilmesini sağlayacak deniz tabanlı ikinci vuruş kapasitesine sahip olduğu düşünülüyor.
Tahminlere göre, İsrail’e onaylanan toplam ihracat rakamları 2023’te yaklaşık 326 milyon avroya ulaşarak 2022’ye göre on kat artış gösterdi, 2024’te yaklaşık 161 milyon avroya ve 2025’te en az 250 milyon avroya ulaştı.
Sözlerde endişe, kağıt üzerinde onaylar
Onayların büyüklüğü, Şansölye Friedrich Merz’in İsrail’in Gazze’deki savaşına ve işgal altındaki Batı Şeria’daki yasadışı operasyonlarına yönelik giderek daha doğrudan eleştirileriyle çelişiyor.
Merz, Nisan ayında yaptığı açıklamada, “Filistin topraklarındaki gelişmelerden derin endişe duyuyorum” demiş ve İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’ya “Batı Şeria’nın fiili ilhakına asla izin verilmemesi gerektiğini” söylediğini eklemişti.
Temmuz ortasında yaptıkları görüşmenin ardından da neredeyse aynı bir açıklama yayınlanmıştı.
Ancak sahada, işgal altındaki topraklarda İsrail’in yıkım eylemleri, askeri baskınları ve yerleşimci saldırıları yoğunlaşmaya devam ediyor.
Filistin Duvarı ve Yerleşim Direniş Komisyonu’na göre, İsrail yetkilileri 2026 yılının ilk yarısında 341 yıkım operasyonu gerçekleştirerek 740 Filistin yapısını yok etti ve 923 kişiyi etkiledi.
Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi, İsrail’in yıkımları nedeniyle 2025 yılında 1.700’den fazla Filistinlinin yerinden edildiğini açıkladı.
Bu ay, Filistinliler ve İsrail işgalcileri arasında yaşanan çatışmaların ardından Netanyahu, Batı Şeria’daki operasyonlarını genişletme sözü verdi.
Merz geçmişte de benzer şekilde İsrail’in Gazze’deki askeri harekatını eleştirmişti. Bu harekat resmi olarak Ekim 2025’te bir ateşkesle sona ermiş olsa da, ihlaller aralıksız devam etmektedir.
Mayıs 2025’te Alman yayın kuruluşu WDR’ye verdiği televizyon röportajında, sivillerin çektiği acıların boyutunun artık sadece İsrail’in Hamas’a karşı mücadelesinin bir parçası olarak haklı gösterilemeyeceğini söyledi.
“Sınırlar aşıldığında, insani uluslararası hukuk gerçekten ihlal edildiğinde, Almanya da, Alman şansölyesi de bu konuda bir şeyler söylemelidir” dedi.
“İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nde şu anda yaptıklarının amacını açıkçası artık anlamıyorum” ifadesini kullandı.
İhracatı dondurma işlemi, halkın tepkisini boşaltmak için miydi?
8 Ağustos 2025’te Merz, İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarını yoğunlaştırma kararı sonrasında, Almanya’nın Gazze’de kullanılabilecek silah ihracatını “ikinci bir duyuruya kadar” durduracağını açıkladı. Merz yaptığı açıklamada, “Alman hükümeti, Gazze Şeridi’ndeki sivil halkın devam eden acılarından derin endişe duymaya devam etmektedir” dedi.
Planlanan tırmanmanın, İsrail’in belirttiği hedeflere nasıl ulaşılabileceğini “giderek daha belirsiz hale getirdiğini” söyleyen yetkili, kapsamlı insani yardım erişimi çağrısında bulundu.
Bu kısıtlama halktan ezici bir destek gördü. Alman kamu yayın kuruluşu ZDF için yapılan bir ankette, katılımcıların %83’ünün Gazze’de potansiyel olarak kullanılabilecek silah tedarikinin durdurulmasını desteklediği ortaya çıktı.
Ağustos 2025’te yapılan ankette ayrıca, katılımcıların %62’sinin Berlin’in İsrail’in askeri harekatını sona erdirmesi için daha fazla siyasi baskı uygulamasını istediği, %60’ının ise Almanya’nın Filistin devletini tanımasını desteklediği ortaya çıktı.
Ancak hükümetin kısmi dondurma kararı dar kapsamlı ve kısa süreli oldu. Bu karar yalnızca Gazze’de kullanılabilir kabul edilen ekipmanlar için verilen yeni onayları kapsarken, daha önce onaylanan teslimatlar devam edebiliyordu.
Almanya, yaklaşık üç buçuk ay sonra, Kasım ayında kısıtlamayı kaldırdı ve başvuruları bireysel olarak incelemeye geri döndü.
Uluslararası Af Örgütü, kararı “pervasızca” olarak nitelendirerek, Gazze’deki ateşkes ve istikrarın gerekçe gösterilmesinin, İsrail’in devam eden saldırılarını, insani yardıma getirilen kısıtlamaları ve kitlesel yer değiştirmeleri göz ardı ettiğini savundu.
İsrail ordusu, Ekim 2023’te başlayan ve iki yıl süren acımasız Gazze harekatında 73.000’den fazla insanı katletti. Bu harekat, bölgeyi yeniden inşası yıllar alacak bir harabeye çevirdi; BM, yeniden yapılanma maliyetini yaklaşık 70 milyar dolar olarak tahmin ediyor.
İsrail’in ikinci büyük tedarikçisi Almanya
Stockholm Uluslararası Barış Araştırma Enstitüsü’ne (SIPRI) göre, 2021-2025 yılları arasında İsrail’in başlıca silah ithalatının %68’ini ABD, %31’ini ise Almanya karşıladı. İki ülke birlikte, İsrail’in bu dönemde ithal ettiği başlıca konvansiyonel silahların neredeyse tamamını sağladı.
SIPRI’ye göre İsrail, 2016-2020 dönemine kıyasla %12 artış gösteren ithalatıyla dünyanın 14. büyük silah ithalatçısı konumunda.
Silah Ticaretine Karşı Kampanya örgütü, sanayi ve hükümet verilerine dayanarak, Almanya’nın İsrail’e yaptığı tedariklerin fırkateynler, torpidolar ve denizaltıları içerdiğini belirtti. Örgüte göre, İsrail’in Merkava 4 tanklarında da Alman yapımı iletim sistemleri kullanılıyor.













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *