Kolombiya’da ABD destekli aşırı sağcı adayın seçimi kazanması sonrası gözler, Peru’da 7 Haziran’da gerçekleştirilen ama henüz sonucu netleşmeyen devlet başkanı seçimine çevrildi. İkinci turun oy sayım yüzde 99,71’e yaklaşırken, sağcı adayın 40 bin oyla önde olduğunun ortaya çıkması üzerine, solcu aday yurt dışı oylarının iptal edilmesi için başvuruda bulundu.
Sağcı rakibi Keiko Fujimori’yi yaklaşık 40 bin oy geride takip eden Sanchez, x platformundaki açıklamasında, “Seçim sürecinin, özellikle devlet başkanlığı ikinci turunda yürütme organının talebiyle getirilen değişiklikler nedeniyle ciddi şekilde etkilenmiş olması sebebiyle, Ulusal Seçim Jürisinin 119 konsolosluk ofisinde gerçekleştirilen seçimlerin iptaline karar vermesi için oyların iptali talebinde bulunduk.” ifadelerini kullandı.
Peru basınında yer alan değerlendirmelerde, yurt dışı oylarının iptal edilmesi halinde Sanchez’in seçimi kazanabileceği öne sürülüyor.
Ulusal Seçim Süreçleri Ofisi’nin (ONPE) son güncellemesine göre, Peru’da sandıkların yüzde 99,71’i açıldı.
Buna göre, sağcı Popüler Güç Partisi (Fuerza Popular) adayı Fujimori, oyların yüzde 50,11’ini oluşturan 9 milyon 190 bin 889 oyla önde görünüyor.
Peru İçin Birlikte’nin (Juntos por el Peru) solcu adayı Sanchez, yüzde 49,88 oy oranı ve 9 milyon 150 bin 289 oyla ikinci sırada bulunuyor.
Seçimler ve adaylar
2026-2031 döneminde görev yapacak cumhurbaşkanının belirleneceği seçimde 12 Nisan’daki ilk turda en fazla oyu alan sağcı aday Keiko Fujimori ile ikinci sırada bulunan solcu aday Roberto Sanchez yarışıyor.
Eski Devlet Başkanı Alberto Fujimori’nin kızı Fujimori, Popüler Güç Partisinin (Fuerza Popular) adayı olarak üst üste 4. kez devlet başkanlığı için yarışırken seçim öncesi şansı düşük görülen Peru İçin Birlik (Juntos por el Perú) adayı Roberto Sanchez sürpriz peşinde koşuyor.
ABD ile Çin arasındaki stratejik rekabette Güney Amerika açısından kritik konumda bulunan Peru, son yıllarda Çin’in bölgedeki en önemli yatırım merkezlerinden biri haline geldi.
Çin, Peru’nun en büyük ticaret ortağı olmasının yanı sıra kısa süre önce faaliyete geçen Chancay Mega Limanı ile bazı uzmanların, “ABD’nin arka bahçesi” olarak nitelendirdiği bölgede ekonomik ve lojistik etkisini artırdı.
Bugünkü seçimler, Peru’nun siyasi yöneliminin yanı sıra ABD ile Çin’in Güney Amerika’daki ekonomik ve stratejik nüfuz mücadelesi açısından da kritik önem taşıyor.
Peru, dünyanın en büyük 2. bakır üreticisi olmasının yanı sıra lityum ve altın gibi yeşil enerji dönüşümü ve yüksek teknoloji üretiminde kritik öneme sahip maden kaynaklarıyla öne çıkıyor.
Trump’ın istediği sağcı adayın kazanması
Latin Amerika’da son yıllarda yapılan seçimlerde Donald Trump yönetimi, sağ ve merkez sağ hükümetlerle daha yakın ilişkiler kurarken bölgedeki sol yönetimlerle sık sık görüş ayrılıkları yaşadı.
Arjantin, Ekvador, Paraguay ve Şili gibi ülkelerde sağ eğilimli liderlerin iktidara gelmesi, bölgedeki siyasi dengelerin Trump yönetiminin lehine yeniden şekillendiğine yönelik değerlendirmelere yol açtı.
Ulusal basındaki analizlere göre, Washington yönetiminin yakından takip ettiği Peru’daki seçimlerin sonucu, ABD’nin bölgedeki siyasi ve ekonomik çıkarları açısından önem taşıyor.
Bazı yorumcular, sağcı aday Fujimori’nin dış politika yaklaşımının, Washington’a daha yakın olduğunu değerlendiriyor.
Anketler, seçimde iki aday arasında son derece yakın bir yarış yaşanacağına işaret ediyor.













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *