İsrail, Hindistan’dan yahudi transfer etmiş

İsrail, Hindistan’dan yahudi transfer etmiş

Gasp ettiği Filistin topraklarında yeni yerleşimler kurmaya çalışan siyonist rejimin, Hindistan’dan 240 Bney Menaşe yahudisini buralara yerleştirmek üzere İsrail’e nakletmeye başladığı ortaya çıktı. İsrail’de ikinci sınıf yahudi sayılan bu topluluk da, eskiden animist iken, 1900’lerde hristiyan olmuş, 1950’lerden itibaren yahudiliğe geçmiş.

Önümüzdeki haftalarda üç dalga halinde yaklaşık 600 Bney Menaşe’nin daha gelmesi planlanıyor. İşgal yönetimi, 2030 yılına kadar bölgedeki 6 bin Bney Menaşe’nin tamamını getirmeyi, 2026 sonuna kadar ise bin 200 kişiyi taşımış olmayı hedefliyor.

Dünyadan Yahudi halkları Filistinlilerin topraklarına yerleştirerek yerleşimci sömürgeciliği vizyonunu tamamlamak isteyen İsrail’in Hindistan’dan getirdiği Bney Menaşeler aslında kim?

Hindistan’ın ormanlarla çevrili Manipur ve Mizoram eyaletlerinde yüzyıllardır kendi halinde yaşayan Çin kökenli bu halk, bugün İsrail’in gaspçı yerleşim politikası kapsamında İsrail’e yerleştirilmesiyle dünyanın gündemine geldi.

Kendilerine Hazreti Yusuf’un oğlunun (Menaşe) oğlu “Bney Menaşe” yani “Menaşe’nin Çocukları” diyen bu topluluk, köklerinin binlerce yıl önce kaybolan İsrail kabilelerine dayandığına inansa da aslında misyonerlik faaliyetlerinden önce animist olarak yaşıyor.

Bney Menaşeler, 19. yüzyıldan istibaren Hristiyan olarak yaşarken 1951’den sonra yani İsrail’in kuruluşundan kısa süre sonra Yahudileşti. Yahudileşme sürecinin bölgedeki bir Hristiyan liderin gördüğü rüya ile başladığı anlatısı ortaya atıldı.

Bney Menaşe’ye göre, 1951’de Buallawn köyünden Chalianthanga veya Mela Chala (MC) isimli bir pentakostalist rüyasında Tanrı’nın kendisiyle konuştuğunu, Hristiyanlık öncesi dinlerine dönmelerini, bu dinin “Yahudilik” olduğunu söylüyordu. Bu hikayede görülen rüya Bney Menaşelerin asıl evinin de Hindistan değil, gasp edilen Filistin toprakları yani İsrail olduğunu söylüyordu. O güne kadar Hristiyanlık ve yerel inanışlarla harmanlanmış bir hayat süren halkın bir kısmı, bu çağrıya kulak vererek Yahudi geleneklerine yöneldi.

Kayıp kabile anlatısının inşası

Bney Menaşeler, dilsel ve fiziksel olarak Hindistan’dan ziyade Tibet-Burma hattına daha yakın duruyorlar. Tarihçiler onları bölgeye Çin üzerinden göç eden kabileler olarak tanımlasa da, cemaatin kendi sözlü tarihlerinde çok daha farklı bir anlatı var. Atalarından miras kalan ve “Sikpui Ezgisi” adını verdikleri kadim şarkıların, aslında Tevrat’taki “Mısır’dan Çıkış” hikayesiyle şaşırtıcı benzerlikler taşıdığını iddia ediyorlar. Denizlerin yarılması, bulut ve ateş sütunlarının yol göstermesi gibi motifler, “uzakta kalmış İsrailliler” anlatısını inşa etmek için benzerlikler olarak kullanıldı.

Rivayete göre İngiliz misyonerler 19. yüzyılda bölgeye geldiğinde, karşılaştıkları kabilelerin tek bir Tanrı’ya taptığını ve Ahit hikayelerine aşina olduğunu görünce şaşkınlık yaşadılar. Ancak bu kültürel benzerlikler, zamanla yerini koyu bir Hristiyan uyanışına bıraktı. Modern dönemde ise İsrailli araştırmacıların bölgeyi ziyaretiyle taşlar yerine oturdu. Yapılan incelemeler sonucunda, halkın kurban ritüelleri ve bazı geleneklerinin antik Yahudilikle örtüştüğü sonucuna varıldı. Bu durum, Bney Menaşe’nin “kayıp kabile” olarak kabul edilmesinin önünü açtı.

Gasp edilmiş topraklara göç: Aliyah

İsrail’in bölge ülkelerine saldırıları sonrası bölgeyi terk eden gaspçı yerleşimci nüfusu sübvanse etmek isteyen İsrail hükümeti binlerce kişilik Bney Menaşeleri de parça parça İsrail’e taşıyor. Bney Menaşeler için İsrail’e gitmek, yani “Aliyah” yapmak kolay bir süreç değil. İsrail’in en yetkili dini mercileri, bu topluluğu “soydan gelen Yahudiler” olarak tanısa da, aradan geçen binlerce yıl nedeniyle hepsinin resmi bir din değiştirme sürecinden (ihtida) geçmesini şart koşuyor.

Bu durum, Hindistan ve İsrail arasında zaman zaman diplomatik krizlere bile neden oldu. Hindistan hükümeti toplu din değiştirmelere sıcak bakmazken, İsrail içindeki bazı gruplar bu göç dalgasının siyasi veya demografik amaçlarla yapıldığını iddia ederek tartışmalar çıkardı.

İsrail’e ayak basan Bney Menaşelerin gençleri İbraniceyi hızla öğrenip orduya katılarak katliam faaliyetlerinde görev alıyor. Yaşlılar için ise dil ve kültür barajı hala büyük bir engel taşıyor. Zira, İsrail’in beyaz Avrupa Yahudileri merkezli sosyal yapısı Falaşaları ve Bnei Menaşeleri ikinci sınıf Yahudi olarak görüyor.

Bney Menaşelerin birçoğu başlarda gasp edilen Gazze ve Batı Şeria’daki yerleşim birimlerine yerleştirilse de, bugün daha çok Nasırı ve Karmiel gibi kuzey şehirlerinde yeni bir yaşam kuruyorlar. 2030 yılına kadar Hindistan’da tek bir Bney Menaşe bile bırakmamayı hedefleyen bu büyük operasyon, İsrail’in gaspçı yerleşim projesinin önemli bir ayağını oluşturuyor.

Paylaş :

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *