ABD-İran müzakerelerinde ikinci tur ihtimali

ABD-İran müzakerelerinde ikinci tur ihtimali

Bugün Pakistan’ın başkenti İslamabad’da devam etmesi beklenen müzakerelere ABD’den aynı isimlerin katılacağı bildirilirken, İran’ın katılıp katılmayacağı ve katılırsa eğer katılacak isimler henüz netleşmedi. Trump, anlaşmaya varılmaması halinde İran’ı yakıp yıkmakla tehdit etti.

İran basını: Deniz ablukası devam ettiği sürece müzakere gerçekleşmeyecek

Yarı resmi Tasnim Haber Ajansı’nın İranlı bir yetkiliye dayandırdığı haberine göre, İran, deniz ablukasının devam etmesi halinde müzakerelere katılmayacak.

Haberde ayrıca, ABD ile yürütülen ilk tur müzakerelerinden sonra mesaj alışverişinin devam ettiği ancak Hürmüz Boğazı’nda devam eden ablukadan dolayı İran’ın Pakistan’a müzakere heyeti göndermesi hususunda henüz karar almadığı belirtildi.

Trump: Anlaşmaya varılmazsa İran’ı yakıp yıkarız

ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.

İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatarak “ateşkes anlaşmasını ihlal ettiğini” öne süren Trump, “İran, yakın zamanda boğazı kapatacağını açıkladı. Bu garip çünkü bizim ablukamız zaten boğazı kapatmıştı. Bilmeden bize yardım ediyorlar.” ifadesini kullandı.

Trump, “İran’ın boğazı kapatmakla günde 500 milyon dolar kaybettiğine, hatta halihazırda birçok geminin her zaman sert adam olmak isteyen İran Devrim Muhafızları’nın ikramı olarak, yükleme yapmak için ABD’ye, Teksas’a, Louisiana’ya ve Alaska’ya gittiğine” işaret etti.

ABD temsilcilerinin müzakereler için Pakistan’ın İslamabad şehrine gideceğini bildiren Trump, şunları yazdı:

“Çok adil ve makul bir anlaşma sunuyoruz ve umarım kabul ederler çünkü kabul etmezlerse; ABD, İran’daki her bir enerji santralini ve her bir köprüyü imha edecek.”

“Artık ‘iyi adam’ diye bir şey yok.” ifadelerine yer veren Trump, İran’ın anlaşmayı kabul etmemesi halinde yapılarının “hızlı ve kolay” şekilde yıkılacağını savundu.

Donald Trump, diğer ABD başkanlarının son 47 yıldır İran’a yapması gerekeni yapmanın kendisi için bir onur olduğunu savundu.

Erakçi, Pakistanlı mevkidaşı ile telefonda görüştü

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi’nin resmi Telegram hesabından yapılan paylaşıma göre, Abbas Erakçi ile İshak Dar bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Görüşmede uluslararası konular ile bölgesel meselelerin ele alındığı, deyatların ise daha sonra paylaşılacağı belirtildi.

Tesnim Haber Ajansı’nın aktardığına göre, Erakçi, Pakistan’ın ateşkes ve savaşın sona erdirilmesine yönelik müzakerelerdeki nazik çabaları ve arabuluculuğu için teşekkür ederek, İran’ın savaşı sona erdirmek için diplomatik sürece girme konusundaki sorumlu yaklaşımını hatırlattı. Geçtiğimiz bir yıldaki acı deneyimlere ve ABD’nin tekrarlanan kötü niyetlerine, özellikle Haziran 2025 ve Mart 2026’da müzakerelerin ortasında İran’a yönelik askeri saldırganlığa ve son dönemde ateşkesi ihlal eden eylemlerine atıfta bulundu.

Erakçi, İran’ın limanlarını, kıyılarını ve gemilerini tehdit etmeyi, tehdit içeren söylemleri, makul olmayan talepleri ve sürekli çelişkili ifadeleri, ABD’nin kötü niyetinin ve diplomaside ciddiyetsizliğinin açık göstergeleri olarak değerlendirdi ve İran İslam Cumhuriyeti’nin ulusal çıkar ve güvenliğini korumak için tüm kapasitesini kullanacağını belirtti.

Pakistan Başbakan Yardımcısı da görüşmede, ülkesinin savaşı sona erdirme ve bölgede barışı tesis etme çabalarını anlatarak, bu bağlamda istişareleri sürdürme hazırlığında olduğunu vurguladı.

İki bakan, bölgesel barış ve güvenliği koruma ortak hedefi doğrultusunda istişarelerin devam ettirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

ABD öncü heyeti Pakistan’da

İslamabad’daki yetkililer, Pakistan’da ABD ile İran heyetleri arasında pazartesi günü yapılması beklenen ikinci tur müzakerelere ilişkin AA’ya açıklamada bulundu. 19 Nisan Pazar öğleden sonra açıklama yapan yetkililer, ABD’li “öncü heyeti” taşıyan 2 uçağın, İslamabad’a indiğini belirtti.

Geo News kanalının haberine göre, polis yetkilileri, ABD ile İran arasındaki ikinci turu yapılacak müzakereler nedeniyle İslamabad’da yüksek güvenlik önlemleri alındığını duyurdu.

Pakistan hükümet kaynakları, dün AA’ya yaptığı açıklamada, ABD ve İran heyetlerinin “büyük olasılıkla pazartesi günü” İslamabad’da buluşabileceğini kaydetmişti.

Pezeşkiyan: Savaş peşinde değiliz, haklarımızı talep ediyoruz

İranlı Öğrenciler Haber Ajansına (ISNA) göre Mesud Pezeşkiyan, Spor ve Gençlik Bakanlığında gerçekleştirdiği denetimler sırasında açıklamalarda bulundu.

Ülkede yönetime yönelik eleştirileri görmezden gelmediklerini ve kabul ettiklerini belirten Pezeşkiyan, ancak ABD-İsrail saldırılarına karşı toplumun birlik ve beraberlik içerisinde olunması gerektiğini ifade etti. Pezeşkiyan, ABD ve İsrail’in bölgede terör estirdiğini vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın nükleer faaliyetlerini engelleme çabalarının geçerli bir dayanağı bulunmadığını söyleyen Pezeşkiyan, “Savaş peşinde değiliz, haklarımızı talep ediyoruz.” dedi.

Pezeşkiyan Tahran yönetiminin savaşı başlatan taraf olmadığını ve onurlu bir şekilde savaşı bitirmeye çalıştıklarını dile getirdi.

Pezeşkiyan, Bilim, Araştırma ve Teknoloji Bakanlığına yaptığı ziyaret ve inceleme sırasında yaptığı açıklamada ise “İran İslam Cumhuriyeti, savaşın genişletilmesini istememektedir. Çatışmaların sürmesi hiçbir tarafın yararına değil. Sorunların çözümü gerilimi artırmakta değil, akılcılık, diyalog ve daha fazla yıkımdan kaçınmaktadır.” dedi.

CNN: Müzakerelere aynı isimler katılacak

Amerikan yayın kuruluşu CNN’in Beyaz Saray kaynaklarına dayandırdığı haberine göre Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yarın İran ile yapılacak müzakerelerde ABD’den aynı isimler yer alacak. Buna göre Pakistan’daki 2. tur yeni görüşmeler için ABD’den Vance, Witkoff ve Kushner masada yer alacak.

İran tarafında ise İran İslami Danışma Meclisi Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ve İran Dışişleri Bakan Vekili Ali Bageri Keni’nin katılmasının beklendiği ifade edildi. Haberde ayrıca, İran yönetiminin ikinci tur görüşmelere katılıp katılmayacağına ilişkin nihai kararın henüz ne teyit edildiği ne de reddedildiği ifade edildi.

İran: Temel ihtiyaç maddelerinin teminine yönelik endişe bulunmuyor

İranlı Öğrenciler Haber Ajansına (ISNA) göre Sadık, Limanlar ve Denizcilik Kurumu yetkilileriyle bir toplantı gerçekleştirdi.

Sadık, toplantıda yaptığı açıklamada, ülkede temel ihtiyaç maddelerinin temini konusunda bir sıkıntı yaşanmadığını belirterek, ülkenin güneyindeki limanlarda olası sorunlara karşı kuzey limanlarının kapasitesinin artırılması ve ürün girişinin hızlandırılması amacıyla sınır geçiş noktalarının düzenlenmesine ilişkin çalışmalar yapıldığını ifade etti.

Hükümetin temel ihtiyaç maddelerinin temini için yoğun çaba sarf ettiğini vurgulayan Sadık, savaş sürecinde halkın stok yapmama konusundaki duyarlılığının da kendileri için önemli olduğunu söyledi.

İran’da sivil uçuşlar kademeli şekilde yeniden başlatılacak

İran basınına göre, Sivil Havacılık Kurumu, ülkedeki uçuşlara ilişkin bilgi verdi.

​​​​​​​Planlamaya göre ilk aşamada aktarmalı uçuşlara izin verilecek. İkinci aşamada ülkenin doğusundaki havalimanlarından yapılacak seferler başlayacak. Üçüncü aşamada ise başkent Tahran’da bulunan ABD-İsrail saldırılarında büyük hasar gören Mehrabad ve İmam Humeyni havalimanları yeniden kullanılacak. Son aşamada ise ülkenin batı bölgelerindeki havalimanları faaliyete geçecek.

Öte yandan İran’da uçak bileti satışlarının durdurulduğu, ikinci bir duyuruya kadar bilet satış işlemlerinin yapılamayacağı belirtildi.​​​​​​​

Kalibaf: Müzakere de bir mücadele yöntemidir

Tesnim Haber Ajansı siyasi muhabirinin haberine göre, Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, halkla yaptığı televizyon programında şunları söyledi:

“Sevenlerini kaybedenlere başsağlığı ve tebriklerimi sunuyorum. Yüce Allah’tan, kıymetli halkımıza karşı mahcup olmayacak şekilde davranmayı nasip etmesini diliyorum.”

“Keşke kıymetli halkımla daha erken konuşabilseydim, ancak iş yoğunluğu bana bu fırsatı daha az verdi. Bilme halkımızın hakkıdır ve bu bizim görevimizdir.”

“ABD, kendi kurnazlığıyla yine müzakere zamanında bunu yaptı. 12 günlük savaşta önce komutanları şehit ettiler ve bu savaşta ise bizi bir savunma toplantısında şehit ettiler; yani yine o suç işleme huyu ortaya çıktı.”

“Üçüncü zorlu savaş da yine ABD’nin kurnazlığıyla müzakerelerin ortasında başladı ve her iki savaşa da komutanlarımızı ve İmam Şehidimizi şehit ederek başladılar, ancak biz 12 günlük savaşın deneyimine sahiptik.”

“12 günlük savaşta tepkimizde 14 saatlik bir gecikme yaşandı, ancak üçüncü zorlu savaşta başkomutan, Devrim Muhafızları komutanı, genelkurmay başkanı şehit olmalarına ve bu durum önceki savaş gibi birkaç saatlik gecikmeye neden olabilecekken, gördünüz ki tepkimiz hemen başladı.”

“Şehit İmam, ‘Allah halkı gönderdi’ dedi ve bugün, kırk küsur gün sonra bu sözün anlamını bizzat idrak ettik. Halk kendiliğinden imam ve ümmet oldu; Allah onları hidayet etti.”

“Önceki savaşta böyle bir kabiliyetimiz yoktu”

Meclis Başkanı Kalibaf, bu savaşta hem nicelik hem nitelik hem de tasarım olarak bir baş ve omuz daha yukarıda olduklarını vurgulayarak, “Bugün düşman buna inanmıyor ancak sahada bunu gördü.” dedi ve şöyle devam etti:

“Halk yaklaşık 50 gecedir sokaklarda. Teknik alanda 170-180 İHA düşürdük. Önceki savaşta böyle bir kabiliyetimiz yoktu. Bunların hepsi yedi-sekiz ay içinde gerçekleşti. F-35’i vurmak sıradan bir olay değildir; çeşitli boyutlardaki emek ve tasarım kabiliyetlerinin ürünüdür.”

“Bu, askeri güç olarak ABD’den daha güçlü olduğumuz anlamına gelmez; onların imkânlarının daha fazla olduğu açıktır. Ancak halk, ‘Onları yok ettik’ diyor; biz onları yok etmedik. Biz bu savaşın galibiyiz. Başardık.”

“Teçhizat ve imkânlar önemlidir ancak her zaman belirleyici değildir. Biz tasarım ve hazırlıkla savaşı yürütebildik. Düşman, milletimiz ve askeri tasarım konusunda hata yapmaktadır.”

“İşte bu nedenle Trump ateşkes talep ediyor. Çünkü düşmanın hedefleri gerçekleşmemiştir. O, iki-üç günde İran’ı işgal etmek istiyordu; bugün 40 günden fazla savaştık ve ateşkes istemek zorunda kaldı.”

“İlerledikçe saldırı kabiliyetimiz azalmak bir yana, daha hassas hale geldi. Geçen sefer rampalarda zafiyetimiz vardı, ancak bu kez İsfahan’da Tebüs’ten daha kötü bir felaket yaratıldı.”

“Onlar savaş öncesi ve sonrası iç karışıklıklar peşindeydiler. Kara saldırısı yapmaya karar verdiler ancak başaramadılar. Hürmüz Boğazı’nın açılmasını bahane ederek saldırmak istediler, ancak NATO ve diğerleri onlara yardım etmedi.”

“Bu sahnede, kendi itirafları ve dünya kamuoyu nezdinde biz galibiz. Bizim bir meydan, bir sokağımız ve bir diplomasimiz var; ben buna ‘güç diplomasisi’ diyorum.”

“Bugün sokak, meydanda güçlü durmamızı sağladı. Taleplerimizin bir kısmının tesis edilmesi gerekiyor; işte burada güç diplomasisi sahaya girmelidir. Müzakere bir mücadele yöntemidir. Halkımdan, gerçekte bir olan bu üç alanı tesis etmelerini istiyorum. Hiçbir şekilde taviz vermeyeceğiz.”

“Düşmana hiçbir güvenimiz yok. Şu anda bile savaşı tırmandırabilir. Müzakere ediyoruz ancak gerekli tedbirleri almaya hazırız.”

“Düşmanın 15 maddelik paketi Pakistan üzerinden iletildi”

Kalibaf, düşmanın 15 maddelik bir paketi bazı ülkeler aracılığıyla ilettiğini, bu konunun Pakistan üzerinden kendilerine ulaştırıldığını ve Milli Güvenlik Yüksek Konseyi’nde görüşüldüğünü belirterek şöyle dedi:

“Savaşın 36-37. günü civarındaydı. ‘Altyapılarınızı vuracağım ve sizin için cehennem yaratacağım’ dedi.”

“Düşman, taleplerini askeri güç yoluyla bize dayatamayınca ve ültimatomlarıyla bizi etkileyemeyince ve sağlam durduğumuzu görünce, çeşitli ülkeler aracılığıyla mesaj gönderdi. Söyleyeyim ki, bugün ateşkesin olmadığı günden daha sağlam duruyoruz.”

“Hizbullah da ateşkesin parçasıydı”

Meclis Başkanı Kalibaf, “On maddelik şartlarımızdan biri, Hizbullah’ın da ateşkese dahil olmasıydı. Yıllardır Hizbullah, Siyonist rejimle savaşıyor, ancak son savaşı Hizbullah, İran İslam Cumhuriyeti için yaptı. Direniş cephesi, İran İslam Cumhuriyeti’ne yardım etmek için geldi. Bu nedenle ateşkesin kesinlikle onları da kapsaması gerekiyordu ve bu, bölgede ateşkes için İran’ın şartlarından biriydi.” dedi.

Kalibaf, “Pakistan başbakanının ateşkes çağrısı yaptığı tweetinde, Lübnan’ın da ateşkese dahil olduğunu vurguladı. Pakistan’a gittiğimizde Lübnan’da ateşkes ilan edildi ancak düzgün uygulanmadı. Ben de yayınladığım tweet’te, ABD’nin Lübnan’daki ateşkesi tamamlama ve tesis etme yükümlülüğü olduğunu söyledim. Onlar da bizden, Lübnan’da bu ateşkes gerçekleşirse Hürmüz Boğazı’nda geçişi normale döndürmemizi istiyorlardı.” ifadelerini kullandı.

“Boğazın kontrolü bizde”

Kalibaf, “ABD’nin mayın temizleme girişimine karşı kararlılıkla müdahale ettik ve bunu ateşkes ihlali olarak değerlendiriyoruz. Çatışma aşamasına kadar ilerledik ancak düşman geri çekildi. İslamabad’da Amerikan heyetine, mayın temizleme gemilerinin bulundukları yerden bir milim ilerlemesi halinde kesinlikle ateş edeceğimizi söyledim. Geri dönüş emri için 15 dakika süre istediler ve emri verdiler.” dedi ve şöyle devam etti:

“Bugün boğazda bir geçiş oluyorsa, boğazın kontrolü bizdedir. Amerikalılar birkaç gündür abluka ilan ettiler; bu beceriksizce ve cahilce alınmış bir karardır. Başkalarının Hürmüz Boğazı’ndan geçebilmesi ama bizim geçemememiz mümkün değildir.”

“ABD ablukayı sürdürürse, Hürmüz Boğazı’nda geçiş kesinlikle kısıtlanacaktır. Onların bu hatası sayesinde Hürmüz Boğazı’nın kapasitesinin bizim için kullanılabilir hale gelmesi, Allah’ın bir lütfu ve halkın ihlası ile şehitlerin kanının eseridir. Bu olay, Firav’un tüm erkek çocukları öldürdüğü ancak Allah’ın iradesinin Hz. Musa’yı (a.s) aynı Firav’un sarayında büyütmesi gibidir.”

“ABD ateşkes peşindeyse, Trump tweet’inde ateşkes talebinde bulunduğunu açıklamalıydı ki herkes bu talebin onlardan geldiğini bilsin. İşte bu güç diplomasisidir. Biz meydanın galibiydik, düşman 9 hedefinden hiçbirine ulaşamamıştı ve İran boğaza hakimdi.”

“Hürmüz Boğazı, dünya halklarının ve ülkelerinin kullanması gereken bir boğazdır. Biz bunun farkındayız. Biz, yutup istediğimizi alan ABD gibi değiliz. Ancak Amerikalıların ‘Hürmüz Boğazı’nda çıkarlarımız var’ diyerek müdahale etmelerine izin vermeyeceğiz. Dünya ülkelerinin haklarını ve hukukunu kendi protokollerimizle koruyoruz.”

“Açık söylüyorum: Birkaç gündür Hürmüz Boğazı’nı ablukaya aldılar; yani tüm dünya geçecek ama İran geçemeyecek! Ne kadar cahil ve aptalca bir karar! İran dışında herkesin Hürmüz Boğazı’ndan geçmesi mümkün mü? Bu onların bir başka hatasıdır. Eğer ablukayı sürdürürseniz, Hürmüz Boğazı’nda geçiş kesinlikle kısıtlanacaktır, bunda hiç şüphe yoktur.”

“Dün Sayın Asım Munir’e de söyledim: Düşman, ateşkes ihlali olan deniz ablukası gibi eylemler yapmamalıdır.”

“İslamabad’da Sayın Vance, ‘kalıcı barış için iyi niyetle geldim’ dedi. Ben de cevaben, ‘Seyahatten önce bir tweetim vardı, mutlaka görmüşsünüzdür; orada iyi niyetle İslamabad’a gittiğimizi ancak güvensizlikle gittiğimizi yazdım. Size hiçbir güvenimiz yok.’ dedim.”

“Cumhurbaşkanınız, ’24 saat içinde müzakere kararı vermezlerse, yaşayıp yaşamayacakları belli olmaz’ diye tweet attı. Dedim ki, bu sizin Amerikalıların davranış biçiminizdir ve biz sonuna kadar direndik.”

“Bu sözler, mayın temizleme gemilerinin boğazda olduğu sırada söylendi. Orada dedim ki, biz savaş talep eden değiliz ancak savaşa hazırdık ve hazırız.”

“Amerikan medyası, İran heyetinin çok sert ve güçlü bir şekilde ilkeleri üzerinde durduğunu ve İran heyetinin ana stratejisinin Yüce Lider’in ve Şehit İmam’ımızın tedbirleri olduğunu söyledi. Biz bu tedbirlerin dışına asla çıkmadık ve çıkmayacağız.”

“Müzakere de, meydanı tamamlamak ve sokaktaki halkın hakkını almak ile taleplerini yerine getirmek için bir mücadele yöntemidir. Halk sokak alanında, silahlı kuvvetlerimiz askeri alanda ve ben de bir savaşçı olarak müzakere alanında onların taleplerini takip ediyorum.”

“Hiçbir zaman müzakereci olmaya gönüllü olmadım. Ben savaşçıların geri kalanıyım ve şüphesiz şehadet dışında benim için bir başarı yoktur. Bugün müzakere kağıtları da, savaş planlarının kopyaları da benim için birdir.”

“Hem canımı vermeye hazırım, hem de itibarımı. Hem kan vermeye hazırız, hem de kan acısı çekmeye hazırız. Önemli olan, milletin hakkının ve İran’ın şerefinin korunmasıdır.”

Kalibaf, “Hepimiz, Yüce Lider Ayetullah Seyyid Mücteba Hamaney’in liderliğinde ilerliyoruz.” diyerek sözlerini tamamladı.

Paylaş :

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *