İmamoğlu davası için AİHM girişimi

İmamoğlu davası için AİHM girişimi

Hakkında 2 bin 430 yıla kadar ceza istemiyle yargılanan İmamoğlu için AİHM’ye yapılan başvuru sonrası AİHM Türk hükümetine 6 soru yöneltti. AİHM’nin cevabı üzerine CHP ve İmamoğlu’ndan hükümete, uluslararası hukuka uy çağrısı yapıldı.

İmamoğlu’na yönelik suçlamalar

Bir yıldır tutuklu olan Ekrem İmamoğlu, birçok suçlamanın yer aldığı iddianamede “örgüt yöneticisi” olarak gösteriliyor. İhalelerde usulsüzlük yapıldığı, metro ve İSKİ kredilerinin amaç dışı kullanıldığı, iş insanlarından zorla bağış toplandığı iddialarının yer aldığı iddianame 3 bin 739 sayfadan oluşuyor.

İddianamede ayrıca, toplanan paranın öncelikle CHP yönetimini ele geçirmek için kullanıldığı devam eden süreçte İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığı için kullanılmasının amaçlandığı savunuluyor. İddianamede Ekrem İmamoğlu için 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapis cezası isteniyor.

AİHM’den Türk Hükümetine sorular

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve muhalefet cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğuna ilişkin davayı pazartesi günü Türk hükümetine resmen iletti.

AİHM tarafından yapılan açıklamada, İmamoğlu’nun iddiaları şu şekilde özetlendi: “Başvurucu, dosyada aleyhine ‘makul şüphe’ uyandıracak somut bir delil bulunmadığını; tutuklama kararlarının gerekçeden yoksun ve matbu ifadelerle verildiğini savunmaktadır. Dosyadaki kısıtlılık kararı nedeniyle tutukluluğa karşı etkili bir itiraz yapılamadığını ve Anayasa Mahkemesi’nin inceleme sürecinin makul süreyi aştığını öne süren başvurucu, asıl amacın siyasi olduğunu iddia etmektedir. Cumhurbaşkanı adaylığını duyurmasının hemen ardından gerçekleşen tutuklama sürecinin, seçim kampanyasını engellemeye yönelik bir hamle olduğunu ve bu durumun serbest seçim hakkını ihlal ettiğini savunmaktadır.”

Hükümetten soruşturma dosyasının tam bir kopyası ile dosyadaki tüm bilgi ve belgelerin kendilerine iletilmesini talep eden mahkeme, Türkiye’ye söz konusu başvuruya ilişkin 6 kritik soru yöneltti:

İç hukuk yolları tüketildi mi?
Tutukluluk “makul şüphe”ye dayandırılabilir mi?
Tutukluluk kararları gerekçeli miydi, süre makul mü?
Tutukluluğu etkili biçimde sorgulayabildi mi?
Tutukluluk siyasi amaçlı mıydı?
Seçilme hakkı ihlal edildi mi?

Mahkeme, eski HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş’a da atıfta bulundu. AİHM’in, Türkiye’nin Demirtaş hakkındaki kararın AİHM Büyük Daire’de yeniden değerlendirilmesi talebini Kasım 2025’te reddetmesiyle Demirtaş hakkında verilen hak ihlali ve tahliye kararı kesinleşmişti.

İmamoğlu’nun açıklaması

AİHM’nin İmamoğlu’nun tutukluluğuna ilişkin bireysel başvuruyu öncelikli incelemeye aldığını ve Türkiye hükümetine altı sorudan oluşan bir liste yönelttiğini açıklaması sonrası Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi adı verilen x hesabından İmamoğlu’nun açıklaması yayınlandı. Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Tutukluluğumla ilgili AİHM’e de başvuru yapmıştık. Geçtiğimiz günlerde AİHM başvuruyla ilgili hükümete belli sorular yöneltti:
*Elinizde tarafsız bir gözlemciyi ikna edecek tek bir somut delil var mı?
*Neden her defasında önümüze aynı kopyala – yapıştır gerekçeleri koyuyorsunuz?
Bu soruların yanıtı milletin kalbinde bellidir, bundan hiç şüphemiz yok. Ama asıl önemli olanı AİHM açıkça soruyor:
Siz bu adamı gerçekten hukuki nedenlerle mi tutukladınız, yoksa cumhurbaşkanlığı adaylığını ilan ettiği için siyasi rakiplerinizi oyun dışı bırakmak amacıyla mı hapse attınız?
Bu sorulara verilecek yanıtlar önemlidir.
Türk hükümeti, AİHM’nin sorduğu soruların da gösterdiği şekilde taraf olduğu anlaşmalardan kaynaklanan evrensel hukuk ilkelerine geri dönmek zorundadır.”

CHP’den açıklama

AİHM’nin açıklaması sonrası, CHP İstanbul Milletvekili Namık Tan da sosyal medya hesabından açıklama yayımladı. O açıklamada da şu ifadeleri kullandı:

“Cumhurbaşkanı Adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) yaptığı başvuruyu dikkatle takip ediyoruz.
AİHM, Türkiye Cumhuriyeti makamlarından haklı olarak Sayın İmamoğlu’nun siyasi gerekçelerle yargılanıp yargılanmadığına dair açıklama talep ediyor.
Haklı olarak diyorum, çünkü biz Avrupa Konseyi’nin kurucu üyelerinden birisiyiz ve AİHM’i kuran iradeye imza atan devletlerdeniz. Türkiye olarak bize düşen, bir zamanlar devletlerarası hukukun tüm dünyada hakim olması için attığımız bu imzayı şereflendirmektir. Bu imzaya ve Cumhuriyetimizin geleneğine aykırı hareket eden, ülkemizin sözünü değersizleştiren, itibarına zarar veren mevcut AKP Hükümetidir.
Merak ediyoruz. Hükümet, AİHM’e “Türkiye’de CHP’li belediyeler her gün usulsüz operasyonlara tabi tutulurken neden tek bir AKPli belediyeye dahi operasyon yapılmamasını” nasıl açıklayacak?
AİHM’i Sayın İmamoğlu ve tüm diğer belediye başkanlarınıza bu haksız ve hukuksuz baskının siyasi nedenlerle yapılmadığına nasıl inandıracak?”

Paylaş :

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *