Hürmüz Boğazı’nın açılması için dün Bahreyn tarafından sunulan tasarının BM Güvenlik Konseyi’nde reddedilmesi üzerine İngiltere temsilcisi, “Boğazın kapanmasına İran’ın eylemleri neden oldu” ifadesini kullanmaktan çekinmedi, kapanan boğaz nedeniyle açlığa itilebilecek insanları düşündüklerini öne sürdü.
İran’a saldıran ABD’nin, İran tarafından kapatılan Hürmüz Boğazı’nın açılması çabası doğrultusunda ABD’nin Basra Körfezindeki müttefiklerinden ve 5. Filo’suna ev sahipliği yapan Bahreyn Hükümeti tarafından, BM Güvenlik Konseyi’ne dün bir karar tasarısı sunuldu. Tasarı, BM’nin hakemliğinde boğazın açılması talebinde bulunurken, yapılan oylamada Çin ve Rusya’nın vetoları ile reddedildi.
ABD, İngiltere ve Fransa, veto kararlarını kınadığını açıkladı.
İngiltere’nin BM Büyükelçisi Archie Young, oylamanın ardından yaptığı konuşmada, tasarıya verdikleri desteği şöyle savunmaya çalıştı:
“Hiçbir ülkenin dünya ekonomisini rehin almasına izin verilmemelidir. Oysa İran tam olarak bunu yapıyor; uluslararası hukukta temel bir seyrüsefer hakkı olan ve Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’nde de yer alan transit geçiş hakkını reddediyor.
Bugün Rusya ve Çin, boğazı açmak ve küresel ekonomiye yönelik riskleri önlemek için uluslararası çabalara katılmak yerine, müttefikleri İran’ı korumayı tercih etti.
İran Dışişleri Bakanı Erakçi’nin geçen hafta Konsey’in boğazı açma çabalarının ‘durumu karmaşıklaştıracağı’ yönündeki iddialarını reddediyoruz. Boğazın kapanmasına İran’ın eylemleri neden oldu.
Bu durum şimdiden vahim sonuçlara yol açtı ve bu baskı ne kadar uzun sürerse durum o kadar kötüleşecektir.
Son 24 saatte, normalde günde 150’ye kadar geminin geçtiği uluslararası bir denizcilik rotası olan Hürmüz Boğazı’ndan sadece dokuz geminin geçtiğini duyduk.
Dünya Gıda Programı, bu düşmanca eylemin Haziran ayına kadar 45 milyon daha fazla insanı aşırı açlığa itebileceğini tahmin ediyor.
Bahreyn’in bu girişimini destekledik ve bu kararın kabul edilmemesi son derece üzücü.
Birleşik Krallık, bireysel ve kolektif öz savunma hakkına ilişkin mevcut ve doğal haklara uygun olarak, Körfez’deki müttefiklerimizin kendilerini savunmalarına zaten destek vermektedir.
Hepimiz Boğaz’daki gerilimlerin azalmasını istiyoruz ve devam eden diplomatik çabaları memnuniyetle karşılıyor, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’nde yansıtıldığı üzere uluslararası deniz hukuku da dahil olmak üzere uluslararası hukuka saygının önemini vurguluyoruz.
Dışişleri Bakanımın geçen hafta, İngiltere’nin Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını desteklemek amacıyla 40’tan fazla ülkeyi bir araya getirdiği toplantıda söylediği gibi, boğazın yeniden açılması için mümkün olan her türlü diplomatik, ekonomik ve koordineli önlemi almaya kararlıyız.
Bu çabalarımızdan vazgeçmeyeceğiz.”













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *