ABD’nin Hürmüz talebi BMGK’da kabul edilmedi

ABD’nin Hürmüz talebi BMGK’da kabul edilmedi

ABD’nin İran’ı bir gecede yok etme tehdidinin ardından dün BM Güvenlik Konseyi’nde, Hürmüz Boğazı’nın açılması için Bahreyn’in sunduğu karar tasarısı oylandı. 11 lehte ve iki çekimser oya karşılık, Çin ve Rusya’nın vetosuyla tasarı reddedildi. ABD, İngiltere ve Fransa veto kararlarını kınadı.

ABD ve İsrail’in Şubat ayı sonunda İran’a saldırmasıyla başlayan ve beş haftadan fazla süren çatışmanın ardından petrol fiyatları hızla yükseldi. Bu süreçte Tahran, daha önce küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gazın yaklaşık beşte birinin geçiş yolu olan boğazı büyük ölçüde kapattı.

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı Salı akşamına kadar (Washington saatiyle) açma ültimatomunu kabul edeceğine dair hiçbir işaret göstermemesi üzerine “bütün bir medeniyet bu gece yok olacak” tehdidinde bulundu.

Bahreyn’den teklif

Reuters’ın aktardığına göre, Bahreyn tarafından BMGK’da oylamaya sunulan taslakta, güç kullanımına ilişkin her türlü yetkilendirme kaldırıldı. Daha önceki bir taslakta yer alan bağlayıcı yaptırıma ilişkin açık bir referans da çıkarıldı. Bunun yerine metin, devletleri “Hürmüz Boğazı’nda seyrüseferin güvenliğini sağlamaya katkıda bulunmak üzere, koşullara uygun olarak, savunma niteliğinde çabaları koordine etmeye” şiddetle teşvik etti.

Açıklamada ayrıca bu katkıların “ticaret ve ticari gemilere refakat” etmeyi de içerebileceği belirtildi ve “Hormuz Boğazı’ndan uluslararası seyrüseferin kapatılması, engellenmesi veya başka şekilde müdahale edilmesine yönelik girişimleri caydırma” çabaları desteklendi.

Washington’ın BM Büyükelçisi Mike Waltz, “sorumlu ülkeleri” ABD’ye katılarak su yolunun güvenliğini sağlamaya çağırdı.

Bahreyn, Çin’in güç kullanımına izin verilmesine karşı çıkmasının ardından taslak metnini önemli ölçüde zayıflatmış olmasına rağmen, Çin ve Rusya veto haklarını kullandı.

15 üyeli Güvenlik Konseyi, Bahreyn tarafından sunulan karar tasarısına 11 oyla lehte, Çin ve Rusya’nın aleyhte oylarıyla ve iki çekimser oyla karşılık verdi.

Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdüllatif bin Raşid El Zayani, “Taslak karar, Konseyin daimi bir üyesinin olumsuz oyu nedeniyle kabul edilmedi” dedi.

Çin ve Rusya, karar tasarının İran’a karşı önyargılı olduğunu belirtti.

ABD Büyükelçisi, Çin ve Rusya’nın vetosunu kınadı

ABD’nin BM Büyükelçisi Mike Waltz, Rusya ve Çin’in vetolarını kınayarak, İran’ın boğazı kapatmasının Kongo, Sudan ve Gazze’deki insani krizlere tıbbi yardım ve malzeme ulaşmasını engellediği bir dönemde bunun “yeni bir dip noktası” olduğunu savundu.

“Kimse buna tahammül etmemeli. Küresel ekonomiyi silah zoruyla tehdit ediyorlar. Ama bugün Rusya ve Çin buna tahammül etti. Kendi halkına zulüm ederken, Körfez ülkelerini boyun eğmeye zorlamaya çalışan bir rejimin yanında yer aldılar.” ifadesini kullanmaktan çekinmedi.

Waltz, İran’ın “boğazı yeniden açmayı, barışı aramayı ve telafi etmeyi” seçebileceğini öne sürdü, “Ancak o zamana kadar ve sonrasında, sorumlu ülkeleri Hürmüz Boğazı’nın güvenliğini sağlamak, onu korumak, yasal ticarete, insani yardım mallarına ve dünyanın mallarının serbest dolaşımına açık kalmasını sağlamak için bize katılmaya çağırıyoruz.” diye ekledi.

Fransa Büyükelçisi de kınadı

Fransa’nın BM Büyükelçisi Jerome Bonnafont, “Amaç, gerginliğin tırmanmasına yol açmadan boğazın güvenliğini ve emniyetini sağlamak için tamamen savunma amaçlı önlemleri teşvik etmekti” iddiasında bulundu.

İngiltere Büyükelçisi, saldırıya uğrayan İran’ı suçladı

Birleşik Krallık’ın tasarıya kabul oyu verme gerekçesini, Birleşik Krallık’ın BM Daimi Temsilci Yardımcısı Büyükelçi Archie Young, BM Güvenlik Konseyi’nin Orta Doğu konulu toplantısında açıkladı.

İngiltere büyükelçisi, tasarıya verdikleri desteği şöyle savunmaya çalıştı:

“Hiçbir ülkenin dünya ekonomisini rehin almasına izin verilmemelidir. Oysa İran tam olarak bunu yapıyor; uluslararası hukukta temel bir seyrüsefer hakkı olan ve Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’nde de yer alan transit geçiş hakkını reddediyor.

Bugün Rusya ve Çin, boğazı açmak ve küresel ekonomiye yönelik riskleri önlemek için uluslararası çabalara katılmak yerine, müttefikleri İran’ı korumayı tercih etti.

İran Dışişleri Bakanı Erakçi’nin geçen hafta Konsey’in boğazı açma çabalarının ‘durumu karmaşıklaştıracağı’ yönündeki iddialarını reddediyoruz. Boğazın kapanmasına İran’ın eylemleri neden oldu.

Bu durum şimdiden vahim sonuçlara yol açtı ve bu baskı ne kadar uzun sürerse durum o kadar kötüleşecektir.

Son 24 saatte, normalde günde 150’ye kadar geminin geçtiği uluslararası bir denizcilik rotası olan Hürmüz Boğazı’ndan sadece dokuz geminin geçtiğini duyduk.

Dünya Gıda Programı, bu düşmanca eylemin Haziran ayına kadar 45 milyon daha fazla insanı aşırı açlığa itebileceğini tahmin ediyor.

Bahreyn’in bu girişimini destekledik ve bu kararın kabul edilmemesi son derece üzücü.

Birleşik Krallık, bireysel ve kolektif öz savunma hakkına ilişkin mevcut ve doğal haklara uygun olarak, Körfez’deki müttefiklerimizin kendilerini savunmalarına zaten destek vermektedir.

Hepimiz Boğaz’daki gerilimlerin azalmasını istiyoruz ve devam eden diplomatik çabaları memnuniyetle karşılıyor, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’nde yansıtıldığı üzere uluslararası deniz hukuku da dahil olmak üzere uluslararası hukuka saygının önemini vurguluyoruz.

Dışişleri Bakanımın geçen hafta, İngiltere’nin Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını desteklemek amacıyla 40’tan fazla ülkeyi bir araya getirdiği toplantıda söylediği gibi, boğazın yeniden açılması için mümkün olan her türlü diplomatik, ekonomik ve koordineli önlemi almaya kararlıyız.

Bu çabalarımızdan vazgeçmeyeceğiz.”

Rusya ve Çin’den açıklama

Rusya ve Çin, kararın İran aleyhine önyargılı olduğunu vurguladı.

Çin’in BM temsilcisi Fu Cong, ABD’nin bir medeniyetin hayatta kalmasını tehdit ettiği bir dönemde böyle bir taslağın kabul edilmesinin yanlış bir mesaj göndereceğini belirtti.

Rusya’nın BM Büyükelçisi Vasily Nebenzya, Rusya ve Çin’in Ortadoğu’daki durum ve deniz güvenliğiyle ilgili alternatif bir karar tasarısı önerdiğini söyledi.

Çin Dışişleri Bakanlığı Salı günü düzenlediği olağan basın toplantısında, Güvenlik Konseyi’nin gerilimi azaltmak, çatışmayı durdurmak ve görüşmeleri yeniden başlatmak için harekete geçmesi gerektiğini söyledi. Bakanlık sözcüsü Mao Ning, BM kararıyla ilgili sorulan bir soruya, “Bu, yasadışı savaş eylemlerini onaylamak için kullanılmamalı, hele ki ateşe benzin dökmek için hiç kullanılmamalıdır” şeklinde yanıt verdi.

İran’ın BM Büyükelçisi Amir Said İravani, Çin ve Rusya’nın adımlarını övgüyle karşılayarak, “Bugünkü eylemleri, Güvenlik Konseyi’nin saldırganlığı meşrulaştırmak için kötüye kullanılmasını engelledi” dedi. Iravani, BM Genel Sekreteri’nin özel temsilcisinin istişarelerde bulunmak üzere Tahran’a doğru yola çıktığını da sözlerine ekledi.

BM kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Pazartesi günü Orta Doğu’ya giden temsilci Jean Arnault, savaşa son verilmesini teşvik etme çabalarının bir parçası olarak İran’ı ziyaret etmeyi planlıyor, ancak seyahat planları güvenlik ve lojistik koşullarına bağlı olacak.

Paylaş :

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *