Suriye Cumhurbaşkanı, Chatham House’da

Suriye Cumhurbaşkanı, Chatham House’da

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şara, İngiltere ile ilişkileri ve işbirliğini güçlendirmek için bulunduğu Londra’da, Chatham House’da soruları yanıtladı.

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, İngiltere’nin başkenti Londra’daki Chatham House isimli düşünce kuruluşunda düzenlenen bir oturumda konuştu.

Bölgedeki savaşların enerji tedarikini ve küresel ekonomiyi olumsuz etkilediğini belirten Şara, İran’la ilgili sorunlarda askeri yöntemler yerine müzakerenin tercih edilmesi gerektiğini ifade etti.

Şara, Suriye’nin yeniden inşa ve mültecilerin dönüşüne odaklanması gerektiğini de vurgulayarak ülkenin güçlü uluslararası ilişkilerle önemli bir ekonomik merkez olabileceğini dile getirdi.

Suriye Cumhurbaşkanı Şara, diplomasi tükenmedikçe savaşa girilmemesi gerektiğini söyledi.

“Suriye’de özgür seçimler yapma taahhüdümüz var”

Cumhurbaşkanı Şara, seçimlere dair “Ulusal diyalog konferansı düzenledik. Anayasal bildiride geçiş sürecinin 5 yıl olacağı belirtildi. Bu sürede Halk Meclisi seçimleri başlayacak. 5 yılın sonunda ise yasalar gözden geçirilerek özgür seçimler yapılacak.” dedi.

Şam’a ulaşıp Esed rejimini devirdikten sonra silahların devlet kontrolünde toplanması konusunda uzlaşı sağlandığını belirten Şara, şöyle devam etti:

“Devlet, hukukun uygulanmasını tek başına üstlenmelidir. Farklı silahlı grupların bölgeleri kontrol etmesi kabul edilemez. Bu çerçevede SDG ile birçok görüşme yaptık ve aylarca askeri seçeneği düşünmedik.

Süreç uluslararası aktörlerle paylaşıldı ancak SDG anlaşmada yavaş davrandı. ABD bu süreçte askeri destek vermedi, çözüm arayışında oldu. Ancak SDG fırsatları yanlış değerlendirdi. Devletin artık ulusal ve uluslararası meşruiyeti var, SDG’nin meşruiyeti ise geçiciydi.”

“Hiçbir saygın devlet sınırlarını açık bırakmaz”

Şara, İran’ın geçmişte Suriye’ye müdahalesinden söz ederek, “İran’ın Suriye’ye müdahalesi halkın yerinden edilmesine yol açtı. Milyonlarca kişi yerinden edildi, yüz binlerce insan öldürüldü. Sorunumuz İran’la değil, Suriye’deki varlığıylaydı.” dedi.

Şam’a ulaştıklarında İsrail’in Suriye’ye yönelik olumsuz tutum sergilediğini belirten Ahmed Şara, “İsrail birçok noktayı bombaladı, bazı bölgelere ilerledi ve 1974 anlaşmasını ihlal etti. Buna rağmen önce dolaylı, ardından doğrudan müzakereler yürüttük ve bazı ilerlemeler sağladık ancak son aşamada tutumlar değişti.” diye konuştu.

Suriye devletinin görevinin sınırlarını korumak olduğunu vurgulayan Şara, şunları kaydetti:

“Hiçbir saygın devlet sınırlarını açık bırakmaz ve kaçakçılığa izin vermez. Silah geçerse başka şeyler de geçer. Hizbullah’ın 14 yıl süren müdahalesinden zarar gördük ve rejimin yanında aktif rol oynadı.

Ancak Şam’a geldikten sonra Lübnan’daki durumu olumsuz etkilememeye özen gösterdik. Buna rağmen sınırlarımızı korumak ve kaçakçılığı engellemek zorundayız.”

“Suriye halkı Gazze halkıyla dayanışma içinde”

Şara, Gazze konusunda ise “Suriye’nin Gazze ile ortak bir kaderi var. Benzer acılar yaşadık. Halkımız Gazze ile dayanışma içinde ancak aynı zamanda ülkenin yeniden inşasına odaklanmak zorundayız. Hepimiz yaralıyız.” ifadelerini kullandı.

Suriye’nin İran’dan sonra hedef alınmasından endişe ediyor musunuz şeklindeki soruya Şara şu yanıtı verdi:

“Suriye hedef alınabilir mi? Dünyada her şey mümkün. Ancak biz savaştan uzak durmaya çalışıyoruz. Ortam sağduyudan uzak, gerilim yüksek. Bu nedenle en güvenli yolu izleyerek hem hedef olmamayı hem olası saldırılara karşı hazırlıklı olmayı amaçlıyoruz.”

Şara 10 Numara’da

İngiltere Başbakanlık Ofisi 10 Numara’dan yapılan açıklamaya göre iki lider, bu sabah Londra’da bir araya gelerek Suriye’nin bölgesindeki gelişmeleri ve ikili ilişkileri ele aldı.

Buluşmanın iki ülke için tarihi öneme sahip olduğu belirtilen açıklamaya göre, Orta Doğu’da devam eden çatışmaları masaya yatıran Şara ve Starmer, bölgesel istikrarı yeniden sağlamanın ve gerilimi daha fazla artıracak adımlardan kaçınmanın önemine vurgu yaptı.

Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmasının ciddi ekonomik etkileri olacağına dikkati çeken ikili, Boğaz’ın güvenilir bir planla yeniden açılmasının ve seyrüsefer özgürlüğünün yeniden sağlanması için birlikte çalışmanın önemli olduğunu kaydetti.

Başbakan Starmer, Suriye hükümetinin DEAŞ’a yönelik adımları, terörle mücadele faaliyetleri ve İngiltere’yle işbirliğine yönelik girişimlerinden memnuniyet duyduğunu dile getirdi.

Starmer, göç, geri dönüşlerin sağlanması için yakın işbirliği, sınır güvenliği ve insan kaçakçılığıyla mücadelede daha fazla gelişme umduğunu da ifade etti.

Suriye’nin ekonomik dönüşümü için altyapının yeniden inşasının önemli olduğunu işaret eden iki lider İngiliz iş dünyasının bu alanda nasıl katkı sunabileceğini ve hangi fırsatlardan faydalanabileceğini de görüştü.

Paylaş :

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *