Zihinlerinde her türlü pislik ve çöp barındıranlar (kin, haset, ırkçılık, mezhepçilik) kokuşmuş yorumlar yapıyor.
Gülbahar Ay Satan
En çok izlenen haber kanallarında stratejistler, bilirkişiler, akademisyenler, Hollywood filmlerinde bile hayal edemeyeceğimiz tarihi eylemleri normalleştiriyor. İran’ın ortadoğudaki tüm ABD üslerini vurmasını o kadar basitleştiriyor ki…
ABD, neredeyse tüm askeri teçhizatlarını oraya yığmışken, neredeyse tüm Müslüman ülkelerde, ABD ve İsrail için kurulan üslerden; istihbarat, İran füzelerini engelleme dahil her türlü yardım yapılıyorken, yedi düvel İran’a savaş açmışken haber kanallarında şunlar konuşuluyor:
İranlılar savunmada çok zayıflar, basiretsizler, içleri ajan dolu…
Fıkra gibi ama gerçek; ABD’yi kınamaktan bile korkanlar, ABD ve batı üslerini vuran İran’ı pasif kalmakla eleştiriyor.
Dünyanın en iyi istihbarat bilgilerine teknolojilerine sahip olan zalimler ilk olarak en savunmasız olan bir kız ilkokuluna bomba atıyor 153 kız çocuğu ölüyor. Bu haber yerine, kadınlar artık özgürleşecek diye oynayan eşcinseller daha çok servis ediliyor.
Savaş suçu işleyerek, çoluk çocuk, kadın, sülale demeden bir mahalleyi havaya uçurmaktan çekinmeyen şeytanlar adeta övülüyor; İran’ın bir günde üst düzey liderleri öldürüldü diye ABD ve İsrail’in ne kadar güçlü olduğu vurgulanıyor. İranlılar ise beceriksiz diye nitelendirilerek müzakereden kaçtılar diye servis ediliyor.
Sahi diğer ‘becerikli’ Müslüman ülkeleri ne yapıyor?
Evet, onlar ABD ve İsrail çocuk sivil demeden her yere bomba atarken, İran’ın ABD üslerini vurmasını kınıyor. Ama laf oyunlarıyla kınıyor. Şöyle ki, ‘‘İran‘ın kardeş körfez ülkelerine saldırdı’’ diye televizyonlarda alt yazılar geçiyor. Acilen müzakerelere dönülmeli deniyor.
Farkedebilenler için bu alt yazılar basit değil korkunç bir sömürge olmuş bilinçaltı yansıtıyor. Sahi müzakerelerde ne konuşuluyor? Ey İran kısaca bağımsızlığını bırak ve diğer ülkeler gibi ABD’nin güdümüne gir.
Evet, ödleri kopuyor olur da İran kazanır diye…
– Çünkü yıllarca halklara ayıya dayı demekten başka çare olmadığını anlattılar.
– Yıllarca İran molla rejimidir ve teknolojiyle degil sadece kadınların saçıyla uğraşır dediler. Şimdi ise İran ABD teknolojisine rağmen yenecek diye ödleri kopuyor.
– Sünni mezhepçiliği yapanların ödü kopuyor, çünkü yıllarca Şii İran, ABD ve İsrail ile ortak diye Müslümanları uyuttular.
– ABD’ye secde eden ülke liderlerinin ödü kopuyor, halkların gözü açılır diye…
– Tek yolun ABD uşaklığı olduğunu söyleyen Batı hayranlarının ödü kopuyor.
– Ödü kopuyor, İsrail’i yenecekse ancak bizim ırkımız yener diye övünen ırkçıların.
Yıllardır ambargolarla dünyada her anlamda yalnız bırakılmış bir ülke olan İran yenilir mi, yoksa ABD’nin gemilerini başlarına mı geçirir bilmiyoruz. Ama şunu biliyoruz bu insanlar cesur insanlar! ABD’nin köpeği olmayı kabul etmiyorlar. Zalimlere boyun eğmiyorlar. Allah’tan başkasından korkmuyoruz diyorlar. Ölümü göze alıyorlar ve ölüyorlar. Filistinlilerden sonra dünyadaki Müslümanlara izzet ve şeref nedir tekrardan hatırlatıyorlar.
Bu zalimlerin derdi ne rejim değişikliği ne özgürlük ne de kadın hakları. Sadece para, petrol, küresel güç olma, ticaret yollarına hakim olma, kısaca dünyayı sömürmek. Bunu bilip de susan dilsiz şeytandır. Bir de gerçeği ters düz eden şeytanlar var ki Allah’tan belalarını bulurlar.
Derdi ne mezhep, ne ırk, ne çıkar olanlar. Allah’tan korkanlar, zalimlere karşı savaşanlara ancak dua eder.













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *