Suriye’de cuma gününden pazar akşamına kadar gerçekleşen görüşmeler, açıklamalar, operasyonlar ve anlaşmalar ile SDG’nin yeni konumu belirlendi. Tüm sürecin içerisinde bulunan ABD, sürecin sonunda kutlama mesajı yayınladı. Barrack her iki tarafı da tebrik etti, uzun vadeli Kürt ortaklarının Suriye’ye entegrasyonunun artık daha kolay olacağını belirtti.
16 Ocak’ta başlayan gelişmeler
Suriye’deki ABD liderliğindeki koalisyonun yetkilileri, Suriye hükümeti yetkilileri ve SDG güçleriyle 16 Ocak Cuma günü görüştü. SDG sözcüsü Farhad Şami, ABD koalisyonunun cuma günü Deyr Hafir’de kendileriyle görüştüğünü doğruladı. Suriye ordusundan bir kaynak da, “Suriye Savunma Bakanlığı’ndan bir heyetin de SDG ile görüşmek üzere Deyr Hafir’e girdiğini” söyledi.
BBC’nin aktardığına göre, Şam yönetiminin “kapalı askeri bölge” ilan ettiği Fırat’ın batısından sivillerin tahliyesi için açtığı insani koridor 16 Ocak cuma akşamına kadardı. Deyr Hafir, Halep ile Rakka vilayetini birbirine bağlayan stratejik bir güzergah üzerinde yer alıyor ve daha önce iki taraf arasında çatışmalara sahne olmuştu.
ABD’in Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, 16 Ocak cuma günü X hesabından şu mesajı yayınladı: “Amerika Birleşik Devletleri, Suriye’deki tüm taraflarla yakın temas halinde olup, gerilimi düşürmek, tırmanmayı önlemek ve Suriye hükümeti ile SDF arasında entegrasyon görüşmelerine geri dönmek için gece gündüz çalışmaktadır.”
17 Ocak’ta Erbil’de toplantı

Toplantıya, ABD Başkanı Trump’ın Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ve Amerikalı yetkililerin karşısında Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) Başkanı Mesud Barzani, DSG Genel Komutanı Mazlum Abdi ve ENKS Başkanı Muhammed İsmail yer aldı.
18 Ocak’ta yaşananlar
Suriye ordusu güçleri 18 Ocak Pazar sabahı Fırat Barajı’nın kontrolünü ele geçirdi.
Aynı gün Rakka vilayetindeki Tabka’ya girdi, 18 Ocak akşamı kutlama için sokağa çıkanlar oldu.
Yine aynı gün Sevra Petrol Sahası’nı Suriye Demokratik Güçleri’nden (SDG) aldı. SDG, silahlı unsurlarını Fırat’ın doğusundaki Haseke’ye çekti.
ABD’li Tom Barrack, Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile Şam’da Halk Sarayı’nda görüştü. Görüşmeye Dışişleri Bakanı Şeybani katılırken, SDG lideri Mazlum Abdi katılmadı.

Görüşme sonrası Cumhurbaşkanlığı’nın Telegram hesabından şu açıklama yapıldı: “Cumhurbaşkanı, Suriye’nin birliğini ve tüm toprakları üzerindeki egemenliğini, bu aşamada diyaloğun önemini ve terörizmle mücadelede koordineli çabaların devam etmesinin yanı sıra, tüm Suriyelilerin katılımıyla Suriye’nin yeniden inşası ihtiyacını teyit etti. Görüşmede ayrıca Suriye ve ABD arasında ekonomik işbirliğinin geliştirilmesi yolları ele alındı ve bölgedeki son gelişmeler görüşüldü.”
Görüşmeye SDG lideri Mazlum Abdi katılmadı, gerekçe olarak kötü hava şartları gösterildi. Gidememe kararı belli olmadan önce ise Abdi şu mesajı yayınlamıştı:
“Şam’a gitmeden önce halkımızla bazı hususları paylaşmak istedim. Her şeyden önce şunu söylemek istiyorum: Bu savaş bize farz kılındı. Önüne geçmek istiyorduk. 4 Ocak’ta Şam’da yaptığımız son toplantı, sonrasındaki toplantılarda, Erbil’deki toplantıda bu savaşın önünü almak istedik. Ancak ne yazık ki bu savaş birçok güç tarafından planlandığı için bu savaş bize farz kılındı ve bugüne gelmiş bulunuyoruz.
Bu savaşın bir iç savaşa dönüşmemesi ki öyle planlanmıştı, daha fazla ölüm ve sivillerin anlamsız kayıplarının yaşanmaması için – savaşın sonu da belirsizdi – Deyrizor ve Rakka güçlerini Haseki bölgesine geçirme konusunda bir ittifaka varıldı. Şunu söylemek istiyorum. Varılan ittifaka dair Şam’dan döndükten sonra daha detaylı konuşacağız. Bizler devrim ve halk kazanımlarını koruyacağız. Bunun için elimizden ne gelirse yapacağız. Bölgemizin özgünlüğünü koruyacağız. Buna gücümüz de yetiyor. Bu yönlü çabalarımız da devam edecektir.”

Suriye’den ‘ateşkes ve entegrasyon anlaşması’ duyurusu
18 Ocak gece saatlerinde Suriye hükümeti anlaşma sağlandığı duyurusu yaptı. Resmi haber ajansı SANA, Suriye Hükümeti ile SDG Arasındaki Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması Maddelerini yayınladı. Anlaşmanın maddeleri şöyle:
Birinci Madde: Suriye hükümet güçleri ile SDG arasında tüm cepheler ve temas noktalarında derhal ve kapsamlı bir ateşkes sağlanırken, SDG’ye bağlı tüm askeri birimlerin Fırat’ın doğusuna çekilmesi, yeniden konuşlanma için bir hazırlık adımı olarak gerçekleştirilecektir.
İkinci Madde: Deyrizor ve Rakka vilayetlerinin idari ve askeri olarak derhal ve eksiksiz bir şekilde Suriye hükümetine devredilmesi. Bu, tüm sivil kurum ve tesislerin kontrolünün alınmasını, ilgili Suriye hükümeti bakanlıklarındaki mevcut çalışanların görevlerine iade edilmesi için derhal kararname çıkarılmasını ve hükümetin iki vilayetteki SDG çalışanlarını ve savaşçılarını veya sivil yönetimi hedef almayacağına dair taahhüdünü içermektedir.
Üçüncü Madde: Haseke ilindeki tüm sivil kurumların Suriye devletine bağlı kurum ve idari yapılarla entegrasyonu sağlanacaktır.
Dördüncü Madde: Suriye hükümeti, bölgedeki tüm sınır kapıları ile petrol ve gaz sahalarını devralacak ve bu kaynakların Suriye devletine geri dönüşünü sağlamak amacıyla hükümet güçleri tarafından korunmaları temin edilecektir.
Beşinci Madde: SDG’ye bağlı tüm askeri ve güvenlik unsurlarının, gerekli güvenlik taramasından geçtikten sonra, Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının yapısı içinde bireysel olarak entegrasyonu sağlanacaktır. Bu süreçte, personele askeri rütbeleri ile mali ve lojistik hakları eksiksiz olarak verilecek, ayrıca Kürt bölgelerinin özel yapısı korunacaktır.
Altıncı Madde: SDG yönetimi, devrik rejimin kalıntı unsurlarını kendi saflarına katmamayı taahhüt edecek ve Kuzeydoğu Suriye bölgelerinde bulunan devrik rejim subaylarının listelerini teslim edecektir.
Yedinci Madde: Haseke valiliği için aday atamasını öngören bir cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılacak; bu adım, siyasi katılım ve yerel temsiliyetin güvence altına alınması amacı taşımaktadır.
Sekizinci Madde: Aynularab/ Kobani şehrinin ağır askeri unsurlardan arındırılması sağlanacak; şehrin sakinlerinden oluşan bir güvenlik gücü kurulacak ve yerel polis gücü, idari olarak Suriye İçişleri Bakanlığı’na bağlı olarak faaliyet gösterecektir.
Dokuzuncu Madde: DEAŞ mahkûmları ve kamplarıyla ilgili sorumlu idari birimler ile bu tesislerin korunmasından sorumlu güçler, Suriye hükümeti ile birleştirilecek ve Suriye hükümeti, bu alanların tüm yasal ve güvenlik sorumluluğunu üstlenecektir.
Onuncu Madde: SDG yönetimi tarafından sunulan ve merkezi devlet yapısında üst düzey askeri, güvenlik ve sivil görevleri üstlenecek lider adaylarını içeren liste onaylanacak; bu adım, ulusal ortaklığın güvence altına alınmasını amaçlamaktadır.
On Birinci Madde: 2026 yılına ait 13 sayılı cumhurbaşkanlığı kararnamesi, Kürt halkının kültürel ve dilsel haklarının tanınmasını, ayrıca önceki dönemlerden kalan sözleşmelerden kaynaklanan hak kayıplarının ve mülkiyet haklarının geri verilmesini öngören hak ve medeni meselelerin çözülmesini kapsamaktadır.
On İkinci Madde: SDG, egemenliği ve bölgenin istikrarını sağlamak amacıyla, tüm yabancı PKK liderlerini ve unsurlarını Suriye Arap Cumhuriyeti sınırları dışına çıkarmayı taahhüt etmektedir.
On Üçüncü Madde: Suriye devleti, DEAŞ’a karşı terörle mücadeleyi sürdürmeyi, bu çerçevede uluslararası koalisyonun aktif bir üyesi olarak ABD ile ortak koordinasyonu sağlayarak, bölgenin güvenliği ve istikrarını garanti altına almayı taahhüt etmektedir.
On Dördüncü Madde: Afrin ve Şeyh Maksud bölgelerindeki halkın güvenli ve onurlu şekilde evlerine dönmelerine ilişkin mutabakatlar sağlanması için çalışmalar yürütülecektir.
Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre ise Şara, mutabakatın ana ekseninin ateşkes olduğunu ve devlet otoritesinin tüm ülkeye yayılması gerektiğini vurgularken, gelecekte SDG ile yürütülecek diyalog süreçleri ve oiştirilacak devlet kuruluşlarına yönelik net ifadeler kullanması dikkat çekti, “SDG ile yaptığımız anlaşmanın temel taşı ateşkestir. Ancak stratejik hedefimiz, devlet kurumlarının Suriye’nin istisnasız tüm illerinde yeniden faaliyete geçmesi ve otoritesini tesis etmesidir” dedi.
Şara, “Olumsuz hava koşulları nedeniyle Sayın Mazlum Abdi ile bir araya gelemedik. Bu sebeple görüşmemizi telefon aracılığıyla gerçekleştirdik ve süreci değerlendirdik” diye konuştu. Ateşkesin uygulanabilmesi için SDG ile ordu güçlerinin yanında çatışmaya katılan Arap aşiretlerine de seslenen Şara, “Varılan anlaşmaların başarıyla sonuçlanabilmesi ve istikrarın sağlanması için tüm Arap aşiretlerini sağduyulu olmaya ve itidalli davranmaya davet ediyoruz” diye çağrı yaptı.
Suriye Savunma Bakanlığı’ndan da, “Tüm cephelerde ateşkes ve farklı çatışma bölgelerindeki çatışma faaliyetlerinin kapsamlı biçimde durdurulduğunu ilan ediyoruz” açıklaması yapıldı.
MHP’den 8 maddelik yol haritası önerisi
Bu gelişmeler arasında, MHP’den, “Suriye Cumhurbaşkanı Şara’nın Yayımladığı Kararname ve Suriye’de Yaşanan Gelişmelere İlişkin” değerlendirme adı altında bir açıklama yayınlandı. Açıklamanın son kısmında 8 maddelik bir yol haritası önerilirken, dini ve etnik hedeflerden vaz geçilmesi, demokratik bir anayasal düzen kurulması istendi. Açıklamanın son kısmında şu ifadeler kullanıldı:
“Bize göre; yaşanan gelişmeler çerçevesinde önümüzdeki süreçte Suriye’nin barış, huzur, birlik ve bütünlüğü ile Suriyelilerin refah, temel hak ve özgürlükleri bağlamında hızla mesafe alınabilmesi için aşağıdaki yol haritasının izlenmesi yerinde olacaktır:
1. 10 Mart 2025 mutabakatının tüm maddeleriyle hayata geçirilmesi, SDG ve türev yapıların tamamen feshedilerek Suriye devlet kurumlarına eksiksiz ve geri dönüşü olmayacak biçimde entegre edilmesi,
2. Federasyon, özerklik ve bölünme tartışmalarının gündemden çıkarılması, Suriye’nin toprak bütünlüğünün kalıcı olarak güvence altına alınması, merkezi devlet otoritesinin ülke genelinde süratle tesis edilmesi, Suriye hükümetinin Fırat’ın batısı ve doğusu ayrımı olmaksızın tüm ülke sathında egemenlik sağlaması, yapay coğrafi, etnik veya siyasi bölünmelerin önüne geçilerek üniter devlet yapısının korunması,
3. Yeni ve kapsayıcı bir Suriye anayasasının yapılması, bu kapsamda tüm etnik ve dini kesimleri kapsayan, kucaklayıcı, eşitlikçi, demokratik ve hukukun üstünlüğünü esas alan bir anayasal düzenin kurulması,
4. Kürtlerle SDG’nin net biçimde ayrıştırılması, SDG’nin “Kürtlerin temsilcisi” olduğu iddiasının geçersiz kılınması ve bu algının toplumsal düzeyde kırılması,
5. Kürtçenin seçmeli ders olarak eğitim sistemine dâhil edilmesi gibi Türkmenler başta olmak üzere tüm asli unsurların kültürel haklarının dikkate ve gündeme alınması,
6. “Suriye vatandaşlığı” kavramının güçlendirilmesi, etnik ve dini aidiyetler yerine vatandaşlık bağının temel ortak payda hâline getirilmesi, tek resmî dil ilkesinin korunması, toplumsal uzlaşma ve milli birliğin güçlendirilmesini mümkün kılacak adımlar atılması,
7. Başkanlık sistemi temelinde yönetimde istikrarın sağlanması, yürütme kapasitesi güçlü, istikrarlı bir hükümet yapısının oluşturulması, kuvvetler ayrılığı ilkesinin tesis edilmesi, demokratik, temsile dayalı siyasal sistem kurulması, serbest ve adil seçimler, çok partili hayat ve temsil adaletinin sağlanması, temel hakların güvence altına alınması, din ve vicdan özgürlüğü, hür teşebbüs, insan hakları ve özgürlüklerin korunması,
8. Ekonomik ve siyasi olarak güçlü, bütünleşmiş Suriye’nin bölgesel istikrarın temel aktörlerinden biri hâline gelmesi.”
ABD’den yeni mesaj
18 Ocak’ta gece yarısına doğru Barrack’ın X hesabından atılan mesajda şöyle denildi:
“Amerika Birleşik Devletleri, Suriye hükümetini ve Suriye Demokratik Güçlerini (SDF), bugün varılan ateşkes anlaşmasına ulaşmadaki yapıcı çabalarından dolayı takdir eder ve bu anlaşmanın, birleşik bir Suriye’ye doğru yenilenmiş diyalog ve işbirliğinin yolunu açtığını belirtir.
Suriye’yi ve halkını zulümden kurtarma ortak vizyonuyla hareket eden iki büyük Suriyeli lider, tüm Suriyeliler için daha parlak bir gelecek inşa etmek üzere bir araya geldi. Bu anlaşma ve ateşkes, eski düşmanların bölünme yerine ortaklığı benimsediği önemli bir dönüm noktasını temsil ediyor.
Başkan Şaraa, Kürtlerin Suriye’nin ayrılmaz bir parçası olduğunu teyit etti, ve terörizme karşı süregelen mücadelemizde ilerlerken, Amerika Birleşik Devletleri IŞİD’le mücadelede tarihi ortağımız olan Küresel Koalisyon’un, en yeni üyesi Suriye ile sorunsuz bir şekilde bütünleşmesini dört gözle bekliyor.
Kapsamlı bir entegrasyon anlaşmasının ayrıntılarının kesinleştirilmesine yönelik zorlu çalışma şimdi başlıyor ve Amerika Birleşik Devletleri, IŞİD kalıntılarını yenme ve Başkan Trump’ın cesur Orta Doğu Barış Planını ilerletme konusundaki hayati ulusal güvenlik çıkarlarımızı korurken, bu sürecin her aşamasında kararlılıkla arkasında durmaktadır.
Amerika Birleşik Devletleri, özellikle IŞİD tehditlerine karşı sürdürülen bu çabadan cesaret almaktadır; bu çaba, uzun vadeli Kürt ortaklarımızın, tüm vatandaşlarının çıkarlarını ve haklarını koruyan birleşik ve kapsayıcı bir Suriye’ye tam olarak entegre olmalarını kolaylaştıracak ve farklı çıkar alanlarını tek bir bütünleşik yolda birleştirerek uzlaşma ve ulusal birlik gibi ortak hedeflere ulaşmalarını sağlayacaktır.”
Türkiye’den mesaj
Anlaşmanın ardından Türk Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan yazılı açıklamada şu ifadeler kullanıldı:“
No: 9, 18 Ocak 2026, Suriye’de Açıklanan Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması Hk.
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından bugün (18 Ocak) açıklanan Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması’nın, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliği temelinde ülkede istikrar ve güvenliğin tesisine yönelik çabaları ivedi ve etkili biçimde ilerletmesini diliyoruz.
Anlaşmanın, Suriye halkının yanı sıra başta Suriye’nin komşuları olmak üzere tüm bölgenin güvenlik ve huzuruna katkı sağlamasını temenni ediyoruz.
Suriye’de 8 Aralık 2024 tarihinde başlayan ve ülkenin müreffeh bir geleceğe kavuşması için müstesna bir fırsat teşkil eden yeni dönem, bugün itibarıyla kritik bir aşamadan geçmektedir.
Sahadaki gerçeklerin idrak edilmesiyle birlikte, Suriye’nin geleceğinin terörden ve tefrikten değil; beraberlik, bütünleşme ve entegrasyondan geçtiğinin, ülkedeki tüm gruplar ve fertler tarafından tam manasıyla anlaşılmış olmasını ümit ediyoruz.
Türkiye, Suriye Hükümeti’nin halkın rızasına dayalı kapsayıcı ve bütünleştirici bir icraat anlayışıyla sürdürdüğü terörle mücadele çabaları ile ülkenin yeniden inşasına yönelik çalışmalarını desteklemeye devam edecektir.”













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *