Machado’nun Nobel Komitesi tarafından verilen ödülünü ABD Başkanı Donald Trump’a transfer etmesinin ödülün kazananını değiştirmeyeceği Avrupa’daki ödül komitesi tarafından açıkladı. Venezuela’da Maduro’nun yerine Machado düşünelerek ödül verilmiş, ancak ABD Maduro’yu kaçırarak yeni düzene şekil vermişti.
Komiteden yapılan açıklamada, “Madalya ve diploma, bir kişi ya da kuruluşun Nobel Barış Ödülü ile ödüllendirildiğinin fiziksel sembolleridir. Ödülün kendisi, Norveç Nobel Komitesi tarafından belirtilen kişi ve kuruluştan ayrılamaz bir onur ve tanımadır.” ifadesine yer verildi.
Şu anda birçok Nobel madalyasının dünyada müzelerde sergilendiği, bazı kişilerin de ödüllerini bağışlamayı ya da satmayı tercih ettiği vurgulanan açıklamada, “Madalya ya da diploma daha sonra başka birine verilse dahi bu Nobel Barış Ödülü’nü kazanan kişiyi değiştirmez.” ifadesi kullanıldı.
ABD Başkanı Trump, 15 Ocak’ta Machado ile görüşmesine ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, muhalif liderin kendisine Nobel Barış Ödülü’nü sunduğunu ifade etmiş ve bunun karşılıklı saygıya dayalı “çok güzel bir jest” olduğunu belirtmişti.
Beyaz Saray’daki görüşmelerinin ardından gazetecilere konuşan Trump, Machado’nun görüşme sırasında kendisine “birçok savaşı sona erdirmedeki rolü” nedeniyle Nobel Barış Ödülü’nü hak ettiğini söylediğini iddia etti.
Machado’nun kendisine ödülü takdim etmesini memnuniyetle karşıladığını belirten Trump, “Bence kendisi çok değerli bir insan ve tekrar görüşeceğiz.” dedi.
Trump, “(Machado) Bana, ‘Sekiz savaşı sona erdirdiniz, bu ödülü sizden daha fazla hak eden kimse yok’ dedi. Bunun çok güzel bir jest olduğunu düşündüm.” ifadelerini kullandı.
Daha önceki açıklamalarında ise Trump, “Machado’nun Venezuela’da iktidarın başına geçecek kadar halk arasında saygınlığının ve gücünün olmadığını” savunmuş ve bu sebeple Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez ve hükümeti ile çalışacaklarını belirtmişti.
Trump yönetimi, Venezuela devlet başkanı Maduro ve karısını yataklarından sürükleyerek gece yarısı ülkesinden kaçırmış, New York’ta hapse atmıştı. Avrupa bu duruma sessiz kalırken, Venezuela ise ABD ile anlaşma yoluna giderek görüşmelere başlamıştı. Beyaz Saray’da petrol şirketlerini toplayan Trump yönetimi de, Venezuela petrolünün nasıl paylaşılacağını masaya yatırmıştı. Venezuela’nın uyuşturucu merkezi olması ise henüz gündeme gelmiş değil. ABD Venezuela’ya saldırılarını, uyuşturucu kaçakçılarını vurarak başlatmıştı.













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *