ABD’de konuşan Suud elçisi, Krallığın ‘kırmızı çizgisinden’ söz etti

ABD’de konuşan Suud elçisi, Krallığın ‘kırmızı çizgisinden’ söz etti

Suudi Krallığının BM Büyükelçisi Çarşamba günü ABD’de BM Güvenlik Konseyi’nde yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan’ın ulusal güvenliğini tehdit etmeye yönelik her türlü girişim “kırmızı çizgi”dir ve kararlı bir şekilde karşılık verilecektir derken Güney Yemen’deki durumdan söz etti. Elçi, Somaliland konusuna ise hiç değinmedi.

ABD’de düzenlenen BM Güvenlik Konseyi toplantısında konuşan Abdulaziz Alwasil, ülkenin güneyindeki durumun “sosyal ve tarihi boyutları olan haklı bir dava” olduğunu ve ancak diyalog yoluyla çözülebileceğini söyledi.

Yemen konulu toplantıda konuşan büyükelçi, “Ulusal güvenliğimizi tehdit etmeye yönelik her türlü girişimin kırmızı çizgi olduğunu ve bunu gidermek ve etkisiz hale getirmek için gerekli önlemleri almaktan çekinmeyeceğimizi vurguluyoruz,” diye ekledi.

Arab News’un aktardığına göre, Alwasil, Suudi Arabistan’ın Yemen Cumhurbaşkanı Raşad el-Alimi’ye, Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi’ne ve Yemen hükümetine, ulusal birliği korurken güvenlik, istikrar, kalkınma ve barışı sağlamaya yönelik çabalarında verdiği desteği yineledi.

Güney Geçiş Konseyi güçlerinin 2 Aralık 2025’te Hadramout ve El-Mahra’da gerçekleştirdiği askeri faaliyetin tek taraflı olduğunu, Başkanlık Liderlik Konseyi’nin onayını almadığını ve Yemen’de Meşruiyeti Yeniden Kurma Koalisyonu ile koordineli olarak yürütülmediğini söyledi.

Alwasil, bunun Yemen halkının çıkarlarına zarar veren, güneydeki sorunların çözümüne yönelik çabaları baltalayan ve koalisyonun hedeflerine aykırı olan haksız bir tırmanmaya yol açtığını da sözlerine ekledi.

Krallığın, koalisyon ortakları, Başkanlık Liderlik Konseyi ve Yemen hükümetiyle birlikte, Aden’deki Güney Geçiş Konseyi ile koordinasyon sağlamak üzere bir askeri güç göndererek durumu kontrol altına almaya çalıştığını söyledi.

Alwasil, amacın güney konsey güçlerinin Hadramout ve Al-Mahra dışındaki önceki konumlarına geri dönmelerini ve kampların mutabakata varılan prosedürlere uygun olarak meşru hükümet güçlerine ve yerel yetkililere devredilmesini sağlamak olduğunu sözlerine ekledi.

Suudi Arabistan’ın güney sınırına yakın Hadramout ve El-Mahra’da gerçekleştirilen askeri operasyonlardan duyduğu üzüntüyü dile getiren yetkili, bu operasyonların Krallığın ulusal güvenliğine, Yemen’in güvenliğine ve bölgesel istikrara doğrudan tehdit oluşturduğunu söyledi. Bu tür adımların son derece tehlikeli olduğunu ve Yemen’de Meşruiyeti Yeniden Kurma Koalisyonu’nun kurulduğu ilkelerle çeliştiğini de sözlerine ekledi.

Alwasil, 23 Aralık’ta Maskat’ta imzalanan mahkum ve tutuklu takası anlaşmasını memnuniyetle karşıladı ve bunu acıları hafifletmek ve güven inşa etmek için önemli bir insani önlem olarak nitelendirdi.

Umman’ı istişarelere ev sahipliği yapması, sponsorluk yapması ve müzakereleri desteklemesi nedeniyle övdü ve BM’nin Yemen özel temsilcisi Hans Grundberg’in, Uluslararası Kızılhaç Komitesi’nin ve emeği geçen herkesin çabalarını takdir etti.

Krizin çözümü için yapılan siyasi çabalara ilişkin olarak Alwasil, Suudi Arabistan’ın, Güney Yemen’deki duruma adil çözümler bulmak amacıyla tüm paydaşları bir araya getirecek kapsayıcı bir konferansın Riyad’da düzenlenmesi çağrısını memnuniyetle karşıladığını söyledi.

Yemen hükümeti ve güney temsilcileriyle işbirliği içinde konferans hazırlıklarına başlandığını da ekleyen yetkili, bunun iki ülke arasındaki yakın bağları ve Yemen’in istikrara kavuşturulması konusundaki ortak çıkarlarını yansıttığını belirtti.

Güney Yemen halkının meşru özlemlerini karşılayacak kapsamlı ve adil çözümler bulunmasına yardımcı olmak için tüm güney paydaşlarını görüşmelere aktif ve yapıcı bir şekilde katılmaya çağırdı.

Alwasil, Yemen’deki tüm güçleri ve paydaşları, güvenlik ve istikrarı sağlayacak kalıcı bir siyasi çözüme ulaşmak için işbirliği yapmaya ve çabalarını yoğunlaştırmaya çağırdı.

Güney sorununu “sosyal ve tarihi boyutları olan haklı bir dava” olarak nitelendiren yetkili, “bu sorunun ele alınmasının tek yolu, ulusal ve uluslararası düzeyde mutabık kalınmış referans noktalarına dayalı kapsamlı bir siyasi çözüme götürecek diyalogdur” diye ekledi.

Paylaş :

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *