Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimizle irfanımızı ve tarihimizin hikmet mirasını, demokratik hayatımızın ve toplumsal uzlaşı arayışımızın temel dayanaklarından biri haline getirme kararlılığındayız.” ifadesini kullandı.
Bakan Tekin, Türkiye Uzlaşı ve Toplumsal Kalkınma Vakfınca Başkent Öğretmenevi’nde düzenlenen “Anadolu İrfanı Değerlerinin Toplumsal Uzlaşı Kültürüne Katkıları” başlıklı 9. Olağan Mütevelli Heyet Toplantısı’na katıldı.
Türkiye’nin tarihsel tecrübesinin bölgesindeki pek çok ülkeden farklı bir derinlik taşıdığını vurgulayan Tekin, yüzyıllar boyunca devletle toplum arasında kurulan bağın, dinin, kültürün, siyasete meşruiyet kazandıran değerlerin süzgecinden geçerek olgunlaştığını iddia ederek, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Darbeler gördük, vesayet dönemlerinden, terörün şehirlerimizi ve dağlarımızı kuşatmaya kalkıştığı yıllardan geçtik, ağır ekonomik ve siyasi buhranlarla yüzleştik. Buna rağmen sokakta, sandıkta, gündelik hayatın içinde ortaya çıkan toplumsal tepki çoğu zaman yüzlerce yılın imbiğinden geçen bir tarihi sükunetin izlerini taşıdı.
Son 23 yılda bu tarihi sükunetin yanına kararlı bir siyasi irade eklendi. Terör örgütlerinin hendeklerle, bombalarla şehirlerimizi esir almaya çalıştığı dönemlerde bir yandan güvenlik güçlerimizin fedakarlığıyla sahada güçlü bir mücadele yürütüldü diğer yandan milletin hukukunu ve onurunu koruyan demokratik adımlar atıldı. Başörtüsü yasağının kaldırılmasından eğitim ve kamuda inanç özgürlüğünü güçlendiren düzenlemelere, farklı dil ve lehçelerde açılan imkanlardan Alevi-Bektaşi vatandaşlarımızın taleplerini duyan ve cemevlerini kurumsal muhatap kabul eden adımlara kadar pek çok alanda devletle vatandaş arasındaki mesafe daraldı.”
Yapılan her düzenlemenin ardında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasının bulunduğuna dikkati çeken Tekin, “Terörün gölgesinin çekildiği, vesayetin gerilediği her adımda hem güvenliğimizi tahkim eden hem de demokrasimizin ufkunu genişleten bir çizgi ortaya çıktı.” ifadelerini kullandı.
Bakan Tekin, devletle toplum arasındaki mesafenin azaldığı, vatandaşın kendini bu ülkenin gerçek sahibi olarak hissettiği her düzenlemenin ortak hafızaya yeni bir seviye kazandırdığını savundu.
Tekin, “Hangi adla anılırsa anılsın ortada duran hakikat bence şudur, bu millet, zamanın bütün sarsıntıları ve fırtınaları içinde hayatı birlikte tutan yolu bulur, o yolu açık tutan iradeyi de her defasında tazeler.” dedi.
Tekin, içinde yaşanılan çağın bu birikimi nasıl yıprattığının üzerinde durulması gereken bir başka boyut olduğunu dile getirerek, dünyanın pek çok yerinde siyasetin, itidal yerine öfke, basiret yerine provokasyon üzerinden inşa edildiğine, sosyal medya mecralarının dili hoyratlaştıran ve insanı insana karşı tahammülsüz kılan bir alana dönüştüğüne dikkati çekti.
Kimliklerin, yan yana durmanın imkanını çoğaltan bir zenginlik gibi anlatılmak yerine, birbirini yoklayan, tedirgin eden sınırlar üzerinden tarif edildiğini anlatan Tekin, şöyle devam etti:
“Türkiye, bu küresel iklimin ortasında kendi vakur çizgisini muhafaza etmeye çalışıyor. Böyle bir tabloda, Anadolu irfanının yüzyıllar boyunca taşıdığı uzlaşı ufkunu diri tutmak, siyasetin, ilim ve fikir dünyasının, medyanın, sivil toplumun ve eğitim sistemimizin omzuna yüklenmiş ağır bir mesuliyet olarak karşımızda duruyor. Bizim için asıl mesele eğitim cephesinde evlatlarımıza nasıl bir insan ve toplum tasavvuru açacağımızdı. Bütün eğitim politikalarımızın mihverinde bu var. Onlara hadiseleri çözebilecek bir zihin, insanı kucaklayabilecek bir gönül, ihtilafı büyütmek yerine adalet ve merhametle yönetebilecek bir ahlak kazandırmak zorundayız. Bu, hem tarihimize hem kültürümüze hem de emanetini taşıdığımız nesle karşı borcumuzdur.
Öğretmen yetiştirme düzenimizden müfredata, okul ikliminden ölçme ve değerlendirme anlayışımıza kadar her başlığı bu borcun şuuruyla yeniden terkip ediyor, öğrencinin bilgi birikimi kadar davranışına, kurduğu ilişkilere, hayata bakışına varan bir eğitim iklimi inşa etmeye çaba sarf ediyoruz. Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimizi bu gayretin omurgası olarak kurguladık.”
Bakan Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ni kurgularken milletin irfan havzasıyla çağın pedagojik imkanlarını buluşturan bir yol haritası ortaya koymaya çalıştıklarını, aklıselim, kalbiselim ve zevkiselim kavramlarını bu yüzden merkeze aldıklarını savundu.













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *