Avrupa diken üstünde

Avrupa diken üstünde

Venezuela devlet başkanını ülkesinden kaldırdığını açıklayan Trump’ın aynı konuşma içerisinde ‘Gronland’a ihtiyacımız var’ sözleri, Danimarka ile birlikte Almanya, İngiltere ve Fransa’yı tedirgin etti. Danimarka başbakanı “Gergin değilim. Saf da değilim.” ifadesini kullanırken, 57 bin nüfuslu Gronland’ın başbakanı ise korku ve endişeye gerek olmadığını, “tek gecede ele geçirilme” riskinin bulunmadığını söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump, stratejik konuma sahip ada ülkesi Grönland’da Rus ve Çin varlığının arttığını savunarak “Ulusal güvenliğimiz açısından Grönland’a ihtiyacımız var.” ifadesini kullanmıştı.

Trump ayrıca, ABD’nin Grönland üzerindeki kontrolünün Batı’nın daha geniş çıkarlarına hizmet edeceğini savunarak, Avrupa Birliği’nin (AB) güvenliği açısından da “buna ihtiyaçları olduğunu” söylemişti.

Danimarka’ya bağlı özerk bir bölge olan Grönland, daha önce ABD tarafından gelen ve egemenliğin devredilmesini de içeren yaklaşımları reddetmişti.

Grönland, ABD ile diyaloğu sürdürme niyetinde olduklarını belirtti

Nielsen, ABD Başkanı Donald Trump’ın “Ulusal güvenliğimiz açısından Grönland’a ihtiyacımız var” söyleminin ardından Grönland’ın başkenti Nuuk’ta basın toplantısı düzenledi.

Özel bir durumla karşı karşıya olduklarını belirten Nielsen, “Son gelişmeler ışığında halkın endişelenmesi anlaşılabilir bir durum ancak buna gerek yok. Grönland, ‘doğru kanallar’ aracılığıyla ABD ile diyaloğu sürdürme arayışında. ABD ile uzun yıllardır devam eden güven ve işbirliğini sürdürme niyetindeyiz.” ifadesini kullandı.

Jens-Frederik Nielsen, hem toplum olarak hem de müttefiklerle birlik içerisinde hareket etmeleri gerektiğini vurgulayarak, NATO ile işbirliğini de genişletmek istediklerinin altını çizdi.

ABD’nin Venezuela’ya askeri müdahalesinin ardından Grönland’ın yeniden gündeme gelmesine ilişkin Nielsen, “Grönland’ın durumu tamamen farklı. ABD’nin ilhak riski yok. Grönland, ABD ile temas kurmak için uygun diplomatik kanalları kullanmak istiyor.” dedi.

Nielsen, Trump’ın Grönland’a ilişkin söylemlerinin sonunun gelmesi gerektiğine işaret ederek, uzun yıllardır devam eden dostluğun baskı altında olduğunu aktardı.

ABD ile iyi işbirliğinin yeniden kurulmasının önemini yineleyen Nielsen, Grönland için “tek gecede ele geçirilme” riskinin bulunmadığını kaydetti.

Danimarka

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, ABD’nin NATO müttefikine askeri saldırı kararı alması halinde her şeyin sona ereceğini iddia etti.

Frederiksen, ABD Başkanı Donald Trump’ın “Ulusal güvenliğimiz açısından Grönland’a ihtiyacımız var” söyleminin ardından Danimarka’nın devlet televizyonu TV2’ye özel açıklamalarda bulundu. Danimarka Krallığı çatısı altında bulunan iki özerk bölgeden biri olan Grönland’a karşı yaklaşımının en başından beri aynı olduğunu belirten Frederiksen, “Herkesin, en azından müttefiklerimizin ulusal sınırlarımıza saygı duymasını bekliyoruz.” dedi.

Frederiksen, Danimarka ve Grönland’ın tehdit edilmesini asla kabul etmeyeceklerini ifade ederek, şunları söyledi:

“ABD Başkanı Trump’ın defalarca Grönland’ı istediğini dile getirmesi ciddiye alınmalı. Yalnız şunu da açıkça belirtmek isterim ki eğer ABD bir başka NATO ülkesine askeri saldırı kararı alırsa, her şey durur. Buna NATO ve İkinci Dünya Savaşı’nın sonlanmasından bu yana sağlanan güvenlik de dahil.”

Demokrasi ve uluslararası hukuka inancı olduğunu aktaran Frederiksen, sınırlarının hiçbir şekilde değişmeyeceğine de inandığını söyledi.

Frederiksen, Grönland’a uygulanan baskının kabul edilemez olduğunu belirterek, “Gergin değilim. Saf da değilim. Şu an haritadaki tüm hareketleri yakından takip ediyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

Almanya

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, kamu yayıncısı Deutschlandfunk radyosuna yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Trump’ın, “Ulusal güvenliğimiz açısından Grönland’a ihtiyacımız var” sözlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Wadephul, Grönland’ın Danimarka’ya ait olduğunu, bu konudaki pozisyonlarının çok net olduğunu dile getirerek “Bu, Avrupa’da tartışmasız bir gerçek ve bu konuda Avrupa’nın birlik içinde olduğu da çok açık.” dedi.

Trump’ın Çin ve Rusya’nın bu bölgeye ilgisinin arttığını “haklı olarak” belirttiğini söyleyen Alman bakan, “Bu durum bizim güvenlik çıkarlarımızı da ilgilendiriyor.” diye konuştu.

Bakan, bu konuların ABD ile görüşülmesine açık olduklarını ve NATO içerisinde Arktik bölgesindeki güvenlik durumunun tartışılması gerektiğini belirterek “Ancak bu, Grönland’ın ve Danimarka’nın toprak bütünlüğüne ilişkin meseleyi hiçbir şekilde etkilemez.” ifadesini kullandı. Ayrıca, yakın zamanda Grönland’a gitme ihtimalinin de olduğuna işaret etti.

Fransa

Fransa Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Pascal Confavreux, basına yaptığı açıklamada, Grönland konusunda Danimarka’ya destek mesajı verdi. Confavreux, Grönland’ın Grönlandlılara ve Danimarkalılara ait olduğunu, bölgeye ilişkin kararı da onların verebileceğini vurgulayarak “Sınırlar güç kullanarak değiştirilemez.” dedi.

AB Komisyonu

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu sözcülerinden Anitta Hipper,  Brüksel’deki günlük basın toplantısında, gazetecilerin Trump’ın Grönland hakkında yaptığı açıklamalar hakkındaki sorularını yanıtladı.

Ulusal egemenlik, toprak bütünlüğü, sınırların dokunulmazlığı ve BM Şartı ilkelerini savunmaya devam edeceklerini belirten Hipper, “Bunlar evrensel ilkelerdir ve özellikle bir AB üye ülkesinin toprak bütünlüğü sorgulandığında, bunları savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz.” dedi. Hipper ayrıca, Grönland’ın statüsünde yapılacak herhangi bir değişimin yalnızca Danimarkalılar ve Grönlandlılar tarafından kararlaştırılabileceğini kaydetti.

AB Komisyonu Başsözcüsü Paula Pinho da ABD’nin Venezuela’ya askeri müdahalesinden sonra Grönland konusunda Birliğin caydırıcı yeni bir yaklaşıma ihtiyaç duyup duymadığı sorusunu, “Grönland’ın ABD’nin müttefiki olduğunu ve NATO ittifakı kapsamında olduğunu hatırlatmak isteriz ve bu çok büyük bir fark. Bu nedenle Grönland’ın tamamen yanındayız ve (Venezuela’da) yaşananlarla hiçbir şekilde bir benzerlik görmüyoruz.” diye cevapladı.

İngiltere

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, İngiliz Sky News televizyonuna yaptığı açıklamada, Venezuela’daki gelişmeler ve ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’la alakalı açıklamasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Venezuela için önemli konunun demokrasiye barışçıl geçiş olduğunu belirten Starmer, “Hafta sonundan önce de Venezuela’nın gayrimeşru başkanına karşı duruşumuz buydu. Onun arkasından ağlamayacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

ABD’nin uluslararası hukuku ihlal edip etmediği yönündeki soruyu yanıtsız bırakan Starmer, “Önemli olan uluslararası hukuktur. Venezuela için de önemli olan budur. Ben, herkes için geçerli olan uluslararası hukuka inanıyorum ve ABD, attığı adımların gerekçesini ortaya koymalıdır.” ifadelerini kullandı.

Starmer, Trump’ın “Ulusal güvenliğimiz açısından Grönland’a ihtiyacımız var.” açıklamasını da değerlendirerek “Grönland’ın geleceği, yalnızca Danimarka ve Grönland’ın elinde olmalı. Danimarka, yakın bir Avrupa ve NATO müttefikidir. Bu yüzden Grönland’ın geleceği, sadece Grönland ve Danimarka Krallığı tarafından belirlenmelidir. Bu konudaki duruşumuz çok net.” diye konuştu.

Danimarka Başbakanı Frederiksen’in “ABD’nin Grönland’ı devralmasının gerekliliğini tartışmak, kesinlikle hiçbir anlam ifade etmiyor ve tehditlerini durdurmalılar.” açıklamasıyla ilgili de yorum yapan Starmer, “Onu destekliyorum. Grönland’ın geleceği konusunda haklı.” dedi.

Trump’ın tehditlerini kınayacak mı?

İngiltere İçişleri Bakanlığında Göç ve Vatandaşlıktan Sorumlu Devlet Bakanı Mike Tapp ise Sky News televizyonunda katıldığı programda, “ABD’nin Grönland’ı işgal etmesinin yanlış olup olmayacağı” sorusuna yanıt vermekten defalarca kaçındı. Bakan Tapp, Trump’ın Grönland’a ilişkin açıklamaları sorulduğunda, bunların yanlış olup olmadığına dair görüş bildirmeyi reddetti.

“Müttefikler önemlidir.” ifadesini kullanan Tapp, perde arkasında “dikkatli diplomatik görüşmeler” yürütüldüğünü, bu konuda “sürekli yorum yapmayacağını” söyledi. Tapp, ABD ve Danimarka’nın her ikisinin de NATO üyesi olduğunu vurgulayarak, NATO’nun “bölünme yerine tartışmayı esas almış olmasından” gerçekten gurur duyduğunu ifade etti.

Trump’ın “tehditlerini” kınayıp kınamayacağı defalarca sorulduğunda da aynı ifadeleri kullanan Tapp, “Bu, benim burada oturup varsayımlar hakkında konuşacağım bir konu değil. Sonsuza kadar böyle devam edebiliriz.” yanıtını verdi.

Paylaş :

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *