Eski hükümetlerde devlet bakanlığı, başbakan yardımcılığı ve dışişleri bakanlığı görevlerinde bulunan halen DEVA Partisi liderliğini yürüten Ali Babacan, yargıdaki sorunun kanunlardan çok “siyasi baskı”dan kaynaklandığını savunarak, Cumhurbaşkanı olması halinde yemin töreninin hemen ardından vereceği “telefon yok, not yok; yasa ve vicdan ne diyorsa onu yapın” talimatıyla sistemin bir dakikada düzeleceğini savundu.
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Türkiye’nin en çok tartışılan konularından biri olan yargı bağımsızlığına ilişkin iddialı bir çıkış yaptı. Sorunun çözümünün sanıldığı kadar zor olmadığını savunan Babacan, “Ben Cumhurbaşkanı olayım, yemin töreninden sonraki iki cümlelik talimatla sistemi bir dakikada düzeltirim” dedi.
Karar gazetesinin aktardığına göre, Ali Babacan, Tivi 6’da yayınlanan “Başkanlar Konuşuyor” programında gündeme dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Selahattin Demirtaş, Osman Kavala ve Can Atalay gibi isimlerin tutukluluk süreçlerine değinen Babacan, yargı üzerindeki siyasi baskının nasıl kaldırılabileceğine dair kendi formülünü açıkladı.
Yargıdaki sorunların yasalardan ziyade fiili uygulamalardan kaynaklandığını belirten Babacan, çözüm için Cumhurbaşkanlığı makamındaki siyasi iradenin tavrının belirleyici olduğunu söyledi.
Babacan, “Ben bu ülkenin Cumhurbaşkanı olsam ne yaparım?” sorusuna şu yanıtı verdi:
“Sisteme vereceğim iki üç cümlelik talimat ile düzeltirim. Talimat şu olur: ‘Arkadaşlar artık size telefon yok, not kağıtları falan yok. Yasa ne diyorsa, vicdanınız ne diyorsa onu yapacaksınız.’ Bu kadar. Bu bir dakikadır. Yemin töreninden sonraki ilk açıklama bu olsa, olayların yönü hemen değişir. Bakarsınız birdenbire sistem tıkır tıkır işlemeye başlamış. Çünkü baskı yapan kimse kalmaz.”
İktidarın yargı bağımsızlığına dair söylemlerini de eleştiren Babacan, bu konunun sıkça dile getirilmesinin aslında sorunun varlığına işaret ettiğini savundu.
Babacan, “Sık sık ‘yargı bağımsızdır’ demeye ihtiyaçları varsa, demek ki bir şey var ki bunu söylemek zorunda kalıyorlar. Yoksa niye her gün tekrar etsinler? Yargı üzerinde ağır bir etki ve baskı olduğunu işin içindeki herkes biliyor” ifadelerini kullandı.
Siyasi iradenin özellikle “kendi radar alanına giren” ve nokta atışı takip ettiği dosyalarda müdahil olduğunu öne süren DEVA Lideri, yargı mensuplarının büyük çoğunluğunun bu durumdan memnun olmadığını dile getirdi. Babacan, “Milyonlarca dosyayı takip etmeleri mümkün değil ama seçme alanlarda ciddi müdahale var. Yargı mensuplarımız da bu baskıdan, o ‘kayrı ekseninden’ rahatsız. O baskıyla karar alan savcı ve hakimlerimiz bunu mutlu bir şekilde yapmazlar” değerlendirmesinde bulundu.
Babacan, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Sadettin Saran’ın gözaltına alınma usulüne tepki gösterdi. Babacan, şunları söyledi:
“Türkiye’deki önemli futbol kulüplerinden birisinin başkanının yurt dışındayken gel dediğinde gelebildiği bir ortamda, aynı insana siz deseniz ki bugün Saadettin Saran’a, bir telefon ararsınız, ya arkadaş birkaç sorumuz daha var, şu saatte sizi adliyeye bekliyoruz dese gelmeyecek mi yani? Yurt dışından çağrılıp çağrılmaz gelmiş de evinden adliye mi gelmeyecek? Niye evine polis gönderiyorsun da polis eşliğinde götürüyorsun değil mi? Bunlar işte Türkiye’de adalet duygusunu zedeleyen konular.”













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *