Başkent Caracas’ta düzenlenen etkinlikte Trump’a seslenen Maduro, “Bence Başkan Trump, kendi ülkesindeki sorunlarla ilgilenmeli. Ekonomik ve sosyal konulara odaklansa, dünyayla ilişkileri daha iyi olur. Her başkan kendi işine bakmalı.” ifadesini kullandı.
Başkent Caracas’ta düzenlenen etkinlikte konuşan Maduro, Trump’ın mesaisinin önemli bir kısmını Venezuela’ya ayırdığını savunarak, “Venezuela’nın başkanı olmak yerine, başka ülkelere karışmaya, onlara sorun çıkarmaya ya da dünyayı yönetmeye çalışmaya vaktimi harcasaydım, bunu çok kötü yapmış olurdum. Trump ile yeniden konuşursam bunu kendisine söyleyeceğim.” diye konuştu.
ABD’nin, ülkesini petrol üzerinden baskı altına almaya çalıştığını belirten Maduro, “Ne söylediğimi biliyorum, bize bu imtihanı yaşattığı için Tanrı’ya şükrediyorum ancak bu sınavı da aşacağız ve ekonomik olarak, egemen bir ülke olarak daha güçlü çıkacağız.” dedi.
Maduro, ABD’li petrol şirketi Chevron ile yapılan anlaşmalara sadık olduklarını vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Biz ciddi insanlarız, bir sözleşme imzaladığımızda anayasaya uygun olarak, yağmur yağsa da fırtına çıksa da eksiksiz yerine getirilir. Durumsal ve geçici çatışmalara rağmen Chevron ile yapılan sözleşme tamamen uygulanıyor çünkü biz dürüst ve onurlu insanlarız.”
Televizyonda Maduro’nun mektubu okundu
Venezuela Dışişleri Bakanı Yvan Gil, devlet televizyonu VTV’de, Devlet Başkanı Maduro tarafından kaleme alınan bir mektubu okudu.
Buna göre, Maduro, mektubunda ABD’nin Karayip Denizi’nde Venezuela petrolü taşıyan iki gemiye el koymasının küresel ekonomiyi olumsuz etkileyeceğini ve bu eylemlerin yalnızca Venezuela ile sınırlı kalmayarak tüm bölgenin istikrarını tehdit edeceğini belirtti. Maduro, şu ifadelere yer verdi:
“Venezuela’nın enerji ticaretine yönelik abluka ve korsanlık, petrol ve enerji arzını etkileyecek, uluslararası piyasalardaki istikrarsızlığı artıracak, Latin Amerika ve Karayipler ile dünya ekonomilerine, özellikle de en kırılgan ülkelerde ciddi zarar verecektir. Enerji bir savaş silahına ya da siyasi baskı aracına dönüştürülemez.”
ABD’ye saldırgan eylemlerine ve Karayipler bölgesindeki askeri yığınağına son vermesi çağrısında bulunan Maduro, Donald Trump yönetiminin 14 Ağustos’ta sözde uyuşturucuyla mücadele operasyonunu gerekçe göstererek Karayip Denizi’nde tarihinin en büyük deniz ve hava konuşlandırmasını başlattığını hatırlattı.
Maduro, ülkesinin barıştan yana bir tutum izlediğinin altını çizerek, uluslararası hukuk çerçevesinde Venezuela’nın toprak bütünlüğünü ve doğal kaynaklarını savunacağını kaydetti.
ABD Başkanı Donald Trump, 16 Aralık Salı günü, “uyuşturucu terörizmini finanse ettiği gerekçesiyle” Venezuela’ya giriş veya çıkış yapan yaptırım altındaki tüm petrol tankerlerine “tam ve eksiksiz bir abluka” uygulanması yönünde talimat vermişti.
Parlamento “ablukaya” karşı yasa çıkardı
Venezuela’da parlamento, ABD’nin yaptırım uyguladığı petrol tankerlerine yönelik adımlarına karşı, seyrüsefer ve ticaret özgürlüklerini güvence altına alan bir yasayı kabul etti. Devlet televizyonu VTV’nin haberine göre, milletvekili Giuseppe Alessandrello tarafından sunulan yasa teklifi, Ulusal Mecliste (AN) oy birliğiyle kabul edildi.
Milletvekili Alessandrello, VTV’ye yaptığı açıklamada, düzenlemenin, ABD’nin “korsanlık” olarak nitelendirilen eylemlerini destekleyenler için 20 yıla kadar hapis cezası öngören yaptırımları da içerdiğini belirtti. Yasanın önemine dikkati çeken Alessandrello, şunları söyledi:
“Yasa iki bölüm ve 11 maddeden oluşuyor. Temel amacı, Venezuela’nın onayladığı uluslararası anlaşmalarla koruma altına alınan seyrüsefer ve ticaret özgürlüklerini güvence altına almaktır. Ayrıca ticari ilişkileri korumayı ve ABD hükümetinin kara sularımızda gerçekleştirdiği yağmacı eylemlere karşı ülkemizi savunmayı hedefliyor.”
Alessandrello, düzenlemenin 1958 Cenevre Açık Denizler Sözleşmesi ile Birleşmiş Milletler Şartı’na dayandığını dile getirerek, “Korsanlık, abluka veya diğer uluslararası yasa dışı faaliyetleri teşvik eden, destekleyen, finanse eden ya da bu eylemlere katılan herkes 15 ila 20 yıl hapis cezası ve Merkez Bankasının belirleyeceği en yüksek döviz kuru üzerinden para cezasıyla karşı karşıya kalacak.” ifadelerini kullandı.
Venezuela Ulusal Meclisi Başkanı Jorge Rodriguez de yaptığı açıklamada, ABD’nin Venezuela petrolü taşıyan iki gemiye el koymasını, 16. yüzyılda İspanyol gemilerine yönelik korsanlık faaliyetleri yürüten İngiliz denizci Sir Francis Drake’in uygulamalarının devamı olarak nitelendirdi.
Rodriguez, Venezuela halkının tüm saldırılara karşılık vereceğini ve sonunda galip geleceğini vurgulayarak, ABD hükümetini “barbarlıkla” suçladı.
ABD Başkanı Donald Trump, 16 Aralık Salı günü, “uyuşturucu terörizmini finanse ettiği gerekçesiyle” Venezuela’ya giriş veya çıkış yapan yaptırım altındaki tüm petrol tankerlerine “tam ve eksiksiz bir abluka” uygulanması yönünde talimat vermişti.
İngiltere kraliçesinden İngiliz korsana Sir unvanı
Karayipler, Pasifik ve Atlantik’te faaliyet gösteren İngiliz denizci Sir Francis Drake, İspanyol gemilerine yönelik korsanlık faaliyetleriyle tanındı. İngiltere’de ise kahraman olarak anılan Drake’e, Kraliçe I. Elizabeth tarafından “Sir” unvanı verildi.
Sosyalist Maduro Noel fuarında
Başkent Caracas’ta bir Noel fuarını ziyaret eden Maduro, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, Venezuela’nın talebi üzerine BM Güvenlik Konseyi’nde düzenlenen acil toplantıya değindi.
ABD’nin Venezuela’ya ait petrol tankerlerine el koymasını bir kez daha “korsanlık” olarak yorumlayan Maduro, “Hiç kimse Venezuela’yı yenilgiye uğratamayacak. Güvenlik Konseyi, Venezuela’ya serbest seyrüsefer ve serbest ticaret hakkı konusunda oldukça ezici destek veriyor.” dedi.
Dışişleri Bakanı: BM Güvenlik Konseyi’nde ABD’nin yalanları çürütüldü
Venezuela Dışişleri Bakanı Yvan Gil, konuya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ülkesinin BM Güvenlik Konseyi toplantısında ABD hükümetinin tüm yalanlarını çürüttüğünü ileri sürdü. ABD’nin sömürgeci bir mantıkla hareket ettiğini vurgulayan Gil, şunları kaydetti:
“Dünyadaki hiçbir ülke, hatta ABD’nin tarihi müttefikleri bile, sahte bir uyuşturucuyla mücadele gerekçesi altında özgür ve egemen bir ulusu boyun eğdirmek amacıyla güç kullanımını ya da güç kullanma tehdidini onaylamadı. Konsey toplantısında, Venezuela halkına devredilemez biçimde ait olan petrol kaynaklarına el koymaya yönelik açık denizlerdeki korsanlık eylemleri kınandı.”













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *