Macron, Birleşmiş Milletler (BM) 80. Genel Kurulu’nda konuştu, uluslararası ilişkilerde “en güçlünün hayatta kalması” yaklaşımının yerleşmesine izin verilmemesi gerektiği konusunda uyardı.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Trump’ın yaptığı konuşmada Birleşmiş Milletler’e yönelik sert eleştirilerinin ardından mevcut Macron uluslararası düzeni savundu, “Zamanımızın en büyük riski bu… En güçlünün hayatta kalması riski. Birkaç kişinin bencilliğinin galip gelmesi riski,” dedi.
Macron, “Dünyanın karmaşıklığı, ilkelerimizden ve hırslarımızdan vazgeçmemiz için bir sebep değil. Bir bakıma, içinde bulunduğumuz durum bir paradoks. 80 yıl önce hüküm süren iş birliği ruhunu her zamankinden daha fazla yeniden tesis etmemiz gerekiyor.”
BM’nin “en sert eleştirmenleri aynı zamanda oyunun kuralını değiştirmek isteyenlerdir, çünkü onlar egemenlik kurmak isterler” dedi.
Macron konuşmasında ayrıca Ukrayna’ya yönelik diplomatik çabalarını ve pazartesi günü aynı kürsüden duyurduğu Filistin devletinin tanınmasını da savundu, “Fransa, çifte standartlara karşı çıktığı için Ukrayna’nın yanında yer alacak, tıpkı Ortadoğu’da barış için yaptığımız gibi.” dedi.
Macron, ABD liderinin Ukrayna konusunda açıkça tavır değiştirmesinin ardından Trump’a övgüler yağdırdı ve bu durum, Trump’ın ilk kez Kiev’in yalnızca orijinal topraklarını geri alabileceğini değil, daha da ileri gidebileceğini düşündüğünü ima etti. Macron, “ABD Başkanı’nın Ukrayna’nın yeteneğine inanmasını memnuniyetle karşılıyorum” dedi.
Macron, küresel ve yerel çatışmaların yaygınlaştığını ve Cenevre Sözleşmelerinin ihlal edildiğini, iklim değişikliğinin kontrol altında olmadığını ve biyolojik çeşitliliğin çöktüğünü anlattı. Küresel ticaretin sarsıldığını ve gümrük savaşlarının arttığını söyleyen Macron, “80 yıl önce inşa edilen manevi işbirliğini yeniden tesis etmeye her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var, buna rağmen kendimizi izole ediyoruz.” dedi. Macron, kolektif çok taraflılığa geri dönüşün sağlanması için uluslararası toplumun birlikte çalışması gerektiğini vurguladı.
Çatışmaların arttığı bir dönemde insan hakları ihlallerinin önlenmesi gerektiğinin altını çizen Macron, “Bizim görevimiz, uluslararası insancıl hukuka saygı gösterilmesini sağlamaktır.” ifadelerini kullandı. Macron bu bağlamda Uluslararası Ceza Mahkemesinin (UCM) cezasızlıkla mücadelesine destek verilmesi gerektiğini söyledi.
Konuşmasında Rusya-Ukrayna savaşına değinen Macron, Ukrayna’nın Rusya’ya karşı direnişine destek olduklarını belirterek, “Rusya’nın saldırganlığı sadece Avrupa’nın sorunu değil, hepimizi rahatsız eden bir sorundur. Bu, bizim sorunumuzdur.” dedi. Ukrayna ve Fransa’nın barıştan yana olduğunu savunan Macron, Rusya’nın bir daha saldırmamasını sağlamak için yaklaşık 35 ülkeden oluşan Gönüllüler Koalisyonu’nu kurduklarını hatırlattı. Rusya’nın son haftalarda Romanya, Polonya ve Ukrayna’ya yönelik “istikrarsızlaştırıcı” eylemlerini de kınadı.
BM kapsamında dün yapılan Filistin konulu konferansta “Gazze’deki savaşı sona erdirmek, İsrail ve Filistin olmak üzere iki devletli çözümü korumak, tüm rehinelerin serbest bırakılmasını sağlamak, çok sayıda hayatı kurtarmak için güvenilir bir barış planı benimsediklerini” vurgulayan Macron, çok sayıda ülkenin New York Deklarasyonu’nu imzaladığını hatırlattı.
Macron, “İsrail’i tanıyan bir Filistin Devleti’ne, Filistin Devleti’ni tanıyan bir İsrail devletine giden yolu açmak için el ele verdik. Bölgede henüz bunu yapmamış tüm devletlerin, aslında barışa giden bir yol olan bu karşılıklı tanıma yoluyla İsrail devletini tanımalarını umuyoruz.” diye konuştu.
Macron, İran’ın nükleer silahlara erişiminin engellenmesi gerektiğine değinerek, nükleer müzakereler kapsamında New York’ta İran Cumhurbaşkanı ile bir araya geleceğini duyurdu.













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *