ABD’nin rehineler konusunda özel temsilcisi Adam Boehler ve ABD’nin Afganistan eski Özel Temsilcisi Zalmay Halilzad’ın da aralarında bulunduğu bir heyet, Afganistan’da Emir Han Muttaki ile yaptığı görüşmede, Washington’un ulusların tercihlerine saygı duyduğunu ve Afgan halkına hiçbir şey dayatmak istemediğini iddia etti.
Afgan Dışişleri Bakanlığı Halkla İlişkiler Daire Başkanı’nın verdiği bilgiye göre, her iki taraf da tutuklularla ilgili görüşmelerin sürdürülmesini önemli buluyor. Dışişleri Bakanlığı Halkla İlişkiler Başkanı Zia Ahmad Takal, “Bu toplantıda, iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin geliştirilmesinin yolları, vatandaşlarla ilgili konular, yatırımlar ve Afganistan’daki diğer fırsatlar hakkında kapsamlı görüşmeler yapıldı. Her iki taraf da, özellikle birbirlerinin ülkelerinde tutuklu bulunan vatandaşlar olmak üzere, ikili ilişkilerdeki çeşitli güncel ve gelecekteki konular hakkındaki görüşmelerin devam edeceğini vurguladı.” dedi.
Dışişleri Bakanı, görüşmede ayrıca ABD ile İslam Emirliği arasındaki Doha Anlaşması’na da değinerek, bu anlaşmanın ikili ilişkilerin normalleştirilmesi için iyi bir fırsat sunduğunu ve çözülemeyecek hiçbir zorluğun bulunmadığını kaydetti.
Takal, “Amerikan heyetinin başkanı, ülkesinin ulusların seçim özgürlüğüne saygı duyduğunu ve Afgan halkına hiçbir şey dayatma niyetinde olmadığını vurguladı” dedi.
ABD heyeti ayrıca Afganistan Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Molla Abdul Gani Baradar ile bir araya gelerek Afganistan’ın mevcut durumu, bölgesel ve küresel meseleler ile Afganistan ile ABD arasındaki siyasi ve ekonomik ilişkileri ele aldı.
Bakanlık yaptığı açıklamada, Molla Abdul Gani Baradar’ın toplantıda çatışmacı politikalardan vazgeçilmesi ve İslam Emirliği ile angajman çağrısında bulunduğunu belirtti. Adam Boehler ayrıca, Doha Anlaşması’nın herhangi bir ihlal olmaksızın usulüne uygun şekilde uygulandığını vurguladı. Ayrıca, ABD-Afganistan ilişkilerinin genişletilmesi ve iki taraf arasında esir değişimi yapılması gerektiğini vurguladı.
Afganistan’ın Kanada ve Fransa eski büyükelçisi Ömer Samad, “Bu, sonuç vermesi koşuluyla daha ileri adımlara doğru atılmış bir adımdır. Ancak, özellikle dünya ve bölgemiz çok kutupluluğa doğru ilerlerken, her iki taraf için de bir fırsattır.” dedi.
Adam Boehler, bu yılın 20 Mart’ında Kabil’e yaptığı önceki ziyaretinde, ilerlemeyi güven inşasında etkili bir adım olarak nitelendirmişti. Bu ziyaret, iki Amerikan vatandaşı George Glezmann ve Faye Hall’un İslam Emirliği’nin gözetiminden serbest bırakılmasıyla sonuçlanmıştı.
Mucahid: ABD Afganistan’a yönelik politikasını normalleştirmeli
Afganistan İslam Emirliği Sözcüsü Zabihullah Mucahid, 11 Eylül olaylarıyla ilgili TOLOnews’e yaptığı açıklamada, Washington’un Afganistan ve İslam Emirliği’ni yeterli soruşturma yapmadan suçladığını ve ardından askeri saldırı gerçekleştirdiğini söyledi.
Ona göre, o dönem El Kaide lideri olan Usame bin Ladin, İslam Emirliği’nin kurulmasından önce Afganistan’a gelmişti ve emirliğin yönetimi sırasında kısıtlı ve kontrollü koşullar altındaydı.
Mücahid şunları ekledi: “İslam Emirliği onlara, Usame bin Ladin’e karşı suçlamalarınız varsa, iki yol olduğunu önerdi: Birincisi, şeffaf bir soruşturma için davayı Afgan mahkemelerinde takip edin; ve eğer kendinize güvenmiyorsanız, daha fazla güvenilirlik için, Afganistan, Suudi Arabistan ve başka bir İslam ülkesi davayı ele almak üzere ortak bir mahkeme kurabilir.”
İslam Emirliği’nin, Afgan topraklarının ABD dahil hiçbir ülkeye karşı kullanılmasına izin vermeyeceğini vurguladı.
Mucahid ayrıca Doha Anlaşması’na atıfta bulunarak, ABD’nin Afganistan’a yönelik politikasını normalleştirmesi ve Afgan hükümetiyle resmi angajman başlatması çağrısında bulundu, “ABD’nin geçmişteki alışılmadık politikalarını değiştirmesini ve Afganistan’ın tüm ülkelerle iyi ilişkiler içinde olmasını istiyoruz” dedi.
Bu arada ABD Başkanı, Fox News’e verdiği son röportajda Chicago’daki şiddeti “Afganistan’dan daha kötü” olarak nitelendirdi. Trump şöyle dedi: “Her hafta 6, 7, 8, 9 kişi kaybediyorlar. 30-40 kişi de vuruluyor. Bu Afganistan’dan daha kötü. Bu daha kötü. Böyle bir şehir yok.”
ABD güçlerinin Ağustos 2021’de Afganistan’dan çekilmesinden bu yana, Kabil ve Washington arasındaki ilişkiler belirsizlik içinde kalmaya devam ediyor. ABD, İslam Emirliği hükümetini tanımadı ve Afganistan’ın varlıklarının bir kısmı yabancı bankalarda dondurulmuş durumda.
(TOLO News)













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *