PKK’nın kendini feshetmesine ilişkin açıklamalarda bulunan AKP İstanbul Milletvekili Azmi Ekinci, tutuklu bulunan eski HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında “Demirtaş’a hala suçlu muamelesini yapmak doğru olmaz. Demirtaş ve ona benzer kişiler siyasete dönebilir” ifadelerini kullandı. Yeni Şafak Yazarı İsmail Kılıçarslan “Yasin Börü ve 50 arkadaşı mezardan mı kalktı? Siz delirdiniz mi ya?” diyerek bu sözlere karşı çıktı.
12 Mayıs’ta PKK’nın kendisini feshetmesinin ardından kamuoyunda başlayan tartışmalara ilişkin açıklamalarda bulunan AKP İstanbul Milletvekili Azmi Ekinci, PKK’nın kararından dönme ihtimalini düşük gördüğünü belirterek, sürecin başarıya ulaşacağına inandığını söyledi.
Sözcü’nün aktardığına göre, Rudaw’a açıklamalarda bulunan Ekinci, yaklaşık 9 yıldır tutuklu olan eski HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş için de tahliye sinyalleri verdi.
Ekinci’nin açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:
“Bu örgütün kurucusu Sayın Öcalan. Kurucusu ve lideri bir çağrı yaptı. PKK’nın miadını doldurduğunu, 90’lardan itibaren tekrara düştüğünü ve işe artık bir kan davası şeklindeki yaklaşımla PKK’nın anlamsız bir hale düştüğünü söyledi. Dolayısıyla kendisini feshetmesi gerektiğini ilan etti. Yani aslında Abdullah Öcalan açısından bu örgütün kurucusu olan lider tarafından bu örgüt bitmiştir. Abdullah Öcalan’ın söyleminden sonra PKK ve bileşenlerinin buna itiraz edeceğini zannetmiyorum ama olsa bile bu saatten sonra bu kişiler marjinalleşir ve eriyip gitmeye mahkum olurlar ve başarılı da olamazlar. Macun tüpten çıkmış durumda. Bundan sonra kim buna karşı durursa, bu rüzgara karşı durursa o biter.”
“Şimdi kan davaları yaşanır, sonra barış masasına oturulur ve barış yapılır. O barışın gerekleri yerine getirilir. Şimdi burada da buna benzer bir durum var. Artık örgüt silah bırakmayı kendisini feshetme kararı aldı. Türkiye’de terörsüz bir Türkiye için ve demokrat bir toplum inşasını sağlamak için bu kararı aldı. Bu kararı aldıktan sonra kan davası artık bitti. Bundan sonra bunun gerekleri yerine getirilecek. Dediğim gibi yeni bir anayasa meselesi, yani Türkiye Büyük Millet Meclisi merkezinde yapılacak olan çalışmalar. Akabinde yapılan anayasanın ki bir takım değişiklikler yapıldığında daha önce suç sayılan bir takım şeyler artık bundan sonra suç olmayacak. Yani kişi kendi yanlışından vazgeçince sen hala o yanlışta duruyorsun şeklinde muamele etmenin anlamı yok.
Bu dünyanın hiçbir yerinde olmamıştır, olma da. Bu akılsız ve mantıksız kişilerin yapacağı bir şeydir. Selahattin Demirtaş hangi suçlardan ceza aldı, bugünkü oluşan konjonktürde o günkü şartlar ortadan kalktığı için Selahattin Demirtaş’a hala suçlu muamelesini yapmak doğru olmaz. Kaldı ki kendisi de sürecin başından sonuna kadar destek oldu ve bunu defalarca açıkladı. Bundan sonraki süreçte de buna katkı sağlayacağını düşündüğüm kişilerden birisidir Türkiye siyasetinde. Siyasete dönüş de yapabilir, siyasete aktör de olabilir Demirtaş ve ona benzer kişiler.”
İçişleri Bakan Yardımcısı ve İsmail Kılıçarslan’ın tepkileri
Bakan Yardımcısı Bülent Turan’ın yeniden paylaştığı o videoda, Yeni Şafak Yazarı İsmail Kılıçarslan şu ifadeleri kullandı:
“Yasin Börü ve 50 arkadaşı mezardan mı kalktı? Siz delirdiniz mi ya? ‘Hukuka giriş’ ya… Suç işlendiği an itibariyle… Yasin Börü mezarından dirildi mi de Azmi Ekinci hepimizi kıracak, üzecek, son derece sorumsuz bir açıklama yapıyor. Neye oynuyorsunuz? Bu kabul edilebilir bir şey mi? Selahattin Demirtaş serbest bırakılır, cezası biter, yeni bir infaz olur, bu ayrı. Ama bu konjonktürde ‘Suç ortadan kalktı’ ne demek? Bizim kalbimizi bu kadar kırmaya ne hakkınız var? Benim kalbim kırıldı açıkçası şu açıklamaya. Demirtaş’ın avukatlığını yapacak AKP’li vekilden başka insan mı mı kalmadı? Sürece destek veriyormuş, versin, tabii ki verecek. Ben ‘akılsız’ demiyorum ki son derece akıllı, sürece de destek verdi. Ama işlediği suç ortadan kalkmadı. Yasin Börü’nün intikamının peşine düşmeyeceksem, hesabını sormayacaksam adam sıfatıyla gezmeyeyim, o kadar uzun boylu değil. Konjonktüre bağlı olarak, devlet karar verir, Demirtaş’ı içeriden çıkarır, bunlar başka tartışmalar. Ama sen AKP vekili olarak Yasin Börü’yü bir an bile olsa aklından çıkaramazsınız. Kırmayın kalbimizi, kimseyi de sevindirmeyin.”
Öcalan, Demirtaş’ı istiyor iddiası
T24’ün haberine göre, kulislerde de Öcalan’ın Demirtaş’ı “yeni sürecin sözcüsü” olarak istediği konuşulmaya başlandı. Gazeteci Özlem Gürses, Sözcü TV’deki yayında şu bilgileri aktardı:
“Bugün geldiğimiz noktada kayyımlar olmayacak deniliyor. Haziran’ın 15’inde Demirtaş tahliye edilecek deniliyor. Hatta Demirtaş Figen Yüksekdağ ile birlikte yeni dönemin dışarıdaki sözcüsü olacak deniliyor. Öcalan’ın bunu talep ettiği ve toplumun geniş kesimlerinin ancak Demirtaş bunu dillendirirse ikna edilebileceği konuşuluyor.
Bu süreçte DEM Parti yeniden şekillenir ve Öcalan genel başkan gibi davranır diyenler var. Bunun yanında ikna edilebilirse Demirtaş yeniden döner ve bir pazarlık yapılır diyen var. DEM ikiye bölünür DEM’in içinden bir sosyalist parti çıkar ve TİP’le yürürler diyen de var.
Kayyım ve Demirtaş meselesi sürerken bir yandan da barış metnine ya da sürecine herhangi bir eleştiri getiren, temkinli bir şekilde yaklaşan herkesi vatan haini ilan etmek gibi bir trolleşme iklimine düştük. Yetişkin davranışıyla çözülebilecek; Türkiye’nin en kadim sorunlarından birini troll iklimindeki tweetlerle çözemeyeceğimiz çok ortada.”
Bahçeli’nin Demirtaş’a telefon talebi reddedildi
Medyascope’ten Ferit Aslan’ın iddiasına göre, Bahçeli’nin özel kalem müdürü tarafından bugün (12 Mayıs) öğle saatlerinde yapılan başvuruya cezaevi yönetimi yanıt vermedi.
Özel kalem müdürü, Demirtaş’ın avukatıyla iletişime geçerek telefon görüşmesinin koşullarının sağlanmasını talep etti. Aynı saatlerde Edirne Cezaevi’ne gelen İmralı Heyeti Üyesi Pervin Buldan da görüşme yapmak üzere içeri alındı. Girişte cezaevinin ikinci müdürü tarafından karşılanan Buldan, Bahçeli’nin talebinden haberdar olduğunu belirtti ve konunun birinci müdüre iletilerek Adalet Bakanlığı üzerinden değerlendirilmesini istedi.
Ancak ne cezaevi müdüründen ne de yönetimden bir dönüş sağlanabildi. Demirtaş ve Buldan yaklaşık bir saat süren görüşmelerini tamamladıktan sonra da herhangi bir açıklama yapılmadı. Görüşme talebine yanıt verilmemesi üzerine Demirtaş, cezaevindeki başgardiyanla sert bir tartışma yaşadı.
Cezaevi kaynaklarına göre, Demirtaş ile Edirne Cezaevi’nin birinci müdürü arasında daha önce de çeşitli gerginlikler yaşandığı belirtiliyor. Demirtaş’ın, cezaevi müdürünün “barıştan rahatsız” bir tutum içinde olduğunu dile getirdiği ve bu nedenle görev tarzının gözden geçirilmesini talep ettiği öğrenildi.
Görüşme talebinin içeriğine dair resmi bir açıklama yapılmazken, Bahçeli cephesinden de henüz kamuoyuna yansıyan bir değerlendirme bulunmuyor.
Halk TV’de DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları’nın da katıldığı “Rota” programında konuyla ilgili konuşan halktv.com.tr yazarı İsmail Saymaz, iddiayı Adalet Bakanlığı’na sorduğunu açıkladı. Saymaz, Bakanlığın iddia hakkında kendisine Bahçeli’den böyle bir talebin gelmediğinin söylediğini belirtti. Saymaz’ın açıklaması şöyle:
“Bu haberi yapan arkadaşımız Ferit Aslan. Kendisi hem sevdiğim, hem saygı duyduğum, haberinden şüphe etmeyeceğim bir arkadaşım. Bu haberi gördükten sonra ben Adalet Bakanlığı yetkililerini aradım. Ve kendilerine Sayın Devlet Bahçeli’den Sayın Demirtaş’la görüşmek üzere herhangi bir talep olup olmadığını sordum. Çünkü haberde telefonla görüşme vurgusu vardı. Adalet Bakanlığı yetkilileri bana sayın Bahçeli’den Demirtaş’la görüşmek üzere Adalet Bakanlığı’na bir başvuru olmadığını söylediler. Herhalde Sayın Bahçeli, Adalet Bakanlığı dışında bir yol denememiştir diye düşünüyorum. Bana Adalet Bakanlığı yetkililerinin verdiği bilgi bu yönde.”













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *