20 yaşındaki tutuklu Musab Adili, “Filistinli Esirler Günü”nde şehid oldu

20 yaşındaki tutuklu Musab Adili, “Filistinli Esirler Günü”nde şehid oldu

İsrail hapishanelerinde tutulan 20 yaşındaki Filistinli Musab Adili, Filistinli Esirler Günü’nde İsrail’in Soroka Hastanesi’nde şehid oldu. Siyonist rejim Filitinli esirleri sistematik olarak işkenceden geçirirken, Adili, siyonist cezaevlerinde 7 Ekim’den bu yana şehid olan 64. Filistinli oldu.

Filistin Esirler Cemiyeti ile Filistin Kurtuluş Örgütüne bağlı Esirler ve Serbest Bırakılanlar Heyetinden yapılan ortak açıklamada, işgal altındaki Batı Şeria’nın kuzeyindeki Nablus’un güneyinde bulunan Huvvara beldesinden 20 yaşındaki Musab Adili’nin İsrail’in Soroka Hastanesi’nde hayatını kaybettiği belirtildi.

İsrail’in Gazze’de yerinden edilen Filistinlilerin çadırlarına düzenlediği saldırıda 10 kişi hayatını kaybetti
Açıklamada, “İsrail cezaevi sisteminin benzeri görülmemiş bir şekilde uyguladığı sistematik suçlar sonucu hayatını kaybedenler listesine Adili’nin de şehadeti eklendi.” ifadesi kullanıldı.

Adili’nin 22 Mart 2024’te alıkonulduğu ve 13 ay hapis cezasına çarptırıldığı belirtilen açıklamada, Filistinli gencin hayatını kaybetme sebebinin henüz bilinmediğine dikkati çekildi.

İsrail ordusunun Gazze’ye saldırılarını başlattığı 7 Ekim 2023’ten bu yana, Adili’nin İsrail hapishanelerinde şehid olan 64. Filistinli olduğu ve bunların 40’nın Gazzelilerden oluştuğuna vurgu yapıldı.

Hapishanelerdeki 64 Filistinlinin ölümüne ilişkin açıklamada, bunun “1967’den bu yana kayda geçen en kanlı dönemde en yüksek sayı” olduğuna dikkat çekildi.

İsrail hapishanelerinde 1967’den bu yana hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısının 301’e çıktığı belirtildi.

Filistinliler, 1974’ten bu yana her 17 Nisan’ı “Filistinli Esirler Günü” olarak anıyor.

İsrail hapishanelerindeki Filistinliler “akıl almaz” işkenceler görüyor

Filistin Esirler Cemiyeti Başkanı Abdullah ez-Zeğari, Filistin Kurtuluş Örgütüne (FKÖ) bağlı Filistin Ulusal Konseyi tarafından 1974’te ilan edilen “17 Nisan Filistin Esirler Günü” dolayısıyla AA muhabirine yaptığı açıklamada, esir ve tutukluların gördüğü muamele ve işkencelere dair bilgi verdi.

Filistin halkının, 2 yıldır “Esirler Günü”nü İsrail’in Gazze’de yürüttüğü soykırım ve işlediği ihlallerin gölgesinde kutlamak zorunda kaldığına işaret eden Zeğari, “Hapishaneler kelimenin tam anlamıyla gerçek bir felakete dönmüş durumda. İsrail, insan haklarını hiçe sayan ihlallerin ve tıbbi ihmallerin dozunu artırdı.” dedi.

Gazze’de 7 Ekim 2023’ten bu yana devam eden “vahşi” saldırıların tüm tutukluları etkilediğini kaydeden Zeğari, İsrail’in tutuklulara karşı komplike unsurlar içeren suçlar işlediğini, bunun da ölen tutuklu sayısında rekor sürede artış yaşanmasına neden olduğunu dile getirdi.

Zeğari, “İsrail, 18 aydır süren soykırım boyunca işkence, aç bırakma ve tıbbi ihmal politikası sonucu 63 tutukluyu öldürdü. Bunlardan sonuncusu, Ramallah’ın doğusundaki Silvad kasabası sakinlerinden olan Velid Ahmed.” diye konuştu.

İsrail hapishanelerindeki koşullar “cehennemi” andırıyor

Tutukluların içinde yaşadıkları feci koşullarla ilgili olarak Zeğari, “İnsan hakları ve insani denetimden yoksun ve tıbbi ihmalin olduğu bu mekanlarda, başta uyuz olmak üzere binlerce tutukluyu etkileyen hastalıklar yaygınlaştı. Bireysel ve kolektif tecrit politikası, tutukluların hayatını cehenneme çevirdi.” değerlendirmesinde bulundu.

Hapishanelerdeki kötü koşulları “İsrail hapishanelerinde felaket yaşanıyor.” diyerek tanımlayan Zeğari şöyle devam etti:

“İsrail, özellikle Gazze Şeridi’nden esirlere karşı tecavüz, taciz, soyma ve gece gündüz darp gibi insan aklının alamayacağı işkence yöntemlerini kullandı. Gizli İsrail hapishanelerinde ve Sde Teiman Gözaltı Merkezi’nde ölen ve kimlikleri açıklanmayan Gazzeli esirler olduğuna eminiz.”

Dışarıda gerçek, içerde “sessiz savaş”

Zeğari, İsrail’in, Filistinlilere karşı Gazze ve işgal altındaki Batı Şeria’da hapishanelerde “sessiz bir savaş” yürüttüğünü ifade etti.

Tutukluların her gün yaşadıkları acılardan dolayı “İçeri girenler kaybolur, dışarı çıkanlar doğar” sloganını attığını söyleyen Zeğari, serbest bırakılan tutukluların birçoğunun, hapishanede geçirdikleri süreyi tutuklular hareketinin (hapishanelerdeki örgütsel yapıları tanımlamak için kullanılan terim) tarihindeki en kötü dönem olarak nitelendirdi.

İşlenen suçlar tutuklu ölümlerini artırabilir

İsrail’in, 7 Ekim 2023’ten beri Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te 17 bin Filistinliyi göz altına aldığını, Gazze’den de 15 bin kişiyi alıkoyduğunu paylaşan Zeğari, bunların büyük kısmının “zorla kaybetme” politikasıyla karşı karşıya olduğunu dile getirdi.

Halihazırda İsrail hapishanelerinde 29’u kadın, 400’ü çocuk olmak üzere yaklaşık 10 bin tutuklunun bulunduğunu hatırlatan Filistinli yetkili, 11 bin kişi hakkında da idari tutukluluk kararı çıkarıldığını aktardı.

İşlenen ihlal ve suçların tutukluların hayatını tehdit ettiğini kaydeden Zeğari, “Yeni ölüm haberleri alabiliriz. Bazı tutuklular vasiyetlerini gönderip işkence, tecrit, mahrumiyet ve tıbbi ihmal politikaları nedeniyle öldüklerini ama henüz gömülmediklerini söylüyor.” dedi.

İsrail, bu suçları işlerken yalnız değil

Filistinli esir ve tutukluların, İsrail tarafından yönetilen ancak Batılı ülkelerin yeşil ışık yaktığı bir savaşla karşı karşıya olduğunu söyleyen Zeğari şunları kaydetti:

“ABD gibi bazı ülkeler İsrail’in bu suçlarına ortak. Bu ülkeler İsrail’e hukuki ve siyasi kılıf sağlıyor. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi ve Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) Filistin meselesi ve tutuklularla ilgili kararları var ancak ABD gibi ülkeler bunların uygulanmasının önünde ciddi bir engel teşkil ediyor.”

Uluslararası toplumun, tutuklulara gerekli korumayı sağlamayarak onların çektiği sıkıntı ve acılardan büyük oranda sorumlu olduğunu belirten Filistin Esirler Cemiyeti Başkanı Abdullah ez-Zeğari, insan hakları örgütlerini, hapishaneleri ziyaret edip işlenen suçların boyutlarını ortaya çıkaracak bir uluslararası insan hakları komitesi kurmaya çağırdı.

Paylaş :

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *