‘Alemlerin Rabbi olan Allah yüceler yücesidir’

‘Alemlerin Rabbi olan Allah yüceler yücesidir’

“Yeryüzünü size karar(gâh) yapan, göğü de (üstünüze) binâ eden, size şekil veren, şeklinizi de güzel yapan ve sizi temiz nimetlerle rızıklandıran Allah’tır. İşte Rabbiniz olan Allah; alemlerin Rabbi olan Allah, yüceler yücesidir.” (Mü’min suresi 64. ayet)

Yeryüzü, insan yaşamı için en uygun koşullarda yaratılmıştır. Rabbimiz bize yeryüzünü bir karar kılma yeri, gökyüzünü ise bir bina, bir kubbe yapmıştır. Bu kubbe ki, hiçbir direk olmaksızın yukarıda öylece durabilmekte ve insanın tabiri câizse başını sokacağı bir çadır görevini görmektedir. Bunun başlı başına ne büyük bir rızık olduğuna da Kur’an’ın çeşitli ayetlerinde defaatle değinmektedir (Bakara/22, Enbiya/32, Ankebut/44 ve dahası..). Elbette ki er-Rezzâk olan Rabbimiz bununla da kalmayıp bizi en güzel şekilde sûretlendirmiş, üstüne üstlük bir de en güzel ve en temiz şeylerle bizi rızıklandırmıştır. Peki o zaman ne bu şükür bilmezlik?

İnsanoğlunun esasında yaşamını idâme ettirebilmesi için oldukça katî şartların bir arada toplanmış olması gerekir. Havadaki gazların, topraktaki elementlerin, sudaki moleküllerin; milyarlarca ihtimal içinde, bizim işimizi görecek formda olmalıdır. Ancak o kadar nankör bir varlığız ki bütün bunlar doğal akış içerisinde seyrettiğinde, sanki bir lütuf ve ikram olmaktan çıkıp, hâşâ Rabbimiz için bir zorunluluk haline gelmiş gibi davranmakta bir beis görmüyoruz. Tüm bu rızıkları veren Allah değil de kendimiz emek verdiğimiz için elde etmek zorundayız sanki. Neticede toprağı ekip sulayan, teknolojiyi geliştirip üst düzey uçak ve silahlar yapan, yapay zekayı üreten ve hastalıklara tedavi(!) bulan da biziz. Oysa Rabbimiz istemedikçe o ekin bitemez, o hasta iyileşemez, o çocuk doğamaz.

Şükür ve hamd edelim alemlerin Rabbine; bizi bir Ramazan’a daha kavuşturduğu için. Şükredelim, bize verdiği sonsuz nimetler için. Karnımız tok sırtımız pek olduğu için. Ama en çok da onlarca çocuk cesedi içinden kendi çocuğumuzun cesedini tek tek bulmaya çalışan bir baba olmadığımız için, doğan evladını hem kundakta hem kefende taşımak zorunda kalan bir anne olmadığımız için, küçük kardeşini taşımaya çalışırken kafasından vurulan bir kız çocuğu olmadığımız için, ruhunun ruhuyla en acı şekilde kavuşacak bir dede olmadığımız için şükür ve hamd edelim yüceler yücesi Rabbimize.

Ve gelecek Ramazan’a hayır ve selametle, Filistin ve Doğu Türkistan’ın zaferiyle, tüm zâlimlerin kahroluşu ve İslam ümmetinin dirilişiyle ulaşmayı bizlere nasib etmesi için Rabbimize dua edelim.

(Venhar)

Paylaş :

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *