Artık namaz kılmıyorum! Artık oruç tutmuyorum! diyenler…

Artık namaz kılmıyorum! Artık oruç tutmuyorum! diyenler…

Elbette bir insanın değişmesinde bir değil belki de milyonlarca neden var. Ama küçük bir neden bile çok önemli. Çünkü dünyadaki bir nefes bir adım, bir gülüş, bir kötülük, bir besin, bir fikir birbiriyle o kadar bağlantılı ve ilişkili ki…

Gülbahar Ay Satan

Eskiden İslamcı olan (ümmet bilinci, Filistin hassasiyeti, siyasi bir bilinç için çabalayan) çoğu Müslüman, gözle görülür bir şekilde değişti.
Süreç içinde değişirken bazı şeyleri içinde yaşıyorlardı. Daha sonraki süreçlerde, çevresindekilerle bağları koparınca daha cesur açıklamalar yapmaya başladılar. Örnek: tesettürünü çıkarmak, namaz kılmadığını cesurca söylemek gibi. Zaten zekat artık onlardan çok uzak bir kavram. Kendileri bencil bir şekilde hep ihtiyaç içinde olduklarını söylüyor. insanların çoğu onlar için aptal ve nankör. Artık ne İslam ne Kur’an onları tatmin etmiyor hatta ilgilendirmiyor.

Değişen bu Müslümanlar çevrelerindeki diğer Müslümanlardan müthiş bir şekilde soğuyor. Onlara karşı içlerinde katlanamadıkları bir tahammülsüzlük duygusu var. Dini konularda ise bıkkınlık ve isteksizlik had safhada…
Değişen bu Müslümanlarla konuşunca ortaya bir hiçlikçıkıyor. Yerine koydukları şey ise: kimse kimseye karışmasın! Kimse bana dokunmasın! Ve dini bir kenara bırakıp hayatı yaşayalım gibi tipik bir insan düşüncesi ortaya çıkıyor. Onların sözde düşünerek, sorgulayarak gedikleri evre hiçbir amacı olmayan milyonlarca insanlardan farksız bir hiçlik.

Evet, Müslüman olmak ile Mümin olmak başka şey bunu biliyoruz. Aslında bilinçsizce, atasından öyle gördüğü için anlamını bilmeden okuduğu hatimleri biriktirenler ile namazı bırakıp artık Kur’an’a inanamayanlar arasında benim için bir fark yok.

Şimdi namazı, zekatı, haccı bir kenara bırakıp Ramazan ayının arefesinde oruç ile zihin sağlığımızın ilişkisinden bahsetmek istiyorum.

– Çok sık ve kötü beslenince bağırsaklarımızın dengesi bozuluyor ve vücudumuz vitaminleri gerektiği gibi alamıyor. Dolayısıyla şu sorunlar ortaya çıkıyor.
*Tahammülsüzlük
*Sinirlilik
*Depresyon (ki bunun içine anlamsızlık hissi, bunalmışlık hissi, hiçlik duygusu gibi bir çok travmatik düşünceler var)
*Bilinç bulanıklığı , düşünme yetisinde azalma
*Umutsuzluk
*Öfke

Evet daha ağır vakalarda (bağırsak florası iyice bozulmuş yani paketli yapay gıda, beyaz un ağırlıklı beslenme, sağlıksız yağlar tüketen insanlarda) şizofrenik davranışlar, saldırganlık, haksızlığa uğradığını düşünmek gibi sanrılar vb. durumlar ortaya çıkabiliyor.

Hafif vakalarda ise yukarıda saydığımız maddeler gibi anlamsızlık, duygusuzluk, mutsuzluk baş gösteriyor. Bu yüzden dünyalık hazlar onlara geçici olarak iyi geldiği için dinden ya da ona baskı altında hissettirecek şeylerden elini ayağını çekiyor. Bu insanlar dünya odaklı ve kendi mutluluğu doğrultusunda yaşamaya başlıyor. Namaz kılmamak ona iyi geliyorsa kılmıyor. Açılmak iyi geliyorsa tesettürü çıkarıyor. Çünkü iç dünyasındaki çatışmalarla baş edemiyor.

– Bütün vitaminler hem beden hem ruh sağlığımız için çok gereklidir. Ramazanda oruç tutarak ve güzel beslenerek bağırsaklarımızı onarabiliriz. Çünkü sadece çok yemek tüketmek değil, azar azar sık sık sürekli bir şeyler yemek de çok zararlıdır. Eğer bağırsaklarımız sağlıklı değilse, saatlerce güneşlensek de D vitamini emilimi yapılamıyor. Ne kadar güzel şeyler yesek de vücudumuz vitamin alamıyor. Hem beden hem ruh sağlığı etkileniyor. Ve bilinçli bile düşünemiyoruz.

Şimdi, bir iki vitamin eksiliği ile mi nihilist oldu bu Müslümanlar!? O üstten bakan insanların bu kadar basit mi diye gülerek dalga geçtiklerini tahmin edebiliyorum.

Elbette bir insanın değişmesinde bir değil belki de milyonlarca neden var. Ama küçük bir neden bile çok önemli. Çünkü dünyadaki bir nefes bir adım, bir gülüş, bir kötülük, bir besin, bir fikir birbiriyle o kadar bağlantılı ve ilişkili ki…

Ben, Ramazan vesilesiyle açlık ve vitamin örneğini ne kadar basit varlıklar olduğumuzu anlamamız için verdim. Dünyada hiçlik değil tam tersi her şeyde müthiş bir anlam var. Her şeyde bir sınır bir denge var. Ve sınırı aşınca bozuluyoruz. Yani sadece dengeli beslenmek yetmiyor, kul hakkı yiyenlerin de zihinleri bozuluyor. Ya infak etmeyince, paylaşmayınca neler bozuluyor? Namaz kılmayınca ne bozuluyor? Çoğu şeyi bilmiyoruz. Tek bildiğimiz biz insanlar aciz varlıklarız. Aslında tüm mesela bu acziyeti idrak edip iman etmekte… İman, bu dünyada zor da olsa denge halinde durmaya çalışmaktır.

Allahın dinine, hikmetine, kitabına inanan bizler Ramazan ayında oruç tutacağız. İnsallah hayırlara vesile olur. Hem ruhumuza hem bedenimize şifa olur.

Paylaş :

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *