Kur’an Hangi Durumda Şifadır?

Kur’an Hangi Durumda Şifadır?

Kur’an bir şifadır ama onun şifa olduğu yer marazlı olan kalplere, hasta ruhlu insanlara ve fesat tohumlarını insanlık tarlasına eken, ekini ve nesli bozan şeytanlaşmış insanlara gerçekten bir şifadır. Bu saydığımız hastalıkları Kur’an’dan başka tedavi edecek hiçbir kitap yoktur.

“Biz bu Kur’an’dan öyle bir şey indiriyoruz ki o, müminler için şifa ve rahmettir; zalimlerin ise yalnız ziyanını artırır.” (İsra suresi 82. ayet)

Kur’an bir bütün olarak o kadar büyük haksızlığa uğramış bir kitap ki başka emsali yok desek herhalde yerinde olur. Bu haksızlığa çanak tutanlar elbette ki bu kitabın müsebbipleri. Bu zihniyet Allah’ın diriler için indirdiği hayat rehberini tevhit örtüsünden sıyırıp ona yeni bir anlam örtüsü giydirdiler. Yani Kur’an’ı öyle bir konuma indirdiler ki belirli gün, gece, ölüm, doğum, sınav, mevlid, kandil, hastalık vs. Halbuki Kur’an’ın tek bir amacı var, tevhit ve şirk, iman ve küfür, hak ve batıl mümin ve kafirin taraftarlarını ortaya çıkarıp onların ahir hayatlarına yön verip, uyarmak, korkutmak, öğüt vs. ki kazanan kendi eliyle kazansın ve nereyi istiyorsa cennet veya cehennemi ona göre amel işlesin ve ona göre Allah’a kulluk etsin ve ona göre bir yaşam tercih etsin.

Tekrar konumuza dönecek olursak evet Kur’an bir şifadır ama onun şifa olduğu yer marazlı olan kalplere, hasta ruhlu insanlara ve fesat tohumlarını insanlık tarlasına eken, ekini ve nesli bozan şeytanlaşmış insanlara gerçekten bir şifadır. Bu saydığımız hastalıkları Kur’an’dan başka tedavi edecek hiçbir kitap yoktur. Ki biz Müslümanlar buna iman etmekle mükellefiz. Gerçekten bunun örneğini dünya genelinde çok duymuşsunuzdur ki bugün buna Gazze’de yaşananlardan dolayı daha net şahitlik etmekteyiz. Filistin’de 7 Ekim Aksa Tufanı hareketi başladığından bugüne kadar Kur’an birçok insana şifa olmuş ve onların yeni bir hayata başlamalarına sebep olmuştur. Yani birçok insanın hayatları bir anda tersyüz olmuştur. İşte hidayet rehberi olan Kur’an böyle bir şifa kitabıdır. Bu özelliğiyle yeryüzünde eşsizdir. O, dünyanın en ileri gelen hasta, sadist ruhlu bir insanı tedavi eder ve kafirlik için atan kalbini bir anda İslam’ın nuruyla doldurur.

Bu konuda Tövbe ve Yunus suresinden iki ayet paylaşmak istiyoruz. Ayeti kerimeler oldukça açıklayıcı bir mahiyette: “Onlarla savaşın ki Allah, sizin ellerinizle onlara azap etsin, onları rezil etsin, sizi onlara üstün getirsin ve inananlar toplumunun göğüslerine şifa versin.” (Tevbe:14) “Ey insanlar, size rabbinizden bir öğüt göğüslerde olan (sıkıntılar)a şifa ve inananlara bir yol gösterici ve rahmet gelmiştir.” (Yunus:57).

Gerçekten bugün sıkıntılı kalplerin huzura ve şifaya kavuşması için göğüslerimizdeki sıkıntının kalkması gerekiyor. Bunun içinde Kur’an’ın şifasına ve tedavisine ihtiyacımız var. Ama önce öğüde kulak verip yasa gereği Allah için savaşmak zorundayız. Eğer savaşamıyorsak bile maddi manevi savaşan kardeşlerimizin yanında durup tarafımızı net bir şekilde ortaya koymak zorundayız. Ki hasta ümmet nefes alsın ve topyekûn Allah’ın hükümleriyle şifa bulsun. Demek ki bizi kurtaracak, bize şifa olacak sadece Kur’an. O da bizim onu nasıl okuduğumuza ve nasıl anladığımıza bağlı. Çünkü Allah bizim ellerimizle kafirlerin sonunu getirmek ve hasta kalpleri tedavi etmek istiyor. Bu da Kur’an’ı doğru okuyup doğru anlamaktan geçer.

Bu manada Gazze’de yaşananlara hala şerh düşüyorsa birileri istediğiniz kadar Kur’an okusun/okuyun, hatim indirin fark etmez kalbinizdeki hastalık devam ediyor demektir. Çünkü Müslümana yakışan amasız, fakatsız Filistin halkının yanında olmak. İşte o zaman Kur’an bize rahmet olur ve kafirlerinde ziyanını artırır. Bu bizim yazdığımız bir şey değil bu bizzat Alemlerin rabbinin yazdığı bir sünnetullahtır ve gönüller ancak Allah’ın zikriyle (Kur’an’la) yatışır ve huzur bulur. Gayretlerimiz bunun için olmalı. Vesselam.

(Venhar)

Paylaş :

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *