Tunus Dışişleri Bakanı, ‘insan hakları’ vurgusu yaptı!

Tunus Dışişleri Bakanı, ‘insan hakları’ vurgusu yaptı!

Kays Said yönetimindeki Tunus’un Dışişleri Bakanı, siyonist İsrail rejiminin insan hak ve hukukunun en temel kurallarını açıkça ihlal ettiğini ve bu saldırganlığının derhal durdurulması gerektiğini söyledi. Tunus rejimi, başta Nahda hareketi olmak üzere ülkedeki İslamcılara yönelik hukuksuz tavrı ile tanınıyor.

Tunus Dışişlerinden yapılan yazılı açıklamada, Dışişleri Bakanı Nebil Ammar’ın, Filistin ile İsrail arasındaki çatışmaya ilişkin İtalyan, Portekizli, İspanyol, Belçikalı ve İngiltereli mevkidaşlarıyla iletişime geçtiği ve işgal rejiminin Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarını durdurması için destek istediği belirtildi.

Açıklamada, “İşgal güçleri tarafından tüm dünyanın gözü önünde devam eden Gazze’deki Filistinli sivillere yönelik saldırılar, insan hak ve hukukunun en temel kurallarını ihlal ediyor. Sivillere yönelik yönelik bu dehşet saldırganlık derhal durdurulmalıdır.” ifadelerine yer verildi.

Başta Avrupa Birliği (AB) ülkeleri olmak üzere tüm dünyanın Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıları durdurmak için gayret sarf etme çağrısı yapılan açıklamada, “masum çocukların ve bebeklerin sistematik olarak öldürülmesi politikasının engellenmesi gerektiği” vurgulandı.

Açıklamada, “İsrail’in saldırgan politikası yalnızca şiddettin artmasına, kaos ve istikrasızlığın yayılmasına neden oluyor. İşgali sürdürme ve halklara zulmetme politikalarının sonsuza kadar devam edemeyeceği yakın ve uzak tarihimizde mevcut, bundan ders alınması gerekir.” ifadeleri kullanıldı.

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said, Filistin ile İsrail arasındaki çatışmalara ilişkin 7 Ekim’de yaptığı açıklamada “Tunus, işgal altındaki Filistin halkıyla tam ve koşulsuz dayanışma içinde olmaya devam edecek. Filistin halkı, işgal altındaki topraklarını tekrar alma hakkına sahiptir.” ifadeleriyle çatışmaların ilk gününden itibaren Filistin’e destek vermişti.

Tunus’ta binlerce kişi Filistin ile dayanışma gösterisine katıldı

Muhalefetin çatı oluşumu Ulusal Kurtuluş Cephesi’nin çağrısı üzerine, başkent Tunus’ta yer alan Habib Burgiba Caddesi’nde yapılan gösteriye binlerce kişi katıldı. Göstericiler, Filistin ve Tunus bayraklarının yanı sıra, “Kanımızla canımızla Filistin’in yanındayız”, “İsrail ile normalleşme suç”, “Halk Filistin’in özgürlüğünü istiyor” ve “Gururumuz Gazze” yazılı pankartlar taşıdı.

AA muhabirine konuşan Ulusal Kurtuluş Cephesi yöneticilerinden İman el-Hamiri, “Filistin davasına destek için yaptığımız bu gösteri, elimizden gelenin en azı. Filistinliler toprak haklarından hiçbir zaman vazgeçmeyecek. Şehirleri işgal eden, çocuk, kadın yaşlı ayırımı yapmadan halkı katleden düşmana karşı direniş dışında başka bir mücadele yolu yok. Direniş, Filistinlilerin en meşru hakkıdır.” dedi.

Tutuklu yargılanan Nahda Hareketi’nin ileri gelenlerinden Sahbi Atik’in eşi siyasi aktivist Zeynep el-Merayihi de “Filistin meselesi her Müslümanın kalbinde atan ana dava olmaya devam ediyor. Filistin ile dayanışma içerisinde olmaya devam edeceğiz. Bu gösteri vesilesiyle Tunus’ta tutuklu yargılanan siyasilerin serbest bırakılmalarını yetkililerden talep ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Tunus’ta, 7 Ekim’de başlayan siyonist işgal saldırısının ardından şu ana kadar Filistin’e destek amacıyla siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının çağrısı üzerine birçok gösteri yapıldı. Gösterilerde, siyonizm ile normalleşmenin suç sayılması için kanun çıkarılması çağrısında bulunuldu.

Tunus Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamada da “Tunus, işgal altındaki Filistin halkıyla tam ve koşulsuz dayanışma içerisinde olmaya devam edecek. Filistin halkı, işgal altındaki topraklarını tekrar alma hakkına sahiptir.” ifadeleri kullanılmıştı.

Nahda Hareketi, Gannuşi’yi hareket lideri olarak tutacak

Tunus Nahda Hareketi, nihayet bu ayın sonunda yapılması planlanan 11. kongrenin süresiz olarak ertelendiğini açıklayarak toplantının düzenlenmesine yönelik karışıklığı sona erdirdi.

Şarku’l Avsat’ın aktardığına göre, hareket lideri olarak Raşid Gannuşi’nin yerini alacak kişinin kim olacağı ilgili kararı bekleterek siyasi liderliğin aynı kalmasına karar verildi. Böylece hareketteki siyasi çalışmaları yürüten organların, hareketi aşağılayan ses kayıtları ortaya çıkan Nahda Hareketi başkan vekili Munzir el-Venisi’yi görevden almasının ardından Gannuşi’nin hapiste olmasına rağmen hareket lideri olarak kalmaması gerektiğini belirten seslerinin yükselmesi sonrasında yönetimdeki boş pozisyonlara ilişkin konuşmalar sona ermiş oldu.

Nahda’nın Siyasi Büro Başkan Yardımcısı Belkasım Hasan Şarku’l Avsat’a, siyasi liderlerin ‘seçilmiş tarihi liderlerin hapishanede olmasını göz önünde bulundurarak, yeni bir liderlik oluşturmak için bir seçim kongresi düzenlemeyi ertelemek üzere anlaştığını’ belirtti. Gannuşi ve yardımcıları Ali el-Arid ve Nureddin el-Buheyri’nin cezaevinde bulunmasının yanı sıra kısa bir süre başkan vekilliği görevini üstlenen Munzir el-Venisi’nin de cezaevinde bulunması ve hakkında hapis cezası verilmesi, partinin mevcut siyasi duruma bakışını ve ele alma biçimini değiştirdi.

Hasan, daha önce yaptığı bir açıklamada niyetinin Gannuşi’nin hapse atılmasından 6 ay sonra, hareketin liderlik pozisyonundaki boşluğun doldurulmasını duyurmak olduğunu açıklamıştı. Ancak hareketin organları, bazı kişilerin tutukluların siyasi durumunu dikkate almadan mevcut liderliğinin değiştirmeye çalıştığını fark ettikten sonra duruma ilişkin değerlendirmelerini değiştirdi. Sonuç olarak, parti liderlerinin mevcut yetkililerin sürekli tutuklanması göz önüne alındığında, bir seçim kongresi düzenlemenin imkansız olduğu kararlaştırıldı.

Hasan, kongrenin Nahda Hareketi’nin Şura Konseyi, Siyasi Büro ve Yürütme Ofisi gibi hareket kurumları bünyesinde düzenlenmesi konusunda yoğun tartışmaların olduğunu açıkladı. Durumu olduğu gibi tutarak, yani Gannuşi’yi hareketin başında tutarak, konferansın düzenlenmesi konusundaki tartışmalara son verildi ve başkanlık pozisyonundaki boşluğun doldurulması fikrinden vazgeçildi. Kapsamlı tartışmaların ardından artık benimsenen çizginin bu olduğu ve hareket içerisinde güçlü bir şekilde desteklendiği vurgulandı.

Hasan, Tunus’taki mevcut siyasi durumla ilgili olarak, mevcut otoritenin, çeşitli siyasi yönelimlerden muhalif liderleri tutuklamaya devam ettiğini ve bu tedbirin herhangi bir mantıklı nedenin bulunmamasından dolayı yasa dışı olmasına rağmen, Nahda Hareketi’nin ülkenin tüm şehirlerindeki ofislerini kapatmaya devam ettiğini söyledi.

Nahda Hareketi, genel olarak siyasi partilerin, 25 Temmuz 2021’de Devlet Başkanı Kays Said tarafından onaylanan ve ‘siyasi partileri ve sivil toplum örgütlerini tanımayan, en üst iktidar hiyerarşisi ile halk arasındaki tüm aracı kurumlardan kurtulmayı amaçlayan bir yapıya dayanan’ siyasi yolu reddetmeleri sonucunda çeşitli kısıtlama ve ötekileştirme biçimlerine maruz kalması nedeniyle 24 Aralık’ta yapılması planlanan yerel seçimleri boykot ettiğini açıklamıştı.

Nahda Hareketi liderleri, 2022 anayasasına ilişkin referanduma ve parlamento seçimlerine atıfla, yaklaşan seçimlere katılım oranının daha önceki siyasi anketlerde olduğu gibi oldukça zayıf olmasını beklediğini belirtti.

Paylaş :

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *