Yargıtay Başkanı: ‘Yargı etiği ilkeleri’ yargı mensuplarının pusulasıdır

Yargıtay Başkanı: ‘Yargı etiği ilkeleri’ yargı mensuplarının pusulasıdır

Başkan İsmail Rüştü Cirit: “Özellikle Yargıtay, en yüksek etik ve dürüstlük standartlarına sahip olmalı, kurum içi ve kurum dışı şeffaflık ile hesap verebilirliği sağlamalıdır.”

Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, Ankara’da “İş Süreçlerinin Yeniden Yapılandırılması ve Verimlilik Kontrolü Projesi Açılış Sempozyumu”nda konuştu, geciken adaletin adalet olmadığını vurguladı.

Gazete Habertürk’te yer alan habere göre Cirit, mahkemelerin etkinliğinin, verimliliğinin artırılmasının, yargılama süreçlerinin kısaltılmasının toplum ve devlet hayatı bakımından yaşamsal öneme sahip olduğunu belirtti.

Mahkemelerden başlayan bir dizi küçük problemin Yargıtay’a çığ gibi taşındığının görüldüğünü anlatan Cirit, basit sorunların Yargıtay’ın iş yükünün ölçüsüz şekilde artması sonucunu doğurduğunu ifade etti. “Yargı etiği ilkeleri”nin hâkimlerin, savcıların ve yargı mensuplarının pusulası olduğunun altını çizen Cirit, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hâkimler, hem bireysel olarak hem de kolektif olarak yargı etiğini güçlendirmenin ve yüceltmenin sorumluluğunu taşırlar. Bu nedenle etik ilkelerin belirlenmesi, içselleştirilmesi ve her kademedeki üye, hâkim, savcı ve personel tarafından uygulanması yargının sorumluluğudur. Özellikle Yargıtay, en yüksek etik ve dürüstlük standartlarına sahip olmalı, kurum içi ve kurum dışı şeffaflık ile hesap verebilirliği sağlamalıdır.”

‘GAFLET’ UYARISI

Toplumun yargıya güvenini korumanın ve artırmanın en etkili yönteminin, kurum içi ve kurum dışı şeffaflık olduğunu dile getiren Cirit, yargının kendisini toplumun denetimine sürekli olarak açık tutmak, topluma karşı hesap verebilirliği sağlamak zorunda olduğunu kaydetti.

“Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı, Anayasa’nın yargı mensuplarına bir lütfu değil, halkın güvenine layık olunarak kazanılacak bir konumdur” diyen Cirit, şöyle devam etti:

“Bu güven, yargı bağımsızlığının ve tarafsızlığın en önemli teminatıdır. Daha açık bir anlatımla, toplumun yargıya güven duymadığı bir hukuk sisteminde yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı sağlanamaz. Toplumun yargıya güven duyması, ne kendiliğinden oluşan tesadüfi bir algıdır ne de subjektif ve konjonktürel bir durumun ifadesidir. Halkın adalet sistemine duyduğu güven, yargı organının büyük bir özveri ile sistematik şekilde çalışıp elde edilebilecek bir sonuçtur. Bu konuda hiçbir şey yapmadan toplumun yargıya güvenmesini veya mevcut güveninin artmasını beklemek büyük bir gaflettir.”

Paylaş :

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir *

İptal