Suriye’nin BM Daimi Temsilcisi İbrahim Olabi, Suriye’deki duruma ilişkin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde dün düzenlenen oturumda yaptığı açıklamada, Suriye’nin terörizm ve sınır aşan suçlarla mücadelede artık etkin bir ortak haline geldiğini ifade etti.
Suriye’nin BM Daimi Temsilcisi Olabi, Kayıp Şahıslar Ulusal Komisyonu’nun, çocuklarının şehit olduğuna işaret eden sonuçlara ulaştığını açıklamasının ardından, Rania El-Abbasi ve ailesinin dosyasının, Suriye halkının yaklaşık iki yüz bin yarasından biri olan bir yara niteliği taşıdığını belirtti. Ayrıca, belirsizliğin sona ermesinin, gerçeğin ortaya çıkarılması ve adaletin sağlanmasına yönelik sorumluluğun sona erdiği anlamına gelmediğini vurguladı.
SANA’nın aktardığına göre, Olabi, Suriye’nin insan ticaretiyle mücadele eden dostlar grubuna katıldığını ve terörle mücadele çabalarıyla iş birliği yapmayan ülkeler listesinden ABD tarafından çıkarıldığını belirtti. Ayrıca, Suriye’nin üst düzey bir heyetle Terörle Mücadele Haftası’na katılmaya hazırlandığını kaydetti.
Lübnan’da resmi kurumları destekliyoruz
Suriye’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi, Suriye’nin Lübnan’ın yanında yer aldığını, Lübnan’ın tercihlerini desteklediğini ve resmi kurumlarına destek verdiğini de açıkladı.
Suriye’nin bölgeye ve dünyaya yönelik hassasiyeti çerçevesinde konuşan Olabi, savaşın sona erdirilmesi ve barışın tesis edilmesini amaçlayan mutabakat zaptını memnuniyetle karşıladığını ifade etti.
İsrail işgali
Olabi ayrıca, İsrail Başbakanı’nın, “özgürleşme sonrasında girdiği bölgelerden çekilmeyeceğini” açıkladığı yönündeki açıklamasına ve bu açıklamanın ABD Başkanı’nın söz konusu mutabakatı duyurmasıyla eş zamanlı gerçekleşmesine atıfta bulundu. Bu tutumun, ABD’nin arabuluculuk çabalarına rağmen İsrail’in Suriye’de istikrarın önündeki temel engel olduğunu ortaya koyduğunu vurguladı.
Suriye’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Olabi, İsrail’in Suriye halkının haklarına yönelik saldırıları, uluslararası hukuku ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarını ihlal etmesi yoluyla bu engelleyici rolünü sürdürdüğünü belirtti.
Olabi: “Netanyahu dünyaya karşı gerilimi tırmandırıyor ve meydan okuyor, Suriye ise hikmet ve diplomasiyi tercih ediyor ve ortaklarıyla birlikte çalışıyor. Peki Konsey neyi seçecek?” dedi.
Geçiş dönemi adaletinde kritik eşik ve uluslararası destek çağrısı
Yeni Suriye’nin kaydettiği ilerlemenin, acı, yıkım ve yerinden edilme gibi ağır bir mirasın ortasında yolunu açtığını belirten Olabi, uluslararası toplumun sürekli desteğini gerektiren beş temel husus ile bunlara karşılık gelen beş temel zorluğu ortaya koyduğunu ifade etti.
Suriye’nin geçiş dönemi adaleti sürecini sürdürdüğünü belirten Olabi, devrik rejimden gözaltına alınanların sayısının, aralarında onlarca üst düzey subayın da bulunduğu yaklaşık altı bin kişiye ulaştığını kaydetti. Ayrıca, uluslararası toplumun bu ulusal sürece onun yerine geçmeye çalışmadan destek vermesi gerektiğini, aksi halde bunun toplumsal barışı tehlikeye atabileceğini vurgulayarak, asıl zorluğun burada olduğunu ifade etti.
Suriye’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi, Suriye, söz konusu kararname kapsamındaki Suriyeli Kürtlere yönelik vatandaşlık başvurularının toplanması yoluyla 13 sayılı kararnameyi uygulamayı sürdürmektedir. Ayrıca, asıl zorluğun, bu kapsayıcı ulusal sürecin, Suriye toplumunun kesimleri arasında fitne tohumları ekmeye çalışan iç ve dış istikrarsızlaştırma girişimlerinden korunması olduğunu vurguladı.
Olabi, ekonomik alandaki ilerlemelere de dikkat çekerek, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Japonya ile işbirliği içinde düzenlenen Birinci Ulusal Özel Sektör Diyalog Konferansı’na, turizm faaliyetlerindeki canlanmaya, büyük turizm projelerinin açılışına ve aralarında enerji sektörü de bulunan alanlarda uluslararası, bölgesel ve Körfez ülkelerinden şirketlerle yatırım ortaklıklarının imzalanmasına işaret etti. Ayrıca, asıl zorluğun yaptırım mirasının aşılması ve Suriye finans sektörünün uluslararası sisteme entegrasyonunun hızlandırılması olduğunu belirtti.
Mültecilerin Dönüşü ve Güvenlik Ortaklığı
Suriye’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi, hükümetin mültecilerin ve yerinden edilmiş kişilerin geri dönüşü için gerekli koşulları oluşturma yönünde çalışmalar yürüttüğüne dikkat çekti.
Bu kapsamda üç milyon beş yüz binden fazla kişinin geri döndüğünü belirten Olabi, asıl zorluğun uluslararası toplumun hükümetin önceliklerine yönelik desteğini sürdürmesi, özellikle de mayınların ve savaş kalıntılarının temizlenmesine destek verilmesi olduğunu ifade etti.
Olbi, Suriye’nin “DAEŞ”e karşı, silah ve uyuşturucu kaçakçılığına ve sınır aşan suçlara karşı dünya adına mücadelesini sürdürdüğünü, ayrıca dünyayı uzun süredir meşgul eden devrik Esed rejiminin kimyasal programının oluşturduğu tehdide de dikkat çektiğini belirtti. Ayrıca, asıl zorluğun bu alanlarda Suriye hükümetinin kapasitesini destekleyecek uluslararası ortaklıkların güçlendirilmesi olduğunu ifade etti.
Konuşmasının sonunda Olabi, yolun kolay olmadığını, her taşın ardında bir acı hatırası bulunduğunu ve yeniden inşa edilen her evin bir kayıp hikayesi taşıdığını vurguladı.
Suriye’nin yeni bir gelecek inşa etmeyi seçtiğini belirten Olabi, Suriyelilerin geleceklerini kendi elleriyle kurduklarını ve Güvenlik Konseyi’nin de bu sürecin korunması ve ilerletilmesinde bir ortak olmasını beklediklerini ifade etti.













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *