ABD yönetimi ile siyonist bakanlar arasında gerilim

ABD yönetimi ile siyonist bakanlar arasında gerilim

Başkan yardımcısı Vance, Beyaz Saray’da düzenlediği basın brifinginde İran’la mutabakata ilişkin detayları masaya yatırırken siyonist bakanların açıklamalarına tepki gösterdi. New York Times’a verdiği mülakatta da eleştirilerini sürdüren Vance’e, siyonist bakanlardan zayıf tepkiler verildi.

Vance isim vermeden bazı siyonistleri hedef aldı

Beyaz Saray’daki açıklaması sırasında sorulan, İsrail kabinesindeki bazı bakanların İran’la anlaşma dolayısıyla ABD’yi ve bizzat Başkan Donald Trump’ı hedef alan açıklamalar yaptıkları yönündeki bir soruya yanıt veren Başkan Yardımcısı Vance, diğer ülkeler gibi İsrail’in de bu anlaşmaya uymasını beklediklerini vurguladı.

Vance, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun kendisiyle yaptığı görüşmede dile getirmediği bazı şeyleri başkalarına söyleyerek mutabakatı eleştirdiğine yönelik haberlerden rahatsız olduğunu belirtti.

“Netanyahu kabinesinden bazı kişilerin çıkıp anlaşmaya saldırdıklarını ve Başkan Trump’a çok kişisel bir şekilde saldırdıklarını görüyoruz. Birincisi, Donald Trump şu anda tüm dünyada İsrail ulusuna sempati duyan tek devlet başkanıdır. Eğer ben İsrail kabinesinde olsaydım, tüm dünyada geriye kalan tek güçlü müttefikime saldırmazdım.” diye konuşan Vance, İsrailli bazı bakanları hedef aldı. Vance, şunları söyledi:

“İsrail’de ABD’yi eleştiren bazı kabine üyelerine şunu söylemek isterim: Son üç ayda, vatanınızı koruyan savunma silahlarının üçte ikisi Amerikan elleriyle üretildi ve Amerikan vergi mükelleflerinin parasıyla finanse edildi. İsrail’in sorunu Donald Trump değildir. İsrail’de en büyük sorunlarının Başkan Trump olduğunu düşünen herkes uyanmalı ve ülkesinin içinde bulunduğu durumun gerçekliğini görmelidir.”

İsrail’e Lübnan uyarısı

Vance, İran’la mutabakat kapsamında İsrail ile Hizbullah arasındaki saldırıların da sona ermesi gerektiğini ve tarafların bu konuda söz verdiğini dile getirerek, her iki tarafın da buna uymalarını istedi.

ABD Başkan Yardımcısı, “Hizbullah’ın İsrail’e roket ve insansız hava araçları ile saldırmamasını bekliyoruz, aynı şekilde İsrail’in de Lübnan’da çılgın işler yapmamasını bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Lübnan’daki durumun tamamen diplomasi ile yürütülmesi gerektiğini ve bu sebeple İsrail ile Lübnan arasındaki diyalog sürecini başlattıklarını anlatan Vance, bu görüşmelerden “olağanüstü başarılı” sonuçlar aldıklarını ve çatışmaların büyük ölçüde sonlandığını söyledi.

Lübnan hükümetinin Lübnan’ın güneyini kontrol edebilmesi gerektiğini ve böylece Hizbullah’ın “ülkeyi ele geçirmesinin” engellenmiş olacağını savunan Vance, İsrail’in de bu süreçte Lübnan’ın güneyine saldırmamasını istediklerinin altını çizdi.

İsrail’in kendini savunma hakkı olduğunu ifade eden Vance, “İsrail de diğer herkes gibi, kendileri ve tüm bölge için temelde yararlı olan bu barış sürecine saygı göstermek zorundadır. Başkan’ın bazen hayal kırıklığına uğramasının nedeni, anlaşmada bir atılımın eşiğindeyken birdenbire Beyrut’taki bir sivil yerleşim merkezinde büyük bir patlama meydana gelmesi ve Hizbullah’la hiçbir ilgisi olmayan birçok insanın hayatını kaybetmesidir. Bu kabul edilemez.” şeklinde konuştu.

New York Times (NYT)’a röportaj

ABD Başkan Yardımcısı Vance, New York Times (NYT) gazetesine verdiği podcast mülakatında ABD’ye yönelik İsrail’deki eleştirilere tepki gösterdi.

Vance, “İsrail’deki tüm bu panik havasını tuhaf buluyorum çünkü bence bu, güvensizlikten kaynaklanıyor. Halbuki Amerika, o bölgenin güvenini kazanmıştır.” değerlendirmesini yaptı.

İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ile Maliye Bakanı Bezazel Smotrich’i isim vererek sert sözlerle eleştiren Vance, “Itamar Ben-Gvir ve Bezalel Smotrich gibi anlaşmaya saldıran kişiler var. Sanırım onlara vereceğim yanıt şudur: Tam olarak ne öneriyorsunuz? 9 milyonluk bir ülkesiniz. Karşılaştığınız her ulusal güvenlik sorununu çözmek için sadece öldürerek bir çıkış yolu bulamazsınız.” ifadelerini kullandı.

Vance, ABD’nin İran’la yaptığı mutabakatın hem ABD, hem İsrail hem de Orta Doğu için iyi bir anlaşma olduğunu savunarak, ABD’nin İsrail’e olan uzun süreli desteğini düşününce bu ülkeden gelen tepkilerin “mantıklı” olmadığını kaydetti.

Söz konusu anlaşma ile İran’ın nükleer programının son bulacağını ve bunun İsrail için büyük bir kazanım olduğunu ifade eden ABD Başkan Yardımcısı, “Nükleer programlarını ortadan kaldırdık. İranlıları, 6 ay önce bile hayal bile edilemeyecek tekliflerde bulunacak bir noktaya getirdik.” değerlendirmesinde bulundu.

​​​​​​​Vance, sözlerini, “Bu müzakereleri sonuna kadar sürdürelim ve İran’ın eylemlerinin sözleriyle gerçekten örtüşüp örtüşmediğini görelim. İsrail için inanılmaz bir ortak olan ABD’ye de biraz kredi verelim.” şeklinde tamamladı.

Siyonist bakanların cevabı

Siyonist Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, x hesabından yaptığı paylaşımla, Vance’in Trump’ı eleştiren Ben-Gvir ve Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’i doğrudan hedef alarak “Ne öneriyorsunuz?” sorusuna yanıt verdi. Ben-Gvir, “Önerim 21. yüzyılın Nazileriyle başa çıkmak, tıpkı ABD’nin 20. yüzyılın Nazileriyle başa çıktığı gibi.” ifadelerini kullandı.

Siyonist Kültür ve Spor Bakanı Miki Zohar ise Vance’in İsrail’in silahlarının Amerikan vergi mükelleflerinin parasıyla finanse edildiğine yönelik ifadelerine karşı “ABD’ye sağladığımız istihbarat, sayısız Amerikan vatandaşının hayatını kurtardı.” iddiasında bulundu. İsrail’de geliştirilen teknolojilerin öncelikle ABD ordusu tarafından kullanıldığını savunan Zohar, “İsrail ve ABD ortaklığı, özgür dünya için önemlidir.” ifadesini kullandı.

Vance, İsrail dahil kimseye güvenmediğini söyledi

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, “The Diary of a CEO” isimli podcast kanalına verdiği mülakatta da İsrail’le ilişkilere değindi.

İsrail’in “iyi bir ortak” olduğunu savunan Vance, “Ancak İsrail zaman zaman bunu yanlış nitelendiriyor ve İsrail ile ABD’nin temelde hep aynı çizgide olduğunu söylüyor. Bu doğru değil. Biz farklı ülkeleriz, farklı ihtiyaçlarımız var, farklı coğrafyalardayız.” ifadelerini kullandı.

Vance, sunucunun “Onlara (İsrail) güveniyor musunuz?” sorusuna, “Konu, uluslararası ilişkiler ve diplomasi olunca kimseye güvenmem. Onların kabiliyetli olduğunu düşünüyor muyum? Evet. Ortak çıkarlarımız olduğunu ve iyi çalıştığımızı düşünüyor muyum? Evet.” yanıtını verdi.

Paylaş :

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *