İngiliz basını, Charles’ın ABD ziyareti öncesinde Epstein’i öne çıkardı

İngiliz basını, Charles’ın ABD ziyareti öncesinde Epstein’i öne çıkardı

Kral Charles’ın ABD ziyaretinden birkaç gün önce konuyu gündeme taşıyan BBC, Epstein ile ilgili yeni belgelerin, İngiltere’de uzun yıllar boyunca süren ve daha önce bilinmeyen bir ağı gözler önüne serdiğini bildirdi. Üstelik 2015’te yapılan istismar başvurularına İngiltere polisinin soruşturma açmadığı da kaydedildi.

BBC tarafından incelenen ve bir araya getirilen milyonlarca sayfalık dosya, Epstein’in Londra’da kiraladığı lüks dairelerde bazı kadınları barındırdığını ve bu kadınlardan en az altısının daha sonra cinsel istismar suçlamasında bulunduğunu ortaya koydu.

Londra’da dört daire, uluslararası ağ

Euronews’te 24 Nisan’da yer alan habere göre, söz konusu belgelerde, Londra’nın zengin bölgelerinden Kensington ve Chelsea’de yer alan en az dört daireye dair kira kayıtları, banka belgeleri ve e-postalar yer alıyor. Bu dairelerde kalan kadınların bir kısmının Rusya ve Doğu Avrupa’dan getirildiği belirtiliyor.

Dosyalara göre, bu kadınların bazıları yalnızca barındırılmakla kalmadı; aynı zamanda Epstein’ın kurduğu cinsel istismar ağı için başka kadınları bulmaya zorlandı. E-postalar, bu kadınların sık sık Paris’e götürüldüğünü ve Epstein ile temaslarının sürdüğünü gösteriyor.

Polis soruşturma açmadı

İddialara göre İngiliz polisi, 2015 yılında Virginia Giuffre tarafından yapılan ve “Londra’da insan kaçakçılığına maruz kaldım” dediği başvuruya rağmen resmi bir soruşturma başlatmadı.

Londra Metropolitan Polisi ise o dönemde “makul soruşturma adımlarının atıldığını” ve ABD’li yetkililerle iş birliği yapıldığını savundu. Ancak belgeler, bu süreçte Epstein’ın faaliyetlerini sürdürdüğüne işaret ediyor.

Prens Andrew iddiaları yeniden gündemde

Giuffre, 2021’de ABD’de açtığı davada Prince Andrew ile 2001 yılında Londra’da, henüz 17 yaşındayken cinsel ilişkiye zorlandığını iddia etmişti. Prens Andrew bu suçlamaları reddetmişti.

Yeni belgeler, bu iddiaların ardından bile Epstein’ın Londra’daki faaliyetlerine devam ettiğini gösteriyor.

Dosyalar, Epstein’ın 2011 ile 2019 yılları arasında Fransa ile İngiltere arasında en az 53 tren bileti satın aldığını ortaya koyuyor. Bu seyahatlerin bir kısmında genç kadınların taşındığı belirtiliyor.

Özellikle 2015’teki şikâyetten sonra bu tür seyahatlerin devam etmesi dikkat çekiyor. Hatta Epstein’ın ölümünden kısa süre önce bile kadınların Londra’ya getirildiği tespit edildi.

Sert mesajlar

Belgelerde yer alan mesajlaşmalar, Epstein’in Londra’daki kadınlarla doğrudan iletişim halinde olduğunu da gösteriyor. Bazı yazışmalarda, kadınların yaşam koşullarından şikâyet ettiği ve Epstein’in buna sert tepki verdiği görülüyor.

Bir mesajda bir kadına “kaba”, “sorumsuz” ve “şımarık” ifadelerini kullandığı, başka bir durumda ise kira ödemesini “hediye” olarak sunarken karşılığında kendisi için çalışmasını istediği belirtiliyor.

İngiliz kurumları ne biliyordu?

Belgeler, İngiltere’deki bazı kurumların Epstein’in faaliyetlerinden haberdar olduğuna dair işaretler de içeriyor. Ulusal Suç Ajansı (NCA), 2020 yılında FBI ile finansal bilgiler paylaşırken, Epstein’in Londra’daki kira ödemelerine dair detayları da aktardı.

Aynı dönemde başka bir kadının da İngiltere’de istismar edildiğini bildirdiği, ancak bu şikâyetin nasıl değerlendirildiğinin net olmadığı belirtiliyor.

Eski kölelikle mücadele komiseri Kevin Hyland, polislerin bu dosyada önemli fırsatları kaçırdığını söyledi. BBC’ye konuşan Hyland, “Birisi çıkıp ‘Bu adam beni kaçırdı’ diyorsa ve hiçbir şey yapılmıyorsa, bu ciddi bir sorudur,” diyor.

İnsan hakları avukatı Tessa Gregory ise, bu tür iddialar karşısında devletin hızlı ve bağımsız bir soruşturma yürütme yükümlülüğü olduğunu vurguluyor.

Epstein mağdurlarından Lisa Phillips, İngiltere’de kapsamlı bir kamu soruşturması açılması çağrısında bulunuyor. Amaç, bu kadar geniş bir ağın nasıl yıllarca tespit edilemediğini ortaya çıkarmak.

Kral Charles Washington’da

ABD’nin bağımsızlığının 250. yıl dönümü nedeniyle düzenlenen devlet ziyareti, Trump’ın ABD’nin İran’la savaşı konusunda İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ı defalarca eleştirmesinin ardından İngiltere ve ABD arasındaki özel ilişkilerin gerildiği bir döneme denk geldi.

27 Nisan Pazartesi günü, İngiltere Kralı 3. Charles, İran savaşı nedeniyle artan gerilimler ve İngiltere-ABD “özel ilişkisinin” mercek altına alındığı bir dönemde, pazartesi günü Beyaz Saray’a ulaştı.

ABD Başkanı Donald Trump ve eşi Melania Trump, Kral 3. Charles ile Kraliçe Camilla’yı kapıda karşıladı. Taraflar, içeri geçerek Yeşil Salon’da çay içmeden önce fotoğraf verip kısa bir sohbet gerçekleştirdi.

Kraliyet çifti ile Trump çifti daha sonra, first lady tarafından geçen hafta kurulan ve Beyaz Saray şeklinde tasarlanan yeni bir arı kovanını görmek üzere güney bahçesine indi. Arıcılığı destekleyen kraliyet çifti için bu ziyaret özel bir anlam taşıdı. Kral Charles, çevre ve sürdürülebilirliğe verdiği destek kapsamında İngiltere’deki özel konutunda en az üç arı kovanı bulunduruyor.

Beyaz Saray temaslarının ardından kraliyet çifti, İngiltere’nin Washington Büyükelçiliği’nde düzenlenen bir bahçe davetine katıldı.

Ziyaret, Amerikan kolonilerinin 3. George döneminde Britanya’dan bağımsızlığını ilan etmesinin üzerinden yaklaşık iki buçuk asır geçtikten sonra gerçekleşti.

Charles, ABD’yi daha önce 19 kez ziyaret etmiş olsa da, 2022’de tahta çıkmasının ardından bu ülkeye ilk resmi ziyaretini gerçekleştiriyor. Annesi 2. Elizabeth ise ABD’ye dört resmi ziyaret yapmıştı.

Ziyaret, bazı analistlerin İran savaşı başta olmak üzere çeşitli konularda Trump’ın İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ı sert şekilde eleştirmesi nedeniyle İngiltere-ABD ilişkilerinde eşi benzeri görülmemiş bir gerilim yaşandığını belirttiği bir döneme denk geliyor.

Trump’tan krala övgü, Starmer’a sert eleştiri

Son haftalarda Trump, ABD’nin İran’a yönelik askeri operasyonlarına katılma konusundaki isteksizliği nedeniyle Starmer’ı sert sözlerle hedef aldı. İngiliz başbakanı, II. Dünya Savaşı lideri ve “özel ilişki” ifadesini ortaya atan Winston Churchill ile kıyaslanarak “Churchill değil” şeklinde nitelendirildi.

Trump’ın sert açıklamaları, NATO müttefikleriyle yaşadığı daha geniş çaplı görüş ayrılıklarının da bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Geçtiğimiz hafta Pentagon’dan sızan bir e-posta, ABD’nin İngiltere’nin Güney Atlantik’teki Falkland Adaları üzerindeki egemenliğine verdiği desteği yeniden değerlendirebileceğini öne sürdü. İngiltere ve Arjantin, Islas Malvinas olarak da bilinen adalar için 1982 yılında savaşmıştı.

Beyaz Saray sözcüsü Anna Kelly, kraliyet çiftinin devlet ziyareti öncesinde yaptığı açıklamada, “Başkan Trump Kral Charles’a her zaman büyük saygı duymuştur ve aralarındaki ilişki Başkan’ın geçen yıl Birleşik Krallık’a yaptığı tarihi ziyaretle daha da güçlenmiştir” dedi.

Eylül ayında Trump çifti, kırmızı giysili muhafızlar, bandolar ve Windsor Şatosu’nda görkemli bir ziyafetle, şatafat ve gösterişle dolu eşi benzeri görülmemiş ikinci bir İngiltere devlet ziyaretine ev sahipliği yapmıştı. Starmer’a yönelik eleştirileri devam eden Trump, Kral Charles’a övgüler yağdırmıştı.

Andrew ve Epstein ziyarete gölge düşürdü

İran savaşı İngiltere kralının ziyareti için siyasi riskleri arttırsa da bir başka mesele daha var: Epstein dosyaları.

Kral 3. Charles’ın ziyaretinin üzerinde, Jeffrey Epstein ile olan dostluğu nedeniyle kraliyet ünvanı elinden alınan, kamu hayatından sürgün edilen ve polis soruşturmasına alınan küçük kardeşi Andrew Mountbatten-Windsor’un gölgesi var.

Andrew herhangi bir suç işlediğini reddetti ancak Epstein mağdurları kralı kendileriyle ve diğer cinsel istismar mağdurlarıyla görüşmeye çağırdı. Bunun devlet ziyaretinin bir parçasını oluşturup oluşturmayacağı henüz bilinmiyor.

Kral ve Kraliçe salı günü Washington’da resmi bir Beyaz Saray devlet yemeğine katılacak ve kraliyet çifti ayrıca Virginia’daki 250’inci doğum günü blok partisine katılmadan önce New York’taki 11 Eylül anıtını ziyaret edecek ve Charles burada çevreci kralın favori davası olan doğanın korunmasıyla ilgilenen Yerli liderlerle de bir araya gelecek.

İngiltere kral ve kraliçelerinin gerçek siyasi güçlerini bırakmalarından üç asır sonra kraliyet ailesi, seçilmiş hükümetler tarafından uluslararası ilişkileri yumuşatmak ve İngiltere’nin neleri önemli gördüğüne dair mesajlar vermek üzere kullanılan yumuşak güç sembolleri olmaya devam ediyor.

Kral’ın salı günü ABD Kongresi’nde yapacağı konuşma önemli bir an olacak. Konuşma, 1991’de Kraliçe 2. Elizabeth’in ardından ikinci kez bir İngiltere kralının her iki meclisin ortak toplantısına hitap edişi olacak.

Paylaş :

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *