Yeni Şafak gazetesi, ipini çektirmeye çalıştığı Maliye Bakanı Şimşek’e yönelik olarak, ABD gezisinin sona ermesi ile birlikte bugün yine manşetten vurdu, “Şimşek’in Enflasyonla Mücadele Programı Çöktü” dedi. 31 Mart’taki manşette ise “Şimşek Bu Yetkiyi Niye İstiyor?” diye sorulmuştu.
Hükümet içerisindeki iktidar mücadelesinde ön safta yer alan Yeni Şafak, AKP hükümeti Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’i bugün de hedef aldı.
Mehmet Şimşek 13 Nisan’da 7 günlük bir ABD turuna başlamış, bu çerçevede finans dünyasından üst düzey birçok isimle görüşmesinin ardından ziyaretin bugün tamamlanması bekleniyordu.
Gazetenin bugünkü haberinde şu ifadeler kullanıldı:
***
Şimşek’in enflasyonla mücadele programı çöktü
Haziran 2023’te ekonomide yapılan politika değişikliğinin ardından duyurulan ilk Orta Vadeli Program’da ortaya konulan enflasyon hedefi ile gerçekleşen rakamlar arasında büyük uçurum oluştu. Şimşek 2026 enflasyonunu %8,5’a indireceği sözünü verdi. Ancak 2026 enflasyonu en iyimser tahminle %29 olarak gerçekleşecek. Yani hedef ile gerçekleşen arasında %350 oranında sapma meydana geldi.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in başvurduğu yüksek faiz politikası, enflasyonu kontrol altına almaya yetmedi. Eylül 2023’te Mehmet Şimşek 2026 enflasyonu %8.5’e indireceğinin sözünü verdi. 2026 enflasyonu en iyimser tahminle %29 olarak gerçekleşecek. Yani konulan hedef ile gerçekleşme arasında %350 oranında sapma meydana geldi. Bu sapma oranı dünya rekorudur. Tarihin hiçbir döneminde ve hiçbir ülkede enflasyon tahminlerinde bu kadar yüksek oranlı bir sapma meydana gelmedi.
YÜKSEK FAİZE RAĞMEN
Eylül 2023’te duyurulan Orta Vadeli Program’a göre enflasyon 2023’te yüzde 65’e, 2024’te yüzde 33’e, 2025’te yüzde 15’ ve 2026’da ise yüzde 8.5’e indirilecekti. Bu hedefleri tutturmak için faizler yüzde 8,5’ten yüzde 50’ye çıkarıldı. İki yıl boyunca yüzde 40-50 bandında tutulan yüksek faiz; üretimi, yatırımı ve ihracatı baskılarken, yüksek enflasyonun önüne geçemedi. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) 2023’te yüzde 64.77 olarak gerçekleşti. 2024 sonu itibarıyla yüzde 44.38 olarak kayıtlara geçen enflasyon 2025’te ancak yüzde 30,89’a düşürülebildi. Bu yıl ise enflasyonun yüzde 25-30 bandında olması bekleniyor.
İNAT EDİLDİKÇE HEDEFTEN UZAKLAŞILDI
Bu rakamlar üretici, tüccar, esnaf, çiftçi ve vatandaşın faturasını ağır bir şekilde ödediği ekonomi politikasının enflasyon hedefini tutturmakta işe yaramadığını gösteriyor. Aksine, program sürdürüldükçe, konulan hedef ile gerçekleşen enflasyon rakamları arasındaki fark her yıl biraz daha açılıyor. Geçen yıl hedefin 2 katı bir rakamla gerçekleşen enflasyon hedefinin, bu yıl hedeflenen rakamın 3 katını aşağı görülüyor.
ENFLASYON %75’TEN DÖNDÜ
Enflasyon, OVP’deki hedefe yakın bir rakamla 2023 yılını geride bıraksa da daha sonra yükselmeye devam etti. Enflasyonun Mayıs 2024’te yüzde 75,45 ile son yılların en yüksek seviyelerinden birini göreni görmesinde Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in “Döviz baskı altında tutuluyordu” açıklaması etkili oldu. 2024- 2026 yıllarını kapsayan Orta Vadeli Program’ın 6 Eylül 2023 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmasından sonra gelen o açıklama hafızalardaki yerini koruyor.
ŞİMŞEK’İN KUR AÇIKLAMASI ETKİLİ OLDU
OVP’nin açıklanmasının beş gün sonra Şimşek, katıldığı bir televizyon programında şunları söylemişti: “Üç aylık bir geçmiş var. Burada resmi anlamaya çalıştık. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bir Bakanlar Kurulu oluşturuldu. Hazine ve Maliye görevi bana tevdi edildi. Biz de güçlü bir ekip kurduk. Daha sonra durum değerlendirmesi yaptık. Enflasyon hedefimizi iddialı bulanlar olabilir. Biz mümkün olduğunca, o an itibarıyla en gerçekçi rakamları ortaya koymaya çalıştık. Burada enflasyonla ilgili tahmin değişiklikleri, bizim resmi daha iyi anlamamızla ortaya çıktı. 2021’in Aralık ayıyla, aşağı yukarı 2023’ün Mayıs ayına kadar kur belli bir düzeyde tutulmuş. Biz kuru serbest bıraktık. Tabii kur etkisi var. Çünkü bir taraftan rasyonel politikalar diyeceksin sonra kur müdahalesi, bu doğru değil. Kur etkisi var. Geçişkenlik zamanla azalacak. Bizim bir kur hedefimiz yok. Aslında tahmin de olmaması lazım.”
FABRİKALAR KAPANIYOR
Mayıs 2023’teki seçimler yapıldığında “Yatırımcı kredisi” de denilen ticari kredilerin faizi yüzde 15 civarındaydı. Faiz politikasında yapılan makas değişikliğinin ardından yatırım kredilerinin maliyeti yüzde 70’e dayandı. 2 Haziran 2023’te yüzde 14,95 olan bankacılık sektörü ticari kredi faiz ortalaması, 5 Nisan 2024’te yüzde 67,55 ile zirveyi gören ticari kredi faizi sonraki dönemde bir miktar gerilese de hala yüzde 54 civarında bulunuyor. Mehmet Şimşek’in yürüttüğü yüksek pozitif reel faiz politikası, enflasyonu düşüremezken, reel sektöre büyük darbe vurdu. Binlerce firma konkordato ilan ederken, binlerce fabrika ya kapandı veya üretimlerini en alt seviyeye indirdi. İmalat sektörünün kârlılığı hızla düşerken, yatırıma gidecek fonlar yüksek faiz nedeniyle faize yatırılıyor. İmalat sektörünün elektrik talebi hızla düştüğü için spot piyasa elektrik fiyatları adeta çakılmış vaziyette. Hatta geçtiğimiz Ramazan ayında bazı gece saatlerinde RES spot elektrik fiyatları 0’a (sıfıra) indi.
CARİ AÇIK HIZLA ARTIYOR
2023 yılında cari açık toplamı 45.4 milyar dolar iken, özellikle Ticaret Bakanlığı’nın üstün gayretleriyle 2024 yılında 10 milyar dolara kadar geriledi. Fakat yüksek faiz ve hatalı kur politikası nedeniyle 2025’te 25,2 milyar dolara yükselen cari açık, 2026’nın ilk 3 ayında adeta patlama yaptı. Bu yılın ilk çeyreğinde 20 milyar dolarlık cari açık oluştu. Bu rakam, bugüne kadarki en yüksek ilk çeyrek cari açığı olacak. Bu şekilde devam ettiği taktirde 2026 yılında cari açığın 65 milyar doların üzerine çıkacağı görülüyor.
Dolar %125 Avro %145 yükseldi
Son üç yılda Türk Lirası’nın yabancı paralar karşısındaki değeri eridi. Mayıs 2023’te 20 lira olan 1 dolar yüzde 125 artışla 45 liraya yükseldi. Aynı tarihde 21,5 lira olan 1 avro ise yüzde 145 artışla 52,75 liraya çıktı. Kanunda yer almasına rağmen dolar spekülatörlerinden vergi alınmaması, TL’nin yabancı paralar karşısındaki değerinin erimesinde etkili oldu.
***
Yeni Şafak’ın 31 Mart 2026 tarihli manşeti ve haberi ise şöyleydi:
Mehmet Şimşek bu yetkiyi neden istiyor
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından hazırlanan ve yasalaşma süreci devam eden kanun taslağı, Cumhurbaşkanı’na ait yetkiyi Hazine ve Maliye Bakanlığı uhdesine alıyor. Cumhurbaşkanı’nın; kişi ve kurumların mal varlıklarını dondurma yetkisini fiilen anlamsız ve uygulanamaz hale getirecek düzenleme Anayasa’ya aykırı.
27.12.2020 Tarihli ve 7262 Sayılı Kanun’un 3. maddesi gereğince ve şu andaki uygulamaya göre; Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına konu kişi ve kuruluşların mal varlıklarının dondurulması kararları, Cumhurbaşkanı Kararı ile Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giriyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından hazırlanan kanun teklifi ile 27.12.2020 Tarihli ve 7262 Sayılı Kitle İmha Silahları’nın Yayılmasının Finansmanı’nın Önlenmesine İlişkin Kanun’da kritik bir değişiklik yapıyor. Taslağın 15. Maddesi ile Cumhurbaşkanı’nın; kişi ve kurumlara ait mal varlıklarını dordurma yetkisi Hazine ve Maliye Bakanı’na da veriliyor.
FİİLEN ANLAMSIZ HALE GELECEK
Taslağının yasalaşması halinde Cumhurbaşkanı’nın; mal varlıklarını dondurma yetkisi fiilen anlamsız ve uygulanamaz hale gelecek. Çünkü kişi ve kuruluşların mal varlıklarının dondurma kararları, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararlarını bildirmesini müteakip Hazine ve Maliye Bakanı tarafından hemen uygulanacak ve Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı’nın (MASAK) internet sitesinde yayımlanacak. Bu nedenle Cumhurbaşkanı’nın başlangıçta bu kararlar üzerinde herhangi bir değerlendirme yapma ve tasarrufta bulunma imkânı kalmayacak.
KRİTİK MADDE BÖYLE DEĞİŞTİRİLECEK
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından hazırlanan 27.12.2020 Tarihli ve 7262 Sayılı Kitle İmha Silahları’nın Yayılmasının Finansmanı’nın Önlenmesine İlişkin Kanun Teklifi’nin 15 maddesi şöyle: “Madde 15- 27/12/2020 Tarihli ve 7262 Sayılı Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun’un 3’üncü maddesinin birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş, diğer fıkralar buna göre teselsül ettirilmiş, maddenin mevcut üçüncü fıkrasında yer alan ‘ikinci’ ibaresi ‘üçüncü’ olarak değiştirilmiştir. (2) Birinci fıkra kapsamındaki listeleme ve listeden çıkarma kararlarının gecikmeksizin uygulanması amacıyla Cumhurbaşkanı Kararı yayımlanıncaya kadar uygulanmak üzere, Hazine ve Maliye Bakanı tarafından en fazla 15 gün için geçici dondurma veya dondurmanın kaldırılması kararı alınabilir. Bu kapsamda alınan kararlar, MASAK’ın internet sitesinde yayımlanarak gecikmeksizin uygulanmak üzere ilgililere duyurulur.”
CUMHURBAŞKANI’NA “GECİKTİRME” ELEŞTİRİSİ
Getirilmek istenen düzenlemede, mal varlıklarını dondurma kararlarının gecikmeden uygulamasını temin etmek amacıyla Hazine ve Maliye Bakanı’na böyle bir yetkinin verileceği ifade edilse de bugüne kadar ki uygulamayı eleştiren ve suçlayan bir sonuç doğuruyor. Cumhurbaşkanı dolaylı bir şekilde, “ilgili kararların uygulamasını geciktirmek” ile suçlanıyor. Cumhurbaşkanı’nı hedef haline getirmeye yol açan bir düzenleme Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunuldu.
ANAYASA’YA AYKIRI
Başkanlık sistemlerinde Cumhurbaşkanları tarafından kullanılması gereken bu yetkilerin bakanlara da verilmesi Anayasa’ya da aykırılık teşkil ediyor. Bu yetkiler, parlamenter sistemde Bakanlar Kurulu tarafından kullanılmaktaydı. Türkiye; başkanlık sistemine geçtikten sonra parlamenter sistemde Bakanlar Kurulu tarafından kullanılan bu tür yetkiler, Cumhurbaşkanı’na devredildi.
***
Bakan Mehmet Şimşek’in Yeni Şafak tarafından hedef alınmasına ilişkin CHP Genel Başkanı Özgür Özel geçen yıl, “Bugün Mehmet Şimşek’e odunla vurmuşlar. Daha ne olacak? Yeni Şafak kimin? Yeni Şafak’ın desteği Sayın Damat’a… Damat, Yeni Şafak eliyle laflar sokarak kafasına kafasına vurmuş Mehmet Şimşek’in politikalarına. Parti içinde karışıklık arayanlara Yeni Şafak’ı tavsiye ediyorum, Yeni Şafak’ı okusunlar” demişti.













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *