İran-ABD ateşkesi sonrası Tahran’daki Büyükelçiliğini derhal açma kararı ile İsrail’le yeni bir polemik başlamasını sağlayan İspanya, Gazze ve İran konusunda kılını kıpırdatmayan Avrupa’ya “Lübnan’da yeni bir Gazze’ye izin vermeyelim” çağrısında bulundu. Buna karşılık İsrail, İspanya’nın tutumunu “düşmanlık” olarak nitelendirdi ve İspanya’yı Gazze komitesinden çıkardı.
İspanya ile İsrail arasındaki diplomatik kriz
İspanya’nın ABD ile İran arasındaki geçici ateşkes sonrasında Tahran Büyükelçiliğini hemen açma kararı, İsrail ile yeni bir polemiğin başlamasına neden olmuştu.
İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares, Tahran Büyükelçiliğini derhal açma kararını “ABD ile İran arasında varılan iki haftalık ateşkes ışığında ve bu barış çabasını her iki taraftan da teşvik etmek amacıyla” aldıklarını ifade etmiş, İsrail Dışişleri Bakanı Saar ise bu kararı sert bir dille eleştirmişti.
İspanya hükümetinin Filistin Devletini tanıma kararı ve Gazze’ye verdiği destekle ilgili İsrail ile yaşanan diplomatik kriz bağlamında İsrail, Mayıs 2024’te Madrid Büyükelçisi’ni, İspanya da Eylül 2025’te Tel Aviv Büyükelçisi’ni kalıcı olarak geri çağırmıştı.
İki ülke arasında mevcut durumda en üst diplomatik temsilcilik, maslahatgüzar seviyesinde bulunuyor.
Sanchez’den Avrupa’ya çağrı
Barselona’da düzenlenen Avrupa Nabız Forumu’nun kapanış konuşmasını yapan Sanchez, Orta Doğu’daki düşmanlıkların sona ermesi gerektiğine işaret etti.
“Lübnan’da yeni bir Gazze’ye izin vermeyelim” diyen Sanchez, İsrail’i uluslararası insancıl hukuku açıkça ihlal etmekle suçladı. İspanya Başbakanı Sanchez, konuşmasında şunları kaydetti:
“Dünyanın geri kalanının bize bakmasını ve bizi desteklemesini istiyorsak, Avrupa’nın tutarlı bir şekilde hareket etmesi gerekiyor. Bu yüzden dün, AB’nin İsrail ile olan ortaklık anlaşmasını askıya almasını önerdim, çünkü İsrail’in özellikle uluslararası ve insancıl hukukla ilgili olan birçok maddesini çiğnediği ve ihlal ettiği açıktır.”
Sanchez, Lübnan’daki İsrail katliamı sonrası, 8 Nisan’da x’ten yaptığı açıklamada da İsrail’i hedef aldı.
“Tam da bugün, (İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu saldırının başlamasından bu yana Lübnan’a yönelik en sert saldırısını gerçekleştirdi” diye yazan Sanchez, İsrail Başbakanı’nın “yaşama ve uluslararası hukuka olan saygısızlığının kabul edilemez” olduğunu vurguladı.
Sanchez, “Açıkça konuşmanın zamanı geldi. Lübnan ateşkes kapsamına alınmalıdır. Uluslararası toplum, uluslararası hukukun bu son ihlalini kınamalıdır. Avrupa Birliği, İsrail ile olan ortaklık anlaşmasını askıya almalıdır ve bu suç eylemleri için hiçbir cezasızlık olmamalıdır.” ifadesini kullandı.
Netanyahu’dan öfke
Siyonist Başbakan Netanyahu x hesabından yaptığı açıklamada, İspanya’nın Sivil-Askeri Koordinasyon Merkezi’nden çıkarılma kararına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İspanya’nın İsrail ordusunu karaladığını öne süren Netanyahu, “Bu nedenle, İspanya’nın defalarca İsrail’in karşısında yer almayı seçmesi üzerine, bugün İspanya temsilcilerinin Kiryat Gat’taki koordinasyon merkezinden çıkarılması talimatını verdim.” açıklamasını yaptı.
Netanyahu, İspanya’nın tutumunu “düşmanlık” olarak nitelendirerek, hiçbir ülkenin, İsrail’e karşı “diplomatik bir savaş yürütmesine izin vermeyeceği” değerlendirmesinde bulundu.
İspanya’dan yanıt
İspanya Başbakan Yardımcısı, Çalışma ve Sosyal Ekonomi Bakanı Yolanda Diaz, “Evet, savaş suçlularına ve soykırımcılara karşı tam düşmanlık.” ifadesini kullandı.
İspanya Gençlik ve Çocukluk Bakanı Sira Rego da ülkesi hakkındaki suçlamalara sosyal medyadan yanıt vererek, “Sizi karalamıyoruz, sizi tanımlıyoruz: Siz, soykırımcı ve suçlu bir rejimsiniz ve hepiniz Uluslararası Ceza Mahkemesinin önüne çıkacaksınız.” paylaşımında bulundu.
İspanya Sağlık Bakanı Garcia, bir televizyon programına yaptığı açıklamada, Netanyahu için “Bu kişi, yüzyılımızın en büyük soykırımlarından birini gerçekleştiren, Filistin’de 20 binden fazlası çocuk olmak üzere 70 bin sivili öldüren, Lübnan’ın güneyini harap eden, soykırımcı bir adam.” dedi.
İsrail Başbakanı’nın İspanya’yı kendilerine karşı “diplomatik savaş yürütmekle” suçlamasını ve “Buna izin vermeyeceğim.” şeklinde konuşmasını “Kötü bir şaka mı bu?” olarak yorumlayan Bakan Garcia, “Şaka mı değil mi bilmem ama kesin olan, İspanya’nın bu adama karşı duruyor olmasıdır. İspanya ve İspanya hükümetinin bu adama, soykırımcılara ve Trump’a karşı duvar örmesi bir gururdur.” ifadelerini kullandı.
İspanya’ya saldıran bir ülkeye karşı muhalefetteki sağ partilerin sessiz kalmasını da eleştiren Garcia, şöyle devam etti:
“Netanyahu direkt olarak bizi tehdit ettiğinde vatanseverler (ana muhalefetteki Halk Partisi) ne yapacak merak ediyorum. Mesele şu ki sağcılar kendi hükümetine karşı yürüttüğü bu haçlı seferinde, ya olup bitenin, dış tehditlerin ülkemizi tehlikeye attığının farkında değiller ya da daha kötüsü, farkındalar ama bir felçli gibi hareket edemiyorlar. Ben, İspanyolların Netanyahu’nun, soykırımcıların ve savaş yanlısı beylerin karşısında bir hükümetlerinin olmasından gurur duyduklarına inanıyorum.”
Sumud filosu Barcelona’dan yola çıkıyor
Filo, “2026 Bahar Misyonu” kapsamında, 100’den fazla ülkeden binlerce katılımcı ve 100’ün üzerinde gemiyle yarın (12 Nisan 2026) İspanya’nın Barcelona şehrinden yola çıkacak. Akdeniz’e açılacak filoya, İtalya, Tunus ve diğer Akdeniz limanlarından kalkacak gemiler de katılacak. Amaç, İsrail ablukasını kırmak ve Gazze’ye insani yardım ulaştırabilmek.
Hareket öncesi bugün Barcelona’da binlerce kişinin katılımıyla dayanışma mitingi düzenlenecek.
İspanya’daki festivalde Netanyahu’nun kuklası yakıldı
İspanya’nın güneyindeki Endülüs bölgesinin Malaga kentine bağlı El Burgo kasabasındaki festivalde “kötülüklerin yakılması” geleneği kapsamında, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun kuklası yakıldı.
Katolik dünyasının en önemli dini bayramlarından biri olan ve geçen hafta kutlanan Paskalya Bayramı kapsamında İspanya genelinde düzenlenen etkinliklerde bu kez El Burgo kasabasındaki “Yahuda’nın yakılması” festivali öne çıktı.
Her yıl “kötülüklerin yakılması” geleneği kapsamında bir figür belirleyen El Burgo halkı, bu yıl Filistin’deki soykırım ve İran’a yönelik saldırıdan sorumlu tuttuğu İsrail Başbakanı Netanyahu’nun kuklasını yaktı.
Kasaba merkezinde düzenlenen festival, İsrail’i protesto eylemine dönüştü.
Sosyal medyaya da yansıyan görüntülerde halk, Netanyahu’ya benzeyen yedi metre yüksekliğindeki devasa bir kuklanın alevler içinde yanmasını alkışlayarak izledi.
İspanyol basınına açıklama yapan, Başbakan Pedro Sanchez’in liderliğini yaptığı Sosyalist İşçi Partisine mensup Belediye Başkanı Maria Dolores Narvaez, “Bu, 1940’lardan beri süregelen bir gelenek ve Kutsal Hafta’dan sonra tüm kötülüklerin yakılmasını ve Paskalya pazarında iyi insanın dirilmesini içeriyor. Bu kuklanın seçilmesinin amacı (Savaşa, soykırıma hayır) mesajını sembolize etmektir.” dedi.
Sadece 1800 nüfuslu olan ancak festivalden dolayı çok sayıda ziyaretçinin geldiği El Burgo kasabasının Belediye Başkanı Narvaez, “Yahuda’nın yakılması” festivalinde Yahuda’yı temsil edecek figürün Belediye Meclisince seçildiğini söyledi.
İspanya, Gazze Koordinasyon Merkezi’nden atıldı
Siyonist Dışişleri Bakanı Gideon Saar, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, İspanya’nın ABD tarafından Kiryat Gat’ta kurulan Sivil-Askeri Koordinasyon Merkezi’nden çıkarıldığını belirtti.
İran’a saldırılar sürerken İspanya Başbakanı Pedro Sanchez hükümetinin “İsrail karşıtı tutumu” nedeniyle bu kararın alındığını ifade eden Saar, kararın, hem ABD’ye hem de İspanya’ya iletildiğini kaydetti.
İspanya Barış Kurulu’nu reddetmişti
Sanchez 26 Ocak 2026’da, ABD Başkanı Donald Trump’ın küresel çatışmalarla mücadele iddiasıyla kurduğu “Barış Kurulu” girişimine katılmayacaklarını açıklamış, bu “kararın İspanya’nın çok taraflılık ilkesine ve Birleşmiş Milletler sistemine olan inancıyla tutarlı olduğunu” ifade etti.
“Davet için teşekkür ediyoruz ancak reddediyoruz” diyen Sanchez, “uluslararası hukuka, Birleşmiş Milletler’e ve çok taraflı diplomasiye olan bağlılıklarını” öne sürmüş, ayrıca kurulda Filistin tarafının temsil edilmemesini eleştirmişti.
Gazze Barış Kurulu Yürütme Kurulu’nda (Executive Board) yer alan ve süreci aktif yöneten ülkeler arasında, ABD, İsrail, Türkiye, BAE, Katar, Mısır, Suudi Arabistan bulunuyor.
Erdoğan-Sanchez görüşmesi
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının NSosyal hesabında 7 Nisan’daki paylaşıma göre, görüşmede, Erdoğan ve Sanchez, ikili ilişkiler ile bölgesel ve küresel konuları ele aldı.
Türkiye ve İspanya’nın savunma başta olmak üzere her alanda sergilediği dayanışmanın, iki ülke halklarınca da memnuniyetle karşılandığını ve ilişkilerin daha ileri taşınmasının hedeflendiğini belirten Erdoğan, İran’ın topyekun yıkıma uğratılması hedefiyle hareket edilmesini tasvip etmedikleri gibi İran’ın kardeş bölge ülkelerine yönelik tutumunu da doğru bulmadıklarını, vicdan sahibi herkesin barışı sahiplenmesi ve diplomasiye odaklanması gerektiğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in Gazze’de ve diğer yerlerdeki hukuk tanımazlığının önüne geçilmemesi durumunda, bölgenin barışa hasret kalmaya devam edeceğini de kaydetti.
Erdoğan, Türkiye’nin Rusya-Ukrayna savaşının sonlandırılması için müzakerelerin yeniden canlandırılmasının ve barış odaklı temasları uluslararası camianın daha ciddi şekilde ele almasının mühim olduğunu ifade etti.
Sanchez, Lübnan’a desteğini yineledi
Sanchez, 6 Nisan’da x’ten yaptığı paylaşımda, Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam ile telefon görüşmesi yaptığını duyurdu. “Lübnan bu savaşı seçmedi. (Lübnan’ın) Egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmelidir.” diyen Sanchez, Selam ile görüşmesinde İspanya’nın Lübnan’a olan desteğini ve dayanışmasını ifade ettiğini kaydetti.
Sanchez ayrıca, Lübnan’daki BM barış gücü UNIFIL’deki İspanyol birliklerinin “takdire şayan bir iş yaptığını” belirterek, “BM barış gücü misyonuna yönelik saldırılar kabul edilemez ve derhal durdurulmalıdır.” çağrısında bulundu.
Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares de, İspanya devlet televizyonu RTVE’ye yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını ve Orta Doğu’daki çatışmaların yol açtığı krizi değerlendirdi.
“Şu anda İspanyol halkına gerçeği söylemeliyiz. Her şey savaşın tüm cephelerde devam edeceğini gösteriyor.” diyen Albares, mevcut şartlarda müzakere masasına geri dönmenin, çatışmaları durdurmak için arabuluculuk yapılmasının “gerçek bir olasılık olarak göremediğini” belirtti.
Albares, “bir arabuluculuk için hem İran’ı hem de ABD’yi dahil etmek gerektiğini, ikisi de dahil olmadan Hürmüz Boğazı’nı açmanın ve gerginliği azaltmanın çok zor olduğunu” söyledi. “Orta Doğu halklarının birbirleriyle savaş dışında başka bir şekilde ilişki kurmasının mümkün olmadığı görülüyor.” iddiasında bulundu.
2025 yılı Eylül ayında da, İspanya hükümetinin, İsrail tasarımı roketatarlar için yaptığı yaklaşık 700 milyon avro değerindeki bir sözleşmeyi iptal ettiği duyurulmuştu. İspanyol şirketlerden oluşan bir konsorsiyuma verilen sözleşme, İsrailli Elbit Systems firması tarafından üretilen PULS platformundan türetilen 12 adet SILAM roketatar sisteminin satın alınmasını içeriyordu. İspanya, İsrailli bir şirketten lisans altında üretilecek olan 168 adet tanksavar füze fırlatma rampası için yapılan bir başka sözleşmenin de iptalini resmileştirdi. 287 milyon avro değerindeki bu sözleşme, ilk olarak 2025 Haziran ayında basında yer almıştı.













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *