Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Genel Direktörü Nijeryalı Ngozi Okonjo-Iweala, küresel ticaret sisteminin son 80 yılın “en ciddi aksaklıklarını” yaşadığını belirterek, çok taraflı dünya düzeninin geri dönülmez biçimde değiştiğini bildirdi. Bu düzenin temeli 1944 yılının temmuz ayında ABD’nin Bretton Woods kasabasında atılmıştı.
DTÖ Genel Direktörü Okonjo-Iweala, Kamerun’un başkenti Yaounde’de düzenlenen DTÖ Bakanlar Konferansı’nın açılışında konuştu.
Okonjo-Iweala, daha önce bilinen dünya düzeni ve çok taraflı sistemin geri dönülmez şekilde değiştiğini kaydederek, “Bugün dünyanın karşı karşıya olduğu sorunların büyüklüğünü inkar edemeyiz.” dedi.
Küresel ticaret sisteminin son 80 yılın “en ciddi aksaklıklarını” yaşadığına dikkati çeken Okonjo-Iweala, çok taraflı dünya düzeninin geri dönülmez biçimde değiştiğini kaydetti.
Okonjo-Iweala, söz konusu krizlerin yalnızca mevcut çatışmalardan kaynaklanmadığını vurgulayarak, “Körfez’deki çatışmadan önce de ticaret, enerji, gübre ve gıda alanlarında ciddi şekilde sarsılmıştı.” diye konuştu.
Artan jeopolitik gerilimler, iklim baskıları ve hızlı teknolojik dönüşümün hem ulusal hükümetleri hem de uluslararası kurumları zorladığını belirten Okonjo-Iweala, bu süreçte çok taraflılığa yönelik eleştirilerin de giderek arttığını kaydetti.
Okonjo-Iweala, Orta Doğu, Sudan ve Ukrayna’daki çatışmaların küresel belirsizliği artırdığı bir dönemde Afrika’da bir araya gelinmesinin anlamlı olduğunu belirterek, “Afrika, geleceğin kıtasıdır.” değerlendirmesinde bulundu.
Konferansa katılan 166 üye ülkenin, Orta Doğu’daki savaşın tetiklediği küresel ekonomik dalgalanmalar gölgesinde derin görüş ayrılıkları yaşadığı ifade ediliyor.
Dört gün sürecek toplantılarda, jeopolitik gerilimler, tıkanan müzakereler ve artan korumacılık nedeniyle zayıflayan DTÖ’nün yeniden canlandırılması hedefleniyor. Ancak Orta Doğu’daki çatışmaların enerji, gübre ve gıda ticaretinde yarattığı risklerin, süreci zorlaştırdığına dikkati çekiliyor.
DTÖ’nün temelleri 1944’te atılmıştı
2. Dünya Savaşı’nın sona doğru yaklaştığı 1944 yılının temmuz ayında ABD’nin Bretton Woods kasabasında Birleşmiş Milletler (BM) Para ve Maliye Konferansı bünyesinde 44 ülkenin temsilcisi bir araya geldi. Savaş sonrası dünyada uluslararası parasal ve mali düzenin nasıl sağlanacağı konularını tartışan yetkililer, konferans sonunda, yaklaşık 30 yıl sürecek olan Bretton Woods sistemini oluşturdu.
Bretton Woods sisteminin özü, 1 ons altının 35 ABD dolarına eşitlenmesi ve diğer ülke para birimlerinin dolara sabitlenmesidir. ABD dışındaki ülkeler buna dayanarak altın rezervi yanında dolar rezervi de oluşturmaya başlarken, ABD ise yaratmış olduğu dolar miktarının kendi altın rezervinin 4 katını geçmeyeceğini taahhüt etti.
Bretton Woods konferansı, aynı zamanda uluslararası ticarette serbestleşmeye gidilmesi, tarifelerin azaltılması ve giderek kaldırılmasını öngörüyordu. Bu amaçla Uluslararası Ticaret Örgütü’nün (ITO) kurulmasına karar verildi.
Ancak ITO kuruluş müzakereleri devam ederken, belirli mallar üzerinde gümrük indirimlerinde bulunmak ve ITO’nun ülkelerce onaylanmasına kadar geçecek sürede bu indirimleri uygulamaya koymak amacıyla 23 ülke, 1947’de Cenevre’de “geçici” olarak nitelendirilen Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması’nı (GATT) imzaladı.
ITO’nun kurulamaması üzerine “geçici” olma özelliğine rağmen GATT, 1995 yılına kadar uygulandı ve dünya ticaretinde genel kabul gören bir çerçeve oluşturdu. Hatta gümrük tarifelerini dünya ortalaması olan yüzde 40’tan yüzde 6’ya kadar düşürerek oldukça başarılı oldu. Ancak bu başarı, örgütün önemli bir amacı olan “gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelerin gelişmesine” beklenen katkıyı sağlayamadı. Ticaret arttı ancak gelişmiş ülkeler bundan daha fazla faydalandı. Bu durum, ileride DTÖ dönemindeki en önemli sorunlardan biri olarak ön plana çıktı.
GATT’ın diğer bir başarısızlığı da dünya siyasetinde ve ekonomisindeki iki önemli ülke olan Rusya ve Çin’in örgüt dışında kalmasıydı. Marksist ekonomiye sahip bu iki ülkenin, kapitalizmin egemen olduğu bir sisteme entegre olamayacağı ileri sürülmekle birlikte en önemli neden politik rekabetti.
Nitekim bu politik rekabet sona erdikten sonra Çin, 2001’de ve Rusya, 2012’de DTÖ’ye üye oldu.
Birbirini izleyen 8 çok taraflı görüşme turunun sonunda ITO’nun DTÖ adı altında kurulmasına karar verildi. Çok taraflı uluslararası ticaret sisteminin yasal ve kurumsal temeli olan DTÖ, 1 Ocak 1995’te resmen faaliyete geçti.
Uzmanlar, kuruluşunun 25. yılında, DTÖ’nün işlevselliğini daha da yitirmesi halinde küresel ticaret sisteminin dünya savaşları arasında pek çok soruna yol açan bölgesel ticaret “bloklarına” geri dönme eğilimine gireceği uyarısında bulunuyor.













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *