Hürmüz Boğazı’nın güvenliğini sağlama iddiasıyla İran’a karşı koalisyon kurmayı talep eden ABD’ye, Almanya, İspanya ve İtalya kesin bir dille karşı çıkarken, hiç sesini çıkarmayan veya farklı öneriler getiren devletler oldu.
ABD Başkanı Donald Trump’ın, Hürmüz Boğazı’ndaki gemi taşımacılığının sürdürülmesini sağlamak amacıyla kurmayı planladığı öne sürülen uluslararası koalisyona ilişkin AB ve üye ülkelerden farklı açıklamalar yapıldı.
Almanya, İspanya ve İtalya, Hürmüz Boğazı’nda askeri bir operasyona katılmayı veya gemi göndermeyi düşünmediklerini açıklarken, AB’den Hürmüz Boğazı’nın açık tutulması için Karadeniz Tahıl Girişimi benzeri bir çözümün mümkün olup olmadığı önerisi geldi.
İngiltere ve Fransa, konuya ilişkin daha ılımlı açıklamalar yaptı, Yunanistan ise meseleyi AB ile ortaklaşa inceleyeceğini belirtti.
Avusturya, Macaristan, Çekya ve Slovakya ise kendi ülke gündemlerine yoğunlaşarak Hürmüz Boğazı meselesinde sessiz kaldı.
Almanya, İspanya, İtalya
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilere deniz kuvvetleriyle eşlik etme olasılığının sorulması üzerine, “Şu anda deniz yollarının askeri olarak korunması konusunda düşünmek için bir neden görmüyorum.” yanıtını verdi.
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, ülkesinin, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim ve İran’a yönelik saldırılar bağlamında uluslararası bir askeri operasyona katılmayacağını yineledi.
İspanya Savunma Bakanı Margarita Robles, tüm ülkelerin kararlarına saygı duyduklarını ancak İspanya’nın şimdilik Hürmüz Boğazı’na hiçbir gemi göndermeyeceğini açıkladı.
İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, “Hürmüz’de askeri operasyonlara dahil değiliz. Hiçbir Avrupa ülkesi, Hürmüz Boğazı’nda askeri operasyonlara dahil olma isteğini dile getirmedi.” diye konuştu.
Avrupa Birliği
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Hürmüz Boğazı’nın açık tutulması için Karadeniz Tahıl Girişimi benzeri bir çözümün mümkün olup olmadığını görüştüklerini bildirdi.
Konuyu, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’le ele aldıklarını aktaran Kallas, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının etkilerinin sadece enerjiyle sınırlı olmayacağını, gübre tedariki açısından da ciddi problem yaratabileceğini dile getirdi. Kallas, “Eğer bu yıl gübrede kıtlık yaşanırsa, bunun sonucu gelecek yıl gıda yetersizliği olabilir.” dedi.
İngiltere
İngiltere Başbakanı Keir Starmer ile ABD Başkanı Trump, dün yaptıkları telefon görüşmesinde, dünya çapında maliyetlerin artmasına neden olan küresel deniz taşımacılığındaki aksaklıkları sona erdirmek için Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasının önemini ele aldı.
İngiltere Enerji Güvenliği ve Sıfır Emisyon Bakanı Ed Miliband, ülkesinin, önemli petrol geçiş yolu olan Hürmüz Boğazı’nın güvenliğini sağlamak için “her türlü seçeneği” değerlendirdiğini açıkladı.
Fransa
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da Hürmüz Boğazı’nın kademeli olarak açılması için konteyner gemilerine ve tankerlere eşlik edecek bir misyon oluşturmayı planladıklarını bildirdi. Bu misyonun tamamen barışçıl ve savunma amaçlı olacağını belirten Macron, misyona Avrupalı ve Avrupa dışındaki ülkelerin destek vereceğini kaydetti.
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot da seyrüsefer özgürlüğünün deniz hukuku kapsamına girdiğini ve Hürmüz Boğazı’nda deniz trafiğinin emniyetini sağlamak için bir misyon oluşturmak istediklerini yineledi.
Barrot, Avrupa’dan ve bölgeden birçok ülkenin, Hürmüz Boğazı’nın emniyetini sağlamak için uluslararası savunma misyonuna katılmaya ilgi gösterdiğini dile getirdi.
Yunanistan, Avusturya, Macaristan, Çekya, Slovakya
Yunanistan Başbakan Yardımcısı Kostis Hacidakis, Hürmüz Boğazı’ndaki ve Orta Doğu’daki durumun ekonomik sonuçlarını, diğer AB ülkeleriyle inceleyip bu doğrultuda kararlar alacaklarını kaydetti.
Avusturya, Macaristan, Çekya ve Slovakya’dan ise Hürmüz Boğazı’ndaki pozisyonlarını belirtecek net bir açıklama yapılmadı.
Avusturya, İran’a yönelik saldırılar sonrası “diplomasi” çağrısı yaparken, Macaristan ve Slovakya, petrol sevkiyatındaki aksama nedeniyle Drujba boru hattı krizine odaklanmış durumda.
Çekya’da ise yeni hükümet, savunma harcamalarını artırma niyetini açıkladı ve bunun ekonomi baltalanmadan yapılması gerektiğini vurguladı.
NATO
Adının açıklanmasını istemeyen bir NATO yetkilisi, AA muhabirinin, ittifakın Hürmüz Boğazı’nın güvenliğine ilişkin bir rol oynayıp oynamayacağına ilişkin sorusunu yazılı yanıtladı.
“Müttefikler Akdeniz’de ilave güvenlik sağlamak için zaten adımlar attı.” ifadesini kullanan yetkili, aynı zamanda üye ülkelerin bireysel olarak Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik bağlamı da dahil olmak üzere daha fazla ne yapabilecekleri konusunda ABD ve diğerleriyle görüşmeler yürüttüklerini kaydetti.
Çin
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Cien, Pekin’de düzenlenen olağan basın toplantısında AA muhabirinin, Çin’in söz konusu koalisyona katılmak için çağrı alıp almadığı, çağrı alması halinde gemilerini Boğaz’a gönderip göndermeyeceğine yönelik sorularını yanıtlamaktan kaçındı.
Hürmüz Boğazı ve çevresindeki sularda yaşanan gerilimin uluslararası mal ve enerji nakil hattını olumsuz etkilediğini, bölgesel ve küresel barış ile istikrara zarar verdiğini ifade eden Sözcü Lin, şunları kaydetti:
“Çin, bir kez daha tüm taraflara askeri operasyonlara son verme, gerilimi daha fazla yükseltmekten kaçınma ve bölgesel kargaşanın küresel ekonomik büyümeye daha büyük bir darbe vurmasını engelleme çağrısı yapıyor.”
Lin, ABD’den böyle bir koalisyona katılma talebinin gelip gelmediğine ilişkin soru üzerine, ülkesinin tüm taraflarla iletişim halinde olduğunu ve gerilimi düşürmeye çalıştığını belirtti.
ABD’nin İran’a karşı koalisyon girişimi
ABD Başkanı Donald Trump, dostu İsrail’le birlikte, 28 Şubat’ta bir ilkokula düzenledikleri saldırı ile İran’a yönelik başlattıkları yıkımın ardından İran misilleme saldırıları ile yanıt verdi. Ayrıca Hürmüz Boğazı’nı ABD ve İsrail’e ve ortaklarına kapattığını duyurdu.
ABD bunun üzerine, Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinin sağlanması iddiasıyla 7 devlet ile görüşmeler yürüttüklerini açıkladı.
ABD basınındaki haberlere göre, Trump, Air Force One uçağında gazetecilere, Hürmüz Boğazı’nın güvenliğine ilişkin yaptığı açıklamada, “Petrolün büyük bir kısmını, yani yaklaşık yüzde 90’ını boğazdan temin ediyorlar. Ben de ‘Girmek ister misiniz?’ dedim. Bakalım ne olacak. Belki gelirler, belki de gelmezler.” ifadesini kullanmıştı.
Trump, Truth Social hesabında yaptığı paylaşımda da “Umarız, bu yapay kısıtlamadan etkilenen Çin, Fransa, Japonya, Güney Kore, İngiltere ve diğerleri, gemilerini Hürmüz Boğazı’na gönderirler ki; burası tamamen başsız kalmış bir ülkenin tehdidine maruz olmaz.” ifadesini kullanmıştı.













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *