Doç. Dr. Ali Erdoğan: Son dönemde dijitalleşme ile kumara erişim maalesef çok kolaylaştı. Artık elimizin altındaki cep telefonları ve bilgisayarlar aracılığıyla sanal kumar oynanabiliyor. Bu durum, bağımlılığın çılgınca yayılmasına neden oluyor.
Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ali Erdoğan, son dönemde dijitalleşme ile kumara erişimin çok kolaylaştığını belirterek, “Artık elimizin altındaki cep telefonları ve bilgisayarlar aracılığıyla sanal kumar oynanabiliyor. Bu durum, bağımlılığın çılgınca yayılmasına neden oluyor.” dedi.
Doç. Dr. Ali Erdoğan, AA muhabirine, kumarın insanlık tarihi boyunca var olduğunu ancak dijitalleşmeyle form değiştirdiğini söyledi.
Bağımlılığın beyindeki ödül mekanizmasıyla doğrudan ilişkili biyolojik bir süreç olduğunu belirten Erdoğan, “Son dönemde dijitalleşme ile kumara erişim maalesef çok kolaylaştı. Artık elimizin altındaki cep telefonları ve bilgisayarlar aracılığıyla sanal kumar oynanabiliyor. Bu durum, bağımlılığın çılgınca yayılmasına neden oluyor. Artık karşımızda ciddi tedbirler alınması gereken bir pandemi var.” diye konuştu.
Kumarın beyindeki bazı merkezleri aktive ederek dopamin salınımına neden olduğuna dikkati çeken Erdoğan, bu salınım sonucunda kişilerde bağımlılığın geliştiğini dile getirdi.
Bağımlılığın süreçleri deneyip, “zevk için oynuyorum” diyerek başladığını anlatan Erdoğan, bu yüzden kişilerin hiçbir şekilde sanal oyunlara yanaşmamasının bağımlılık süreçlerinin gelişmemesi açısından çok önemli olduğunu ifade etti.
“Dijital dünyada kontrol zor olabiliyor”
Sanal kumarın geleneksel kumardan en büyük farkının “erişilebilirlik” ve “normalleşme” olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şöyle konuştu:
“Sanal kumarın farkı, elimizin altında bir arkadaşımızla mesajlaşıyor gibi bir oyun oynayabilmemizdir. Sanal kumar oyunları bu durumu normalleştirdi. Kredi kartları ve çeşitli ödeme araçlarıyla iş yerinde, okulda, evde oynanabiliyor. Bu da kumarı toplumun gözünde normalleştirmeye başladı. Maalesef sanal kumar bağımlılığı 12-13 yaşlarına kadar inmiş durumda. Dijital dünyada kontrol zor olabiliyor. Bu yüzden ailelerin, bu durumla ilgili çocuğu çok fazla rahatsız etmeden mutlaka takip etmeleri, buna yönelik tedbirler almaları önemli.”
Bağımlılığın kontrolsüz para harcama, öfke, aileden uzaklaşma ve depresyon gibi belirtilerle kendini gösterdiğini belirten Erdoğan, “telafi davranışı” tuzağına dikkati çekti.
Bireylerin kaybettiği tutarı geri alma umuduyla tekrar kumar oynamasının bir kısır döngü yarattığını vurgulayan Erdoğan, “Şu kadar para kaybettim, onu alıp çıkacağım” düşüncesinin kişiyi kumara hapseden temel sorun olduğunu anlattı.
“Kumar bağımlılığında tedavi başarımız oldukça yüksek”
Bağımlılıkla mücadelede tıbbi desteğin önemine vurgu yapan Erdoğan, Akdeniz Üniversitesi bünyesinde hizmet veren Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniğinde, kumar, internet ve alışveriş bağımlılığına yönelik kapsamlı tedaviler uygulandığını söyledi.
Doç. Dr. Ali Erdoğan, vatandaşların internet üzerinden randevu alarak polikliniğe başvurabileceğini dile getirerek, tedavi sürecine ilişkin şu bilgileri verdi:
“Poliklinik başvurusunda önce bir değerlendirme ve durum tespiti yapılıyor. Daha sonra da hem ilaç tedavileri hem psikoterapi yöntemleri birlikte uygulanarak kişilerin bu kumar davranışından uzaklaşması sağlanıyor. Kumar bağımlılığında tedavi başarımız oldukça yüksek. O yüzden kişiler tedaviye başvurmaktan kesinlikle çekinmesin.”
İslam kumarı neden yasaklıyor?
İslam Ansiklopedisi’nde Kumar maddesinde özetle şu bilgiler veriliyor:
Kumar kelimesi Türkçe’ye Arapça’daki kımârdan (aş.bk.) geçmiştir. “Şans ve becerinin birlikte veya tek başına söz konusu olduğu bir olay yahut yarışmanın ya da belirsiz bir olayın sonucu üzerine bahse tutuşma ve bu yolla kazanç elde etme” şeklinde tanımlanabilen kumar, türü ve şekli toplumlara ve dönemlere göre değişiklik gösterse de esas itibariyle haksız kazanç, mal ve zaman israfı, irade zafiyeti ve toplumsal çözülme gibi bir dizi olumsuzluğa yol açtığı için dinler ve temel ahlâk öğretileri tarafından yasaklanmış ve kınanmıştır. İslâm dininin temel yasaklarından biri de kumar yasağıdır.
Cahiliyye adetlerinden biridir. Hemen her toplumda farklı şekillerde de olsa yaygınlığı bulunan ve insanlık tarihinde kökü hayli eskilere kadar uzanan kumar İslâmiyet öncesi Hicaz-Arap toplumunda da hem eğlence hem kazanç aracı olarak yaygındı.
Kur’ân-ı Kerîm’de, “Sana şarap ve kumar hakkında soru sorarlar. De ki: Her ikisinde de büyük bir günah ve insanlar için birtakım faydalar vardır. Ancak her ikisinin de günahı faydasından büyüktür” açıklaması ile kumar kınanmış (el-Bakara 2/219), daha sonra inen bir âyette de kesin bir yasaklama getirilmiştir:
“Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar (putlar) ve şans okları birer şeytan işi pisliktir. Onlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz. Şeytan, şarap ve kumar yoluyla aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak istiyor. Artık -bunlardan- vazgeçtiniz değil mi?” (el-Mâide 5/90-91).













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *