ABD, “Amerikalıların görüşlerinin” sansürlenmesi için dijital platformlara baskı uyguladığı gerekçesiyle 5 Avrupalıya vize kısıtlaması getirmesi üzerine AB Komisyon yazılı açıklama yaptı. ABD’yi kınadığını belirten Avrupa, “özerkliğimizi savunmak için hızlı ve kararlı bir şekilde yanıt vereceğiz” dedi.
ABD Dışişleri Bakanlığı, “Amerikalıların görüşlerinin” sansürlenmesi için dijital platformlara baskı uyguladıkları iddiasıyla 5 kişiye vize kısıtlaması getirdi.
Vize kısıtlamaları getirilenler arasında 2019-2024 yıllarında AB Komisyonunda katı dijital kurallarının şekillendirilmesinde öncü rol oynayan Breton ile birlikte Dijital Nefretle Mücadele Merkezi Başkanı Imran Ahmed, Küresel Dezenformasyon Endeks Başkanı Clare Melford, Almanya merkezli sivil toplum kuruluşu HateAid’in yöneticileri Anna-Lena von Hodenberg ve Josephine Ballon yer alıyor.
Avrupa’dan öfke
AB Komisyonu, ABD’nin “Amerikalıların görüşlerinin” sansürlenmesi için dijital platformlara baskı uyguladığı iddiasıyla 5 Avrupalıya vize kısıtlaması getirmesinin ardından yazılı açıklama yaptı.
“AB Komisyonu, eski AB Komiseri Thierry Breton da dahil olmak üzere 5 Avrupa vatandaşına seyahat kısıtlamaları getirilmesi kararını şiddetle kınıyor.” ifadesi kullanılan açıklamada, ifade özgürlüğünün Avrupa’da temel bir hak ve değer olduğu belirtildi.
Açıklamada, AB’nin ekonomik faaliyetleri düzenleme konusunda egemen hakka sahip, açık ve kurallara dayalı tek bir pazar olduğu belirtilerek, “Dijital kurallarımız, tüm şirketler için güvenli, adil ve eşit bir oyun alanı sağlar ve ayrımcılık yapmadan uygulanır.” değerlendirmesi yapıldı.
Söz konusu seyahat kısıtlaması konusunda ABD yetkililerinden açıklama talep edildiği vurgulanan açıklamada, “Gerekirse, haksız önlemlere karşı düzenleyici özerkliğimizi savunmak için hızlı ve kararlı bir şekilde yanıt vereceğiz.” ifadesi kullanıldı.
Fransa’dan tepki
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, ABD’nin, eski Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Üyesi Fransız Thierry Breton’un da dahil olduğu toplam 5 Avrupalı isme vize kısıtlaması getirmesine tepki gösterdi.
Barrot, X’ten yaptığı açıklamada, “Fransa, ABD’nin eski bakan ve AB Komisyon Üyesi Thierry Breton ile diğer 4 Avrupalı şahsiyete dayattığı vize kısıtlamasını şiddetle kınıyor.” ifadesini kullandı.
Dijital Hizmetler Yasası’nın (DSA) Avrupa’da demokrasiye uygun şekilde kabul edildiğini belirten Barrot, bu düzenlemeyle çevrim dışı ortamda yasa dışı olanın, çevrim içi ortamda da aynı şekilde yasa dışı kabul edilmesinin amaçlandığını vurguladı.
Barrot, DSA’nın Avrupa sınırları dışında herhangi bir etkisi bulunmadığını ve ABD’yi ilgilendirmediğini savunarak özgür ve egemen olan Avrupa haklarının kendi dijital sahalarıyla ilgili başkalarının kurallarının kendilerine dayatılmasını kabul edemeyeceğini ifade etti.
Avrupa’dan Musk’ın şirketine ceza
Avrupa Birliği (AB), ABD merkezli X sosyal medya platformuna, Dijital Hizmetler Yasası (DSA) kapsamındaki yükümlülüklerini ihlal ettiği gerekçesiyle 120 milyon avro para cezası vermişti.
Kararın, X’in mavi onay işaretinin aldatıcı tasarımı, reklam havuzunun şeffaf olmaması ve araştırmacılar için kamuya açık verilere erişim sağlamaması nedeniyle alındığı belirtilmişti.
X’in sahibi ABD’li teknoloji baronu Elon Musk ise kararın ardından paylaştığı mesajlarda, AB’nin dağılması gerektiğini belirterek Birliği “Nazi Almanyası”na benzetmişti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da, “Bu, yalnızca bir şirkete yönelik değil, Amerikan teknoloji sektörüne ve Amerikan halkına karşı bir adım. Amerikalıları çevrim içi olarak sansürleme günleri sona erdi.” ifadesini kullanmıştı.
Thierry Breton: Cadı avı yapılıyor
ABD’nin vize yasağı getirdiği eski Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Üyesi Thierry Breton, ABD yönetimini “cadı avı” yapmakla itham etti.
AB Komisyonunun eski Fransız üyesi Breton, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan, ABD Dışişleri Bakanlığının “Amerikalıların görüşlerinin” sansürlenmesi için dijital platformlara baskı uyguladıkları iddiasıyla kendisinin de aralarında yer aldığı 5 kişiye vize kısıtlaması getirilmesinin ardından açıklamalarda bulundu.
“McCarthy’nin cadı avı geri mi döndü?” ifadesini kullanan Breton, AB Dijital Hizmetler Yasası’nın demokratik olarak seçilmiş Avrupa Parlamentosu’nun yüzde 90’ı ve 27 üye ülkenin oy birliğiyle kabul edildiğini hatırlattı.
Breton, “Amerikalı dostlarımız sansür sandığınız yerde değil.” değerlendirmesinde bulundu.
Stephane Sejourne: Breton, Avrupa çıkarları doğrultusunda hareket etmiştir
Fransız asıllı AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Stephane Sejourne de “Selefim Thierry Breton 2019’da seçmenler tarafından verilen yetkiye sadık kalarak Avrupa çıkarları doğrultusunda hareket etmiştir.” ifadesini kullandı.
Sejourne, Avrupalıların yaptırımla susturulamayacağına işaret ederek, Breton ve ilgili diğer kişilerle tam dayanışma içinde olduklarını belirtti.
Geçmişte Fransa Maliye Bakanlığı da yapmış olan Breton, 2019-2024 yıllarında AB Komisyonunda katı dijital kuralların şekillendirilmesinde öncü rol oynamıştı.
Diğer tepkiler
Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, ABD’nin, eski AB Komisyonu üyelerinden Thierry Breton’un da aralarında yer aldığı 5 Avrupalıya uyguladığı vize kısıtlamasına tepki gösterdi. Kallas, X hesabından açıklama yaptı. ABD’nin Avrupalı vatandaşlar ve yetkililere yönelik seyahat kısıtlaması kararının kabul edilemez olduğunun altını çizen Kallas, “Bu egemenliğimizi sorgulamaya yönelik bir girişimdir.” değerlendirmesinde bulundu. Kallas, Avrupa’nın ifade özgürlüğü, adil dijital kurallar ve kendi alanını düzenleme hakkı başta olmak üzere değerlerini savunmayı sürdüreceğini vurguladı.
Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Roberta Metsola, X hesabından açıklama yaptı. Eski AB Komisyonu üyelerinden Breton’a görevini yerine getirdiği için ve diğer bazı kişilere seyahat yasağı getirilmesinin kabul edilemez olduğunun altını çizen Metsola, “AP adına, bu kararın derhal geri çekilmesini talep ediyorum.” ifadelerini kullandı.
Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prevot, X hesabından açıklama yaptı. Belçika’nın bu durumdan büyük rahatsızlık duyduğunu aktaran Prevot, “Tüm üye devletler tarafından desteklenen bu Avrupa mevzuatı, ABD’ye yönelik bir düşmanlık eylemi değildir.” değerlendirmesinde bulundu. Prevot, söz konusu mevzuatın sanal alanın da gerçek hayatta geçerli olan güvenlik ve insan onuru standartlarını karşılamasını sağlamayı amaçladığını kaydetti.
“ABD’de yaşanan ekonomik hayal kırıklıklarını gerekçe göstererek bireylerin yaptırıma tabi tutulması kabul edilemez.” ifadesini kullanan Prevot, Avrupa’nın değerlerini koruma ve vatandaşlarını muhafaza etme konusundaki egemen hakka sahip olduğunu, bu hakkını korumayı sürdüreceğini bildirdi.
Almanya’nın tepkisi
ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Almanya merkezli sivil toplum kuruluşu HateAid’in iki yöneticisine ülkeye giriş yasağı kararı alması Almanya’da tepkiyle karşılandı.
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, X hesabından yaptığı açıklamada, “ABD’nin HateAid’in yöneticilerine ve diğer kişilere uyguladığı giriş yasağı kabul edilemez.” ifadesini kullandı. AB’nin Dijital Hizmetler Yasası’nın (DSA) demokratik biçimde kabul edildiğini ve çevrimdışı ortamda yasa dışı olan içeriklerin çevrimiçinde de yasa dışı sayılmasını güvence altına aldığını belirten Wadephul, ABD ile bu konuda transatlantik diyalog yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
Adalet Bakanı Stefanie Hubig ise yaptığı yazılı açıklamada HateAid’in dijital nefret söylemi mağdurlarına destek verdiğini hatırlatarak, kuruluşun faaliyetlerinin sansür olarak tanımlanmasının anayasal düzenin yanlış yorumlanması anlamına geldiğini ifade etti. HateAid yöneticileri de yaptıkları ortak açıklamada, kararı “baskı ve yıldırma eylemi” olarak nitelendirdi. Açıklamada, insan hakları ve ifade özgürlüğü için çalışan sivil toplum aktörlerinin sansür suçlamalarıyla susturulmaya çalışıldığı vurgulandı. Tüm baskılara rağmen faaliyetlerini sürdürmeye devam edecekleri ifade edilen açıklamada, Alman hükümeti ile Avrupa Komisyonu’ndan bu adımlara karşı net bir duruş sergilemeleri talep edildi.
Muhalefette bulunan Yeşiller Partisi’nden Omid Nouripour, Alman hükümetinin ABD’nin Berlin Büyükelçiliği Maslahatgüzarını derhal çağırması gerektiğini kaydetti.













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *