360 kilometrekarelik Gazze’yi iki yıldır vahşice bombalayan siyonist rejim, Esed rejiminin yıkılması ile Suriye’de işgal ettiği alanları hızla genişletmeye başladı. Başkent Şam’a 20 kilometre mesafede üslenen İsrail, son bir yılda Gazze’nin iki katı kadar Suriye toprağını işgal etti. Suriye topraklarına binden fazla hava saldırısı, 400 kara saldırı düzenledi, 19 kontrol noktası kurdu.
Geçtiğimiz günlerde Suriye topraklarına fiilen giren siyonist başbakan Netanyahu’nun yanında Savunma Bakanı Israel Katz, Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar, İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ve Shin Bet (İç İstihbarat Servisi) Başkanı David Zini yer aldı.
İşgal ettikleri topraklarda işgalci İsrail askerlerine hitap eden Netanyahu, “Buradaki kapasitemize -hem savunma hem saldırı açısından- çok büyük önem veriyoruz. Dürzi müttefiklerimizi korumak ve özellikle İsrail devleti ile Golan Tepeleri’nin karşısındaki kuzey sınırını güvence altına almak için buradayız.” ifadelerini kullandı.
“Bu, her an değişebilecek bir görev ama biz size (Suriye’de bulunan İsrail askerlerine) güveniyoruz.” diyen siyonist katil Netanyahu’nun işgal altındaki topraklara gidişi, İsrail ile Suriye arasında yeni bir güvenlik anlaşması için yürütülen müzakerelerin çıkmaza girdiği yönündeki haberlerin ardından gelmesi dikkati çekti. Uluslararası toplum ve Birleşmiş Milletlerin (BM) tepkisini çeken gelişmeyle ilgili sembolik kınama mesajları paylaşıldı.
10 Kasım’da ABD’de Trump’la kısa bir süre önce görüşen Suriye yönetimi, Netanyahu’nun topraklarını ihlalini, “işgalin meşrulaştırılması girişimi” olarak nitelerken, BM durumu “en hafif tabirle endişe verici” olarak değerlendirdi.
Katar Dışişleri Bakanlığı adımı “uluslararası hukukun ihlali” olarak nitelendirirken, Ürdün İsrail’in “provokatif uygulamalarını derhal durdurması” çağrısı yaptı.
Golan Tepeleri 1967’den işgal altında
İsrail, Suriye toprağı olan Golan Tepeleri’ni 1967’den bu yana işgali altında tutuyor. 1974’te yapılan Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması’na göre, işgal altındaki Golan Tepeleri’nin bitişiğinde bulunan tampon bölge, BM Ateşkes Gözlem Gücü’nün (UNDOF) sorumluluğu altındaydı.
Baas rejiminin 8 Aralık 2024’te devrilmesinin ardından İsrail, devrik Baas rejimine ait onlarca noktayı hedef aldı ve ülkede birçok bölgeyi yüzlerce hava saldırısıyla vurdu. İsrail, bu saldırılarla özellikle eski rejimden kalan askeri malzeme ve altyapıları yok etmeye çalıştı. Geçtiğimiz günlerde, İsrail’e ait 15 savaş uçağı Suriye’ye girerek Türkiye sınırındaki Azez’e kadar uçtu.
Suriye Cumhurbaşkanı Şara, İsrail ordusunun 8 Aralık 2024’ten 18 Eylül’e kadar Suriye’ye 1000’den fazla hava saldırısı ve 400’den fazla kara saldırısı düzenlediğini açıkladı.
Buna ek olarak, İsrail ordusu BM Ateşkes Gözlem Gücü’nün varlığına rağmen Golan Tepeleri bitişiğindeki birçok yeri daha işgal etti. Suriye’nin güneyinde Şam kırsalında Doğu Cebel Şeyh ile Beyt Cin; Dera’da Şecere, Maerya, Abidin ve El-Cezire; Kuneytra’da ise Cibata Haşab, Kırs Nakıl, Kahtaniyye, Doğu Kevdene, Batı Kevdene, Tlul El-Humr, Hamidiyye, Mantara Barajı, El-Hımriyye, Tarım Kulesi, Eski Kuneytra, Kuneytra Kulesi, Adnaniyye ve Ruveyhiyye Barajı olmak üzere toplam 19 ayrı noktada İsrail askerleri konuşlandı.
Zaman zaman işgal ettiği bölgelerde baskınlar düzenleyen İsrail, tarım arazilerini tahrip etti, sivilleri alıkoydu ve işgalini genişletmeyi sürdürdü.
Anadolu Ajansı muhabirinin hesaplamalarına göre İsrail, işgal ettiği Golan Tepeleri’ne ek olarak son bir yıl içinde 800 kilometrekarelik Suriye toprağını daha ele geçirdi.
İsrail ordusu, işgal ettiği bu yeni alanlarda kurduğu küçük askeri üsler üzerinden bölgeyi büyük oranda kontrol altında tutuyor ve çevreye keyfi baskınlar düzenleyerek sahada fiili bir hakimiyet tesis ediyor.
İşgalini genişleten İsrail ile Şam yönetimi arasında ABD öncülüğünde yapılan güvenlik görüşmeleri henüz bir sonuç vermedi.
İsrail, yeni bir güvenlik anlaşması dayatmak isterken, Şam yönetimi Tel Aviv’in 8 Aralık 2024’ten itibaren işgal ettiği 800 kilometrekarelik alandan çekilmesini ve 1974 Anlaşması’nın yeniden uygulanmasını istiyor.
1974 Anlaşması
Taraflar arasında 1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması kapsamında, İsrail sınırı “mavi” ve Suriye sınırı “kırmızı” olmak üzere iki ayrım çizgisi belirlenmiş ve aralarında bir tampon bölge oluşturulmuştu.
Tampon bölgede, Suriye egemenliği altında olması koşuluyla, anlaşmanın uygulanmasını denetlemekten Suriye Golan Tepeleri’nde görev yapan BM Ateşkes Gözlem Gücü (UNDOF) sorumlu tutuldu.
Anlaşmada ayrıca, “UNDOF’un ateşkesin sürdürülmesini ve sıkı şekilde uyulmasını temin için çalışacağı; ayırma ve sınırlandırma alanlarına ilişkin ek protokolü denetleyeceği” ifade edildi.
Anlaşmada, “(BM gücü) misyonunu yerine getirirken genel olarak geçerli Suriye yasalarına ve düzenlemelerine uyacak ve yerel sivil idarenin çalışmalarını engellemeyecektir.” denildi.
Misyonun ayrıca, “hareket özgürlüğünden, iletişimden ve görevi için gerekli diğer olanaklardan yararlanacağı, savunma niteliğinde bireysel silahlarla donatılacağı ve bu silahları yalnızca meşru müdafaa amacıyla kullanacağı” belirtildi.
UNDOF’un BM Güvenlik Konseyi’nin yetkisi altında olduğu, anlaşma uyarınca denetimler yapacağı ve taraflara her 15 günden az olmamak kaydıyla düzenli rapor vereceği kaydedildi.













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *