ABD’nin Los Angeles kentinde başlayan ve ardından birçok şehre yayılan gösteriler 6 gündür sürerken, Kuzey İrlanda’da bir mahkeme sonrası göçmen karşıtı olarak başlayan gösteriler de üçüncü gününde.
ABD’nin Los Angeles kentinde Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) tarafından gözaltına alınan düzensiz göçmenlere destek amacıyla düzenlenen gösteriler sırasında çok sayıda kişi gözaltına alınmış, zaman zaman güvenlik güçleri ile protestocular arasında çatışmalar yaşanmıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, Los Angeles’taki durumu kontrol altına almak amacıyla Ulusal Muhafızları görevlendirdiğini açıklamış ve bölgedeki olaylardan dolayı Demokrat yöneticileri suçlamıştı.
ABD Savunma Bakanlığı Trump’ın talimatıyla 4 bin Ulusal Muhafız askerini bölgede görevlendirmek üzere harekete geçirirken Bakan Hegseth, “artan tehditler nedeniyle” yaklaşık 700 Deniz Piyadesinin de düzeni sağlamak amacıyla Los Angeles’a konuşlandırılacağını açıklamıştı.
Trump’ın pervasız tavırları sonrası olaylar diğer şehirlere de yayıldı. Teksas, Atlanta, Şikago, New York, Denver, Las Vegas, Philadelphia, Milwaukee, Seattle, Boston, Washington, DC’de protestolar şiddetlenerek devam ediyor.
Savunma Bakanı: Muhafız ve piyade gönderimi anayasaya uygun
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, bakanlığının 2026 bütçesi ile ilgili Senato’da düzenlenen oturumda soruları cevapladı.
Rhode Island Demokrat Senatörü Jack Reed, Hegseth’e eyalet yetkililerine danışılmadan Los Angeles’a gönderilen 4 bin Ulusal Muhafız ile 700 Deniz Piyadesinin Amerikan vatandaşlarını gözaltı ve tutuklama konusunda yetkilendirilip yetkilendirilmediğini sordu.
Hegseth, “Senatör, Los Angeles’taki Ulusal Muhafız ve Deniz Piyadelerine verdiğimiz her yetki, ABD başkanının yetkisi altındadır, yasal ve anayasaldır. Savunma görevlilerine ve tesislerin korunmasına yardımcı oluyorlar.” diye cevap verdi.
Senatör Reed’in askerlerin “ölümcül” olacak şekilde eğitildiğini hatırlatması üzerine de Hegseth, “Evet, eğitimleri ölümcül ancak Los Angeles’taki görev bununla ilgili değil. Ulusal Muhafızlar ve Deniz Piyadelerinin ICE ajanları ve sokaklarda işlerini yapmaya çalışan kolluk kuvvetleri adına kanun ve düzeni sağlamakla ilgili.” ifadelerini kullandı.
Bunun üzerine Reed, “ABD Anayasasına göre hukuk ve düzenin sağlanması sivil işlev gereği kolluk kuvvetlerinin görevidir, ABD ordusunun değil.” şeklinde karşılık verdi.
Her gün saat 20’de sokağa çıkma yasağı
California eyaletine bağlı Los Angeles Belediye Başkanlığından yapılan yazılı açıklamada, ikinci bir duyuruya kadar her gün yerel saatle 20.00’den 06.00’ya kadar sokağa çıkma yasağı uygulanacağı bildirildi. Açıklamada, şehir merkezinde güvenliğin sağlanması amacıyla Los Angeles Polis Departmanı (LAPD) ekiplerine ek olarak, bölge genelinden yüzlerce güvenlik personelinin görevlendirildiği kaydedildi.
Sokağa çıkma yasağının, tüm bireyler için geçerli olduğu aktarılan açıklamada kolluk kuvvetleri, sağlık ve acil yardım personeli, bölge sakinleri, işe gidiş-geliş yapanlar ile basın kartı taşıyan gazetecilerin kapsam dışı tutulduğu ifade edildi.
San Francisco Bölge Mahkemesi Kıdemli Yargıcı Charles Breyer, California Valisi Gavin Newsom’un “ABD Başkanı Donald Trump’ın Los Angeles’taki düzensiz göçmenlere destek gösterilerini bastırmak üzere eyalete Ulusal Muhafızlar ve deniz piyadeleri göndermesinin engellenmesi” talebine ilişkin kararını açıkladı. Trump’ın, ABD Savunma Bakanlığının ve Savunma Bakanı Pete Hegseth’in, başvuruya yönelik yanıtlarını mahkemeye sunmak için zaman istediğini aktaran Breyer, bu zamanı onlara tanıyarak Newsom’un acil talebini reddetti. Breyer, konuyla ilgili duruşmanın yarın görülmesine karar verdi.
California Valisi Gavin Newsom, Trump yönetimini, Los Angeles’taki gösterileri bastırmak üzere kente gönderilen askerleri federal kolluk gücü gibi kullanmakla ve eyaletler üzerinde yasayla belirlenmiş yetki sınırlarını aşmakla suçlamış, askerlerin eyalette kullanılmalarının engellemesi için federal mahkemeye acil talepte bulunmuştu.
Gavin Newsom, eyaletteki protestolar ve Trump yönetiminin bunlara karşı adımlarına ilişkin bir televizyon kanalında değerlendirmelerde bulundu. Trump’ın gösterilere yönelik askeri tedbirlerinin demokrasinin temelini oluşturan siyasi ve kültürel normlara karşı daha geniş kapsamlı bir saldırının başlangıcı olduğunu söyleyen Newsom, Ulusal Muhafızlar ve Deniz Piyadelerinin görevlendirilmesinin protestoları bastırmakla ilgili olmadığını, aksine “toplumu temelden sarsmaya ve gücü Beyaz Saray’da toplamaya yönelik bilinçli bir savaş” olduğunu öne sürdü.
Newsom, “California ilk olabilir ama burada bitmeyeceği çok açık. Sırada başka eyaletler var. Demokrasi sıradaki hedef. Demokrasi gözlerimizin önünde saldırı altında. Korktuğumuz an geldi.” ifadelerini kullandı. “Trump, kültüre, tarihe, bilime, bilgiye savaş ilan etti.” diyen Newsom, Başkan’ın haber kuruluşlarını itibarsızlaştırdığını ve anayasanın ifade özgürlüğünü güvence altına alan 1. Maddesi’ne saldırdığını iddia etti.
Newsom, Trump’ın yargı sistemi ve hukuk firmalarını da hedef aldığını kaydederek, “Bunlar düzenli ve medeni bir toplumun temelidir.” diye konuştu. Tüm Amerikalıları bu sürece karşı durmaya çağırarak protestoların barışçıl olmasını isteyen Vali Newsom, “Trump’ın en çok istediği şey sadakatiniz, sessizliğiniz ve bu ana ortak olmanız. Ona boyun eğmeyin.” dedi.
Senatör Bernie Sanders, sosyal medya platformu Instagram’dan yayımladığı videoda, Los Angeles’a ulusal muhafız ve deniz piyadelerini gönderen Trump’a tepki gösterdi. Trump’ın bu hamlesinin protestolarla ilgili olmadığını savunan Sanders, Los Angeles’a asker sevkini “şüpheli yasal yetkilerle kendi gücünü artırma çabası” şeklinde nitelendirdi. Sanders, Ulusal Muhafızların konuşlandırılmasının eyalet valisinin yetkisi olduğunu vurgulayarak, Trump’ın bu adımını “absürt ve gülünç” olarak değerlendirdi.

Kuzey İrlanda’ya kıvılcım
Kuzey İrlanda’nın Ballymena kentinde 9 Haziran akşamı başlayan göçmen karşıtı şiddet olayları ikinci gecesinde ülke genelindeki 5 farklı bölgede devam ederken dün sabaha kadar süren olaylarda 17 polis yaralandı.
Kuzey İrlanda Polis Teşkilatı (PSNI), Romanyalı olduğu açıklanan 14 yaşında iki çocuğun cinsel istismar suçlamasıyla hakim karşısına çıkmasının ardından 9 Haziran’da başlayan göçmen karşıtı şiddet olaylarının ikinci gününde yaşananlara ilişkin açıklama yaptı.
Dün akşam Ballymena başta olmak üzere Belfast, Lisburn, Carrickfergus, Coleraine ve Newtownabbey’nin bazı bölgelerinde göçmen karşıtlarının eylem düzenlediği belirtilen açıklamada, Ballymena’da polise molotofkokteyli, taş, tuğla ve havai fişek atıldığı kaydedildi.
Sabah saatlerine kadar şiddet eylemlerini sürdüren göçmen karşıtlarının Newtonabbey ve Carrickfergus’ta çöp konteynerlerini ateşe verdiği aktarılan açıklamada, Ballymena’da eylemcilere elektroşok ve TOMA’yla müdahale edildiği bildirildi.
Ballymena’da çok sayıda ev, iş yeri ve araç hasar görürken bazılarının da eylemciler tarafından ateşe verildiği ifade edildi.
Açıklamada, Kuzey İrlanda’daki olaylarda 17 polis memurunun yaralandığının belirtildi.
Polis, Ballymena’da 5, Newtownabbey’de ise 1 kişiyi gözaltına aldığını duyurdu.
“2010’dan beri yeterli şekilde finanse edilmiyoruz”
Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen PSNI Müdürü Jon Boutcher, “Ballymena’da iki gecedir süren düşüncesiz şiddet, derinden endişe verici ve kabul edilemez. Bu suç eylemleri sadece insan yaşamını tehlikeye atmakla kalmıyor aynı zamanda PSNI’nın gerçeği, adaleti ve korumayı hak eden kurbana destek için yürüttüğü adli süreci de baltalıyor.” ifadelerini kullandı.
Eylemlerin durması çağrısını yapan Boutcher, tüm görüntü ve kanıtlar ışığında sorumluların bulunup hakim karşısına çıkarılacağının altını çizdi.
Boutcher, olaylardan etkilenen ya da tehdit edilenlerin yanında olduklarını vurgulayarak, “Güvenlik ve adaleti hak ediyorsunuz biz de sorumluları bulup hakim karşısına çıkaracağız. Nefret dolu bu eylemler, toplumsal yapımızı zedelemekten başka hiçbir şeye yaramaz, hiçbir sorunu çözmez, kimseye hizmet etmez.” ifadelerine yer verdi.
PSNI’nın bütçesiyle ilgili eleştiriler yapan Boutcher, şunları kaydetti:
“Kuzey İrlanda’daki başka kamu hizmetlerinde ve Birleşik Krallık’taki diğer polis teşkilatlarında olandan çok daha büyük bir finansal baskı altında çalışmamıza rağmen personelimiz sarsılmaz bir profesyonellik, cesaret ve kararlılık gösteriyor. Cesur personelimizin insanları güvende tutmak için kendilerini attıkları tehlikeler daha fazla kabul edilemez yaralanmalara yol açıyor. 2010’dan beri PSNI yeterli şekilde finanse edilmiyor. Geçmiş meselelerin yarattığı yük ile çatışmaların yaşandığı bir toplumda polislik yapmanın benzersiz zorlukları hiç dikkate alınmıyor. Kaynaklarımız hem yetersiz hem de tehlikede. PSNI toplumumuzun güvenlik ve barışının önemli bir köşe taşı. Artık ona göre davranılmalı ve finanse edilmeli.”
Öte yandan PSNI’dan yapılan farklı bir açıklamada da cinsel saldırı olayıyla ilgili gözaltı sayısının 3’e yükseldiği, gözaltına alınan son kişinin 28 yaşında bir erkek olduğu bildirildi.













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *