Gazze Şeridi’ndeki Filistin hükümeti, ABD-İsrail yardım dağıtım noktalarına siyonist rejim tarafından bir haftadır düzenlediği saldırılarda şehid olanların sayısının 52’ye, yaralıların sayısının 340’a yükseldiğini bildirdi. Yüzlerce siyonist yahudi de Aksa’yı bastı.
Gazze’deki hükümetin Medya Ofisinden yapılan yazılı açıklamada, İsrail ordusunun, 27 Mayıs’tan bu yana İsrail-ABD güdümlü “Gazze Yardım Vakfı” tarafından insani yardım adı altında kurulan dağıtım bölgelerine düzenlediği saldırılarda yaşanan kayıplara ilişkin güncel veriler paylaşıldı.
Açıklamada, “İsrail işgal güçleri, aç durumdaki 3 sivili öldürüp 35 sivili yaralayarak yeni bir suç işledi.” ifadesine ver verildi.
Söz konusu saldırının, 93 gündür siviller aleyhinde devam eden “aç bırakma ve sistematik hedef alma” politikasının devamı olarak Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah kentinde sözde yardım dağıtım merkezlerinin yakınında gerçekleştiği belirtildi.
Son saldırının ardından Refah ve Netzarim Koridoru bölgelerinde 27 Mayıs’ta faaliyete geçen sözde yardım dağıtım merkezlerine düzenlenen saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 52’ye, yaralılrın sayısının da 340’a yükseldiği kaydedildi.
Gazze’deki Filistin hükümeti, dün yaptığı açıklamada, İsrail ordusunun 27 Mayıs’tan bu yana ABD güdümlü yardım dağıtım noktalarına düzenlediği saldırılarda 49 kişinin öldüğünü, 305’ten fazla kişinin yaralandığını bildirmişti.
Yardım dağıtım merkezi yakınlarında 3 şehid
Sağlık kaynaklarından alınan bilgiye göre, İsrail ordusu, Refah kentinin batısındaki ABD kontrolündeki dağıtım merkezinden insani yardım alabilmek için bölgeye gelen Filistinlilere ateş açtı.
Saldırı sonucu 3 Filistinli yaşamını yitirdi, çok sayıda kişi yaralandı.
Ayrıca İsrail ordusunun dün Refah kentinde yardım almak için gelen Filistinlilere açtığı ateş sonucu yaralanan bir Filistinli de bugün hayatını kaybetti.

Gazze Şeridi’nin farklı kesimlerinde 5 şehid
Sağlık kaynakları ile görgü tanıklarının aktardığına göre, İsrail güçleri, Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Ebu Şerah Kavşağı yakınlarında bulunan sivilleri hedef aldı. Saldırıda 4 Filistinli öldü, çok sayıda kişi yaralandı.
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Zuveyda bölgesinde ise Bureyc Belediyesine ait aracın hedef alındığı saldırıda bir belediye çalışanı hayatını kaybetti, 2 kişi yaralandı. Gazze kentinin kıyısında balık avlayan 2 balıkçı, İsrail askerlerinin açtığı ateşle yaralandı.

Saldırılarını yoğunlaştıran İsrail ordusu cami yıktı
Öte yandan İsrail ordusu gece saatlerinde Gazze kentinin kuzeyi ve doğusu başta olmak üzere farklı bölgelere havadan ve karadan top atışlarıyla saldırılarını yoğunlaştırdı.
Görgü tanıklarından alınan bilgiye göre, İsrail askerleri, Gazze ile Han Yunus’un doğusu ile Gazze Şeridi’nin kuzey bölgelerinde konutları havaya uçurmaya devam etti.
Deyr Belah’taki Ensar Camisi de İsrail ordusunun attığı 3 füze sonucu yıkıldı.
ABD-İsrail “yardım dağıtım mekanizması”
İsrail ordusu, 27 Mayıs’tan bu yana İsrail-ABD güdümlü “Gazze İnsani Yardım Vakfı” tarafından insani yardım adı altında kurulan dağıtım bölgelerine saldırılar düzenliyor. İsrail güçleri, oluşturduğu sözde “tampon bölgelerde” kurduğu dağıtım yerlerine akın eden sivillere ateş açıyor.

İsrail ordusunun son olarak pazar günü Gazze Şeridi’nde 2 ayrı noktada insani yardım almaya çalışan Filistinlilere düzenlediği saldırılarda 32 kişi hayatını kaybetmiş, 232 kişi yaralanmıştı.
İsrail ordusu ise Gazze Şeridi’nde dağıtım noktasında yardım bekleyen Filistinlilerin üzerine ateş açarak onlarca kişiyi öldürdüğünü inkar etmişti.
Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) Genel Komiseri Philippe Lazzarini, “Gazze Şeridi’nde yardım dağıtımının ölüm tuzağına dönüştüğünü” belirtmişti.
Eleştirilerin hedefinde
Bu yıl şubatta İsviçre’nin Cenevre kentinde “kar amacı gütmeyen bir sivil toplum örgütü” olarak kurulduğu belirtilen “Gazze İnsani Yardım Vakfı”nın arkasında, ABD ve İsrail basınında yer alan haberlere göre Tel Aviv ve Washington yönetimleri bulunuyor.
UNRWA ve Gazze’deki Filistin hükümeti, bu vakfın Tel Aviv yönetiminin amaçları doğrultusunda çalıştığını ifade ediyor.
Uluslararası basında çıkan haberlere göre, bu vakıf sayesinde Gazze’ye yardımlar konusunda BM ve diğer bağımsız yardım kuruluşlarının saf dışı edilmesi amaçlanıyor.
İsviçre’nin Cenevre şehrinde kurulan vakıf, ABD tarafından “bağımsız” olarak değerlendirilmesine rağmen, kuruluşun İcra Direktörü Jake Wood, açılış töreninden bir gün önce istifa ettiğini duyurmuştu.
Wood, yardım planını hayata geçirmenin “insani ilkelerle bağdaşmadığını” ve “tarafsızlık, insanlık ve bağımsızlık gibi temel prensiplerden taviz verilemeyeceğini” ifade etmişti.
Yüzlerce Yahudi, Mescid-i Aksa’ya baskın düzenledi
Kudüs İslami Vakıflar İdaresinden yapılan açıklamaya göre, sabah saatlerinden itibaren 830 fanatik Yahudi, Mescid-i Aksa’ya baskın gerçekleştirdi.
İsrail polisi, aşırı sağcı Yahudileri gruplar halinde Mescid-i Aksa’nın Magaribe Kapısı’ndan içeri aldı.
Görgü tanıkları, fanatik Yahudilerin Mescid-i Aksa’nın içinde dini ritüeller gerçekleştirdiğini aktardı.
İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü soykırım 20. ayı geride bırakırken, fanatik Yahudilerin, işgal altındaki Doğu Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksa’ya baskınları son dönemde giderek arttı.
Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki koalisyonda kritik görevlere gelen aşırı sağcı bakanlar, Mescid-i Aksa’da “Yahudilerin ibadet etmesi ve Mescid-i Aksa’nın yerine bir Yahudi tapınağı inşa edilmesi gerektiğini” açıktan dile getiriyor.
İsrail’in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Mescid-i Aksa’nın yerine “tapınak inşa edilmesini arzu ettiğini, bütçesini kendisinin karşılayacağını” ileri sürmüştü.
Yahudi Gücü’nden aşırı sağcı Milletvekili Zvi Sukkot da Aksa’da İsrail bayrağı açarak dolaştığı görüntüleri paylaşmış, “Mescid-i Aksa bizim elimizde.” ifadesini kullanmıştı.
Yahudilerin Mescid-i Aksa baskınları statükoya aykırı
Mescid-i Aksa, İsrail ile Ürdün arasında 26 Ekim 1994’te imzalanan barış antlaşmasına göre Ürdün Vakıflar, İslami İşler ve Mukaddesat Bakanlığına bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin himayesinde bulunuyor.
Yahudiler, 2003’ten bu yana İdarenin izni olmadan İsrail’in tek taraflı kararıyla polis eşliğinde kutsal mabede giriyor. Bu girişleri baskın olarak nitelendiren Kudüs İslami Vakıflar İdaresi, Müslümanların egemenliğinin ihlal edildiğini vurguluyor.
İsrailliler, içinde Kıble Mescidi ile Kubbetu’s Sahra Camisi’nin yanı sıra müze, medreseler ve büyük avlunun yer aldığı Mescid-i Aksa Külliyesi altında, “Süleyman Mabedi kalıntılarının bulunduğu” iddiasıyla kazı çalışmaları yapıyor.
İsrail yönetimi, Mescid-i Aksa’da “sadece Müslümanların ibadet edebildiği diğer dinlerin mensuplarınınsa sadece ziyarette bulunabildiği” yönündeki tarihi statükonun korunduğunu savunuyor.
Ancak fanatik Yahudilerin İsrail polisi korumasında Aksa’ya düzenledikleri baskınlarda dua etmeleri ve dini ritüelleri yerine getirmeleri sıkça kameralara yansıyor.
İsrail içindeki Ultra-Ortodoks Yahudi din adamlarının çoğunluğu ise Yahudilerin Mescid-i Aksa’ya girmesinin dinen yasak olduğunu vurguluyor.
BM: Gazze’de mevcut yardım dağıtım mekanizması insani ihtiyaçları karşılamıyor
Birleşmiş Milletler (BM) Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA), Gazze Şeridi’nde, İsrail ve ABD güdümlü yardım dağıtım mekanizmasının, bölgedeki acil insani ihtiyaçları karşılamadığını bildirdi.
UNRWA Gazze Direktörü Sam Rose, yaptığı yazılı açıklamada, “Gazze’deki mevcut dağıtım yolları, özellikle hasta, yaşlı ve yaralılar için acil insani ihtiyaçları karşılamıyor” ifadesini kullandı.
BM’nin 7 günlük ateşkes sürecinde yardımları güvenli ve geniş kapsamlı bir şekilde ulaştırabildiğini kanıtladığını vurgulayan Rose, “UNRWA olarak biz, dünyadaki en büyük sürekli gıda dağıtım operasyonunu yürütüyoruz. Yardım malzemeleri hazır, ancak acil olan ihtiyaç bu yardımların doğrudan ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasıdır. Kaybedecek zamanımız yok” değerlendirmesinde bulundu.
Rose, Gazze’de 2 Mart’tan bu yana yaşanan ve derinleşen açlık krizine dikkati çekerek, UNRWA’nın güvenli ve engelsiz şekilde yardım ulaştırabilmesi için yetkilendirilmesi çağrısı yaptı.
BM raporlarına göre, İsrail insani yardımlara yönelik sınır kapılarını kapatarak kasıtlı bir şekilde açlığa yol açarak, bu yolla Filistinlileri zorla yerinden etmeyi hedefliyor.













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *