Hürmüz Boğazı için İngiltere baskı arayışında

Hürmüz Boğazı için İngiltere baskı arayışında

İngiltere, “Hürmüz Boğazı”nı görüşmek için aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 40’tan fazla devletin katılımı ile çevrimiçi bir toplantı düzenledi. Toplantı sonunda, ABD ve İsrail’in süren saldırılarına değinilmeden, İran’a boğazı serbest bırakması için baskı yapılması yönünde karar alındı.

İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, dünya genelindeki ülkelerin Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmak için “mümkün olan her türlü diplomatik, ekonomik ve koordineli önlemi” almaya kararlı olduğunu bildirdi.

Cooper’ın ev sahipliğinde Hürmüz Boğazı’na ilişkin, 40’tan fazla ülkenin yanı sıra Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) ve Avrupa Birliği (AB) dahil uluslararası kuruluşları bir araya getiren çevrim içi toplantı düzenlendi. Toplantıya, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da katıldı.

Toplantının ardından İngiltere Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, “İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması, küresel refah için doğrudan tehdit oluşturmaktadır.” değerlendirmesinde bulunuldu.

Açıklamada, Hürmüz Boğazı’nın, “dünyanın en önemli deniz koridorlarından biri” olduğu ve Afrika’daki tarımı desteklemek için acil ihtiyaç duyulan gübre gibi hayati öneme sahip malzeme ve ürünlerin nakliyesinde kullanıldığı belirtildi.

Hürmüz Boğazı’nın, ülkelere petrol, rafine petrol ürünleri ve sıvılaştırılmış doğal gaz ulaştıran küresel enerji ihracatının başlıca güzergahlarından biri olduğuna değinilen açıklamada, bu malzemelerin, evlere elektrik sağlamak, hava ulaşımını kolaylaştırmak ve uluslararası ticaret ve gıda zincirlerini desteklemek için kullanıldığı aktarıldı.

Açıklamada, bu nedenle, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığındaki aksaklığın, küresel tedarik, fiyatlar ve ekonomik istikrar üzerinde acil ve geniş kapsamlı sonuçlar doğurduğu ve dünyanın dört bir yanındaki topluluklar üzerinde ciddi insani etkiler yarattığına işaret edildi.

“İran, Hürmüz Boğazı’nda küresel ekonomiyi rehin almaya çalışıyor.” denilen açıklamada, İran’ın amacına ulaşmasına izin verilmemesi gerektiği ifade edildi.

Bu bağlamda, toplantıya katılan ülkelerin, Hürmüz Boğazı’nın derhal ve koşulsuz olarak yeniden açılmasını ve seyrüsefer özgürlüğü ile deniz hukukunun temel ilkelerine saygı gösterilmesini talep ettikleri aktarılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Toplantıda, olası ortak ve koordineli eylemlerin gerçekleştirilebileceği bir dizi alanı ele aldık: Bunlar, Birleşmiş Milletler (BM) dahil uluslararası diplomatik baskıyı artırarak, İran’a Hürmüz Boğazı’ndan engelsiz geçişe izin vermesi ve buradan geçmek isteyen gemilere geçiş ücreti uygulanmasını tamamen reddetmesi yönünde net ve koordineli mesajlar iletmeyi, boğazın kapalı kalması durumunda İran’a baskı uygulamak amacıyla yaptırımlar gibi koordineli ekonomik ve siyasi tedbirleri değerlendirmeyi, IMO ile işbirliği yaparak boğazda mahsur kalan binlerce gemi ve denizcinin serbest bırakılmasını sağlamayı ve deniz taşımacılığını yeniden canlandırarak, piyasa ve operasyonel güvenin artırılmasına yönelik ortak düzenlemeler ile tutarlı ve zamanında bilgi paylaşımını sağlamak amacıyla nakliye operatörleri ve sektör kuruluşlarıyla işbirliği yapmayı içermektedir.”

Açıklamada, ülkelerin, deniz seyrüsefer özgürlüğünü güvence altına almak amacıyla, katılımcı ülkelerin uzmanları ve yetkilileri arasında görüşmelerin sürdürülmesi konusunda mutabık kaldığı belirtilerek “Uluslararası hukukun saygınlığı ve İran’ın Hürmüz Boğazı’nı tamamen yeniden açması hayati önem taşımaktadır.” denildi.

“İran’ın Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatması, küresel tedarik zincirleri ve enerji fiyatları üzerinde ciddi baskı yaratıyor”

Bakan Cooper, toplantının ardından basına yaptığı açıklamada, dünya çapındaki ülkelerin Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmak için “mümkün olan her türlü diplomatik, ekonomik ve koordineli önlemi” almaya kararlı olduklarını söyledi.

Cooper, 40’tan fazla ülkenin bu hayati su yolunun yeniden açılmasını desteklemek üzere bir araya geldiğini belirterek, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatmasının, küresel tedarik zincirleri ve enerji fiyatları üzerinde ciddi baskı yarattığını bildirdi.

Hürmüz Boğazı’ndaki trafik, savaş nedeniyle kesilmişti

ABD ve İsrail’in İran’a saldırıları ve İran’ın misillemeleri ile Basra Körfezi’nde tırmanan gerilim nedeniyle, küresel mal ve enerji ticareti açısından kritik bir geçiş hattı olan Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiği büyük ölçüde kesilmişti.

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt, Katar, Irak ve İran’ı dünya pazarlarına bağlayan Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25’inin, sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin ve gübre ticaretinin yaklaşık yüzde 30’unun ana güzergahı konumunda bulunuyor.

Çin’in ithal ettiği petrolün yaklaşık yüzde 45’i, sıvılaştırılmış doğal gazın yüzde 30’u Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’ndan geçerek ülkeye ulaşıyor.

Boğazdaki tanker trafiğindeki kesintiler halihazırda küresel petrol tedarikinde aksamalara, petrol fiyatlarında artışa yol açmış durumda.​​​​​​​

İran Dışişleri Bakanı, BM’nin Hürmüz Boğazı ile ilgili alacağı kararın sorunu karmaşık hale getireceğini söyledi

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile yaptığı görüşmede, Birleşmiş Milletler’in (BM) Hürmüz Boğazı ile ilgili alacağı kararın meseleyi daha karmaşık hale getireceğini savundu.

İran basınına göre, Erakçi ve Lavrov, telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Bakanlar, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK), Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliğinin sağlanması ve ABD ile İsrail’in İran’a karşı saldırısının diğer sonuçları ile ilgili görüşmeler hususunda müzakerede bulundu.

Görüşme sırasında Erakçi, mevkidaşına, Hürmüz Boğazı’ndaki güvensizlik durumunun İran’a yönelik ABD ve İsrail saldırılarından kaynaklandığını belirterek, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) Hürmüz Boğazı ile ilgili alınacak bir kararın sorunu çözmeyeceğini, aksine sonunun bir parçası haline geleceğini söyledi.

Paylaş :

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *