Mescid-i Aksa 17 Mart’tan bu yana kapalı iken, 29 Mart’ta İsrail polisi Kıyamet Kilisesi’ne girişleri de engelledi. Hristiyan dünya sert tepki verirken aralarında Mısır, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın olduğu 8 devlet de ortak kınama mesajı yayınladı.
“Joint Statement by the Foreign Ministers of Türkiye, Egypt, Indonesia, Jordan, Pakistan, Qatar, Saudi Arabia and UAE, 30 March 2026” başlığı ile yayımlanan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
***
Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlarının Ortak Bildirisi, 30 Mart 2026
Türkiye Cumhuriyeti, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Katar Devleti, Suudi Arabistan Krallığı ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları, işgal altındaki Kudüs’te Müslüman ve Hristiyanların ibadet özgürlüğüne İsrail tarafından uygulanan kısıtlamaları, özellikle Müslümanların Mescid-i Aksa’ya/Mescid-i Haram’a girişinin engellenmesini ve Kudüs Latin Patriği ile Kutsal Topraklar Muhafızının Pazar ayinini kutlamak için Kutsal Kabir Kilisesi’ne girmesinin engellenmesini en güçlü şekilde kınadı ve reddetti. Kudüs’teki Müslüman ve Hristiyan kutsal yerlerinde yasal ve tarihi statükoyu değiştirmeye yönelik her türlü İsrail girişimini kınadı ve reddetti.
İsrail’in bu devam eden önlemleri, uluslararası hukukun, uluslararası insancıl hukukun yanı sıra mevcut yasal ve tarihi statükonun açık bir ihlalini oluşturmakta ve ibadet yerlerine sınırsız erişim hakkına bir tecavüz teşkil etmektedir.
Bakanlar, Kudüs’teki Müslüman ve Hristiyanlara karşı İsrail’in yasadışı ve kısıtlayıcı önlemlerini, özellikle de Hristiyanların dini ayinlerini yerine getirmek için Kutsal Kabir Kilisesi’ne serbestçe girişlerinin engellenmesini kesinlikle reddettiklerini teyit etmiştir. Kudüs’te ve Müslüman ve Hristiyan kutsal yerlerinde yasal ve tarihi statükonun korunmasının gerekliliğini vurgulayan Bakanlar, işgalci güç olarak İsrail’in işgal altındaki Kudüs üzerinde hiçbir egemenliğinin olmadığını yineleyerek, ibadet edenlerin Kudüs’teki ibadet yerlerine erişimini engelleyen tüm önlemlerin durdurulması gerektiğinin altını çizmiştir.
Bakanlar, İsrail’in Ramazan ayı da dahil olmak üzere 30 gün boyunca Mescid-i Aksa/Mescid-i Haram’ın kapılarını ibadet edenlere kapatmaya devam etmesini ve ibadet özgürlüğünü kısıtlamasını kınadılar; bu durum uluslararası hukukun, mevcut yasal ve tarihi statükonun ve işgalci güç olarak İsrail’in yükümlülüklerinin ciddi bir ihlalidir. Bu tırmanış önlemlerinin bölgesel ve uluslararası barış ve güvenliğe yönelik tehlikelerine dikkat çektiler.
Bakanlar, 144 dönümlük bir alanı kapsayan Mescid-i Aksa/Mescid-i Haram-ı Şerif’in tamamının yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet yeri olduğunu ve Ürdün Vakıflar ve İslam İşleri Bakanlığı’na bağlı Kudüs Vakıfları ve Mescid-i Aksa İşleri Dairesi’nin, kutsal Mescid-i Aksa/Mescid-i Haram-ı Şerif’in işlerini yönetmek ve girişleri düzenlemek için münhasır yetkiye sahip yasal kuruluş olduğunu yinelediler.
Bakanlar, işgalci güç olan İsrail’i, Mescid-i Aksa/Mescid-i Haram-ı Şerif’in kapılarının kapatılmasını derhal durdurmaya, Kudüs Eski Şehri’ndeki giriş kısıtlamalarını kaldırmaya ve Müslüman ibadet edenlerin camiye erişimini engellemekten kaçınmaya çağırdılar. Ayrıca, uluslararası toplumu, İsrail’i Kudüs’teki İslami ve Hristiyan kutsal mekanlarına karşı devam eden ihlallerini ve yasadışı uygulamalarını ve bu kutsal yerlerin kutsallığına yönelik ihlallerini durdurmaya zorlayacak kararlı bir tutum benimsemeye çağırdılar.













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *