Beyaz Saray, yaptırım altındaki Rus petrolüne 30 günlük muafiyet tanıyarak, hâlihazırda gemilerde yüklü Rus petrolünün serbestçe taşınmasına izin verdi. Operasyona tepki gösteren Almanya, ABD’nin Rusya’ya yönelik yaptırımları gevşetmesini eleştirdi, diğer G7 devletlerinin de buna karşı olduğunu bildirdi. ABD ve İsrail’in saldırılarına değinmeyen Merz, İran’ın saldırıları durdurma sorumluluğu olduğunu söyledi.
Bir süredir Rusya’ya yönelik yaptırımları gevşeteceğinin sinyalini veren ABD bu yönde ilk önemli adımı attı. Washington, hâlihazırda gemilere yüklenmiş olan Rus petrolünün yasal olarak satılıp taşınabilmesine 30 gün süreyle izin verdi.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, bu yolla İran savaşı nedeniyle sarsılan enerji piyasalarını istikrara kavuşturmayı hedeflediklerini söyledi.
İran savaşı 28 Şubat’ta ABD’nin bu ülkeye hava saldırılarıyla başlamış, enerji nakliyesi ve üretimi için kritik önemdeki Hürmüz Boğazı ve Körfez ülkelerinin savaştan olumsuz etkilenmesiyle petrol fiyatı hızla 100 doların üzerine tırmanmıştı.
32 üyeli Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) dünkü açıklamasında, Ortadoğu’daki savaşın tarihteki en büyük petrol arz problemine yol açtığını bildirdi.
Denizde ne kadar Rus petrolü var?
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in temsilcilerinden Kirill Dmitriev’e göre, ABD’nin muafiyet kararı kapsamında, neredeyse bir günlük küresel petrol üretimine yani 100 milyon varile karşılık gelecek miktarda Rus petrolü bulunuyor.
Washington tarafından yayımlanan lisans metnine göre, 12 Mart veya öncesinde gemilere yüklenmiş Rus ham petrolü ve petrol ürünlerinin teslim edilmesine ve satışına, Washington saatiyle 11 Nisan gece yarısına kadar izin verilecek.
Washington kısa süre önce de Hindistan’ın Rusya’dan petrol almasına izin vermişti. Ukrayna savaşının başından bu yana Rusya ile enerji ilişkisini sürdüren Hindistan, ABD Başkanı Donald Trump’ın gümrük vergisi tehdidi üzerine alımları durdurmuştu. Trump yönetimi İran savaşı nedeniyle 5 Mart’ta, yalnızca Hindistan için 30 günlük bir muafiyet yayımlamış ve Yeni Delhi’nin denizde mahsur kalmış Rus petrolünü satın almasına izin vermişti.
Trump azledilmekten endişe ediyor
DW Türkçe’nin aktardığına göre, her iki karar da, ABD’de Kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde Beyaz Saray’ın akaryakıt fiyatları ve enflasyonun artmasından duyduğu endişeyi yansıtıyor. Trump, Cumhuriyetçi Parti’nin bu seçimlerde Kongre’deki kontrolünü kaybetmesi halinde azledilmekten endişe ediyor.
Avrupa karşı çıkıyor
Avrupa ülkeleri ve Ukrayna, Rusya’ya yönelik yaptırımların gevşetilmesine karşı çıkıyor, bunun Moskova’nın savaş çabalarını destekleyeceği, ayrıca Rusya’ya siyasi ve psikolojik avantaj da sağlayacağı belirtiliyor.
Trump ve Rusya lideri Vladimir Putin 9 Mart’ta bir telefon görüşmesi gerçekleştirmişti.
Beyaz Saray’a Trump’ın gelişi ile birlikte, Avrupa ile gerileyen ilişkilere karşılık, Beyaz Saray-Rusya ilişkileri büyük gelişme göstermişti. İran savaşı ve petrol krizi, Ukrayna savaşı ile başlayan yaptırımların kaldırılmasına doğru ilerleyen bir süreci tetiklemiş oldu. Avrupa ise Rusya ile Beyaz Saray arasında ilerleyen ilişkilerden rahatsız.
Merz: ABD’nin Rus petrolü adımı “yanlış sinyal”
Almanya Başbakanı Merz, ABD’nin Rusya’ya yönelik petrol yaptırımlarını gevşetmesini eleştirdi, ABD dışındaki G7 liderlerinin de kendisi gibi düşündüğünü belirtti.
DW Türkçe’nin aktardığına göre, Norveç’in Andoya adasında temaslarda bulunan Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ABD yönetiminin Rusya’dan petrol alımına yönelik yaptırımları 30 günlüğüne gevşetme kararını sert sözlerle eleştirdi.
Merz, bu adımı “yanlış” olarak nitelendirerek Washington’un hangi gerekçelerle böyle bir karar verdiğini bilmek istediğini söyledi.
Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşta hâlâ hiçbir müzakere isteği göstermediğini vurgulayan Merz, “Şu anda bir fiyat sorunu var, miktar sorunu yok” dedi.
G7 liderleriyle yapılan son görüşmede de ABD dışındaki altı ülkenin yaptırımların gevşetilmesine karşı çıktığını belirtti.
Merz, Macron’un Hürmüz Boğazı misyonuna da mesafeli
Merz, Ortadoğu’daki gerilim bağlamında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Hürmüz Boğazı’nda G7 öncülüğünde bir deniz misyonu başlatılması önerisine de mesafeli yaklaştı. Almanya’nın bu çatışmanın tarafı olmadığını belirten Başbakan, şu aşamada deniz yollarının askerî olarak korunmasına ihtiyaç olmadığını ifade etti.
Tahran’ın bölgedeki saldırıları durdurma sorumluluğuna işaret eden Merz, aynı zamanda ABD ve İsrail’in savaşın sonlandırılmasına yönelik ortak bir strateji ortaya koymamasını da eleştirdi.
Almanya Ekonomi Bakanı Katherina Reiche de ABD’nin kararından duyduğu endişeyi dile getirerek, petrol ambargosunun gevşetilmesiyle Rusya’nın savaş bütçesinin dolaylı olarak güçlenebileceği uyarısında bulundu.
Norveç Başbakanı Jonas Gahr Store ise yaptırımların Rusya üzerindeki baskıyı sürdürmek açısından önemli olduğunu vurguladı.
Rusya, ABD’nin kararından memnun
ABD, bir süredir Rusya’ya yönelik enerji yaptırımlarını gevşetebileceğinin sinyalini veriyordu. Washington, İran savaşı nedeniyle sarsılan küresel enerji piyasalarını istikrara kavuşturmak amacıyla, hâlihazırda gemilere yüklenmiş Rus petrolünün 30 gün boyunca yasal olarak satılmasına ve taşınmasına izin verdi. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, bu adımın petrol fiyatlarındaki sert yükselişi frenlemeyi hedeflediğini açıkladı.
İran savaşı, 28 Şubat’ta ABD’nin İran’a yönelik hava saldırılarıyla başlamış, Hürmüz Boğazı ve Körfez ülkelerinin savaş nedeniyle olumsuz etkilenmesi petrol fiyatlarını hızla 100 doların üzerine taşımıştı. Uluslararası Enerji Ajansı, çatışmanın tarihteki en büyük petrol arz sorunlarından birine yol açtığını duyurdu.
Rusya hükümeti danışmanı Kirill Dimitriyev, muafiyet kapsamında yaklaşık 100 milyon varillik Rus petrolünün deniz ulaşımında bulunduğunu belirterek bunun neredeyse bir günlük küresel üretime denk geldiğini söyledi.
Washington kısa süre önce Hindistan’ın Rus petrolü almasına da 30 günlük özel bir muafiyet tanımıştı.
ABD Başkanı Donald Trump’ın, yaklaşan ara seçimler öncesi akaryakıt fiyatlarının yükselmesinin siyasi risk oluşturmasından endişe ettiği yorumları yapılıyor.
Avrupa ülkeleri ve Ukrayna ise yaptırımların gevşetilmesine karşı çıkıyor, bunun Moskova’ya hem ekonomik hem de siyasi avantaj sağlayacağı uyarısında bulunuyor.













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *