ABD’nin ‘güçlü’ ordusu, İran’a yönelik saldırılarını bir ilkokulu peş peşe iki kez vurarak başlatmıştı. ABD basını ABD ordusunun çocukları vurduğu teyid etti ancak bunun ‘yanlışlıkla’ olduğunu öne sürdü. Saldırı sonrası analistler saldırıyı ‘mükemmel hedefli’ olarak nitelemişti. Öte yandan, ABD ordusu, CENTCOM ve ABD savaş bakanı, savunmasız kız çocuklarını katlettikleri için herhangi bir özür beyanında bulunmadı.
İsmi açıklanmayan ABD’li yetkililer ve konuya dair bilgi sahibi kaynaklar, 28 Şubat’ta gerçekleştirilen saldırıyla ilgili New York Times’a (NYT) konuştu.
ABD’li yetkililere göre, devam eden askeri soruşturmanın ön bulguları, İran deniz üssünü hedef alan operasyon sırasında ABD saldırısının söz konusu okula “yanlış hedefleme” sonucu gerçekleştiğini öne sürüyor.
Bu kapsamda, ABD’li yetkililer, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’ndaki (CENTCOM) subayların, Savunma İstihbarat Ajansı’nın (DIA) sağladığı güncel olmayan verileri kullanarak saldırı koordinatlarını belirlediğini savundu.
Okula yönelik saldırının yapay zeka modelleri ya da yeni teknolojilerden kaynaklanmadığını öne süren ABD’li yetkililer, bunun savaş ortamında zaman zaman görülen ve yıkıcı sonuçlar doğurabilen “insani bir hatanın ürünü” olduğunu iddia ediyor.

Okul binasının askeri bir hedef olarak etiketlendiği bu eski verilerin neden tekrar kontrol edilmediği söz konusu edilmezken, NYT’nin araştırmasına göre, vurulan okul binası, 2013-2016 yılları arasında askeri üsten ayrılarak bağımsız hale geldiği, en az 10 yıldır ayrı bir kurum olarak faaliyet gösterdiği belirtildi.

NYT’nin ulaştığı uydu görüntüleri, binanın çevresindeki gözetleme kulelerinin kaldırıldığını, üç adet halka açık girişin oluşturulduğunu, spor sahası dahil oyun alanlarının asfalt üzerine çizildiğini ve duvarların mavi ile pembeye boyandığını ortaya koyuyor.

Öte yandan, saldırıyı defalarca İran’a bağlamaya çalışan ABD Başkanı Donald Trump, “Gördüklerime dayanarak o saldırı İran tarafından yapıldı. Mühimmatlarında hiç isabet kabiliyeti yok.” ifadesini kullanmıştı.

İran devlet televizyonu, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentindeki Şeceretü’t-Tayyibe Kız İlkokulu’na saldırı düzenlediğini duyurmuştu. Amerikan kuvvetlerinin ilkokul saldırısında çoğu kız çocuğu 175 kişi hunharca katledildi. Minab, İran’ın güneyinde Hürmüz Boğazı’na yakın stratejik bir bölgede bulunuyor. İranlı yetkililere göre saldırı sırasında okulda ders vardı ve öğrenciler ile öğretmenler binadaydı.

ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth saldırıya ilişkin 4 Mart’ta düzenlediği basın toplantısında sorulan soru üzerine, ABD ordusunun “sivil hedefleri hiçbir zaman hedef almadığı” şeklinde yalan söylemeyi tercih etti, saldırıya ilişkin soruşturma başlattıklarını söylemekle yetindi.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, 4 Mart’taki basın toplantısında, okula saldırıyı ABD’nin düzenleyip düzenlemediği sorusuna, “Bildiğimiz kadarıyla hayır” yanıtını verdi, Savaş Bakanlığı tarafından incelendiğini söyleyerek konuyu kapattı.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da ABD’nin bir okulu bilerek hedef almayacağını iddia etti.
Pentagon sorulara doğrudan yanıt vermedi ve konuyu ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’na (CENTCOM) yönlendirdi. CENTCOM sözcüsü Timothy Hawkins, olay soruşturma altında olduğu için yorum yapamayacaklarını söyleyerek konuyu kapattı.
CENTCOM, donanma gemilerinden fırlatılan birkaç Tomahawk füzesinin görüntülerinin yer aldığı videonun, İran üssü ve okulunun vurulduğu gün olan 28 Şubat’ta çekildiğini açıklamıştı. ABD Genelkurmay Başkanı General Dan Caine, saldırının gerçekleştiği saatlerde ABD güçlerinin bölgede operasyon yürüttüğünü ve “denizden fırlatılan Tomahawk’ların ilk ateşlenen silahlar olduğunu” kabul etmişti. Caine, saldırıların İran’ın güney kıyısı boyunca deniz ve füze hedeflerini vurmak amacıyla gerçekleştirildiğini savundu. Pentagon verileri, yaklaşık bin 500 kilometre menzilli bu füzelerin hedefe kendiliğinden yönelen “yüksek hassasiyetli” silahlar olduğunu belirtiyor.
ABD Hava Kuvvetlerinde ve ABD Savunma Bakanlığında görev yapan bir ulusal güvenlik analisti, uydu görüntülerinin, okul dahil yerleşkedeki tüm binaların “mükemmel hedefli” saldırılarla vurulduğunu gösterdiği değerlendirmesini yaptı.
Stanford Üniversitesi İnsan Hakları Merkezi’nde görev yapan eski ABD Dışişleri yetkilisi Beth Van Schaack, “ABD’nin istihbarat kapasitesi göz önüne alındığında bölgede bir okul olduğunu bilmeleri gerekirdi” dedi.
Uluslararası hukuka göre bir okul, hastane veya diğer sivil yapıların bilerek hedef alınması savaş suçu sayılabilir olsa da bu saldırının hangi devlet tarafından yapıldığına bağlı olarak kurallar esnetiliyor. İsrail’in Gazze’de ve Lübnan’da yaptığı saldırılarda, okul, cami, hastane ayrımı yapmadığı biliniyor. Ancak bundan dolayı herhangi bir suçlama ya da ceza söz konusu olmadı. Aynı şekilde ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının hedefinde dört ilkokul ve dört de hastane bulunuyordu.
Öte yandan, sivil hedeflerin zaman zaman saldırgan devlet tarafından vurulması, karşı taraftaki topluma bir gözdağı verme amacı taşıdığı da biliniyor.













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *